logo

21 Eylül 2007

Türkiye’ye yerleşen bir yabancı


Güçlü Çezik
guclucezik@hotmail.com

Kadın Amerika’da doğmuş büyümüş bir Yahudi. Başarılı bir avukat. Yıllarca Ameri ka’da yaşamış, aile kurmuş, çocuk sahibi olmuş ve mes leğinde iyi bir kariyer yap mış. Ama kariyerinin zir vesinde bir avukat iken, İsrail’e gitmiş. İşgal edilmiş Filistin topraklarında kendine bir ev yaptırmış ve inançları uğruna oraya yerleşmiş. Şu cümleye dikkat edin: “Benim burada ev yaptırıp buraya yerleşmem bile, bu topraklardaki Yahudi varlığına bir katkıdır. Benim gibiler çoğaldıkça buralar bizim olacak…” Anladın sen onu! Bu hanımın yaşadığı yer şu an Ya hudi yerleşimi ve nüfusu giderek artıyor. O toprakların İsrail’e ait olmadığını ise dünyada bilmeyen yoktur. Ayrıca İsrail’de ve ABD’de bazı Hıristiyan kilise leri var. Bu kiliselerin cemaati Siyonist Hıristiyanlar. İsrail’in İncil’deki kehaneti gerçekleştireceğine inanıyorlar, yani “Vaadedilmiş Topraklar”ı ele geçireceğini. Üstelik Yahudileri hayranlık derecesinde seviyorlar, “Hıristiyanları koruyan ve destekleyen kavim” olarak görüyorlar. Hıristiyan Haç’ını ve Yahudi yıldızını yan yana koyarak ortak ayinler yapıyorlar. Bu tür Hıristiyan ve Yahudilerin sayısı çığ gibi büyüyor. Üstelik çoğu kariyer sahibi, eğitimli, kültürlü ve zengin insanlar. Hıristiyan ve Yahudileri doğal müttefik görüyor ve İsrail’in vaadedilmiş topraklarda koca bir devlet kurması için maddi manevi herşeyi yapıyorlar. Bağış topluyorlar, ayinler, konserler ve toplantılar düzenliyorlar, yardım kampanyaları yapıyorlar. Günün birinde Davut’un tapınağını yeniden inşaa etmeyi düşlüyorlar. Oluk oluk yeşil Amerikan Doları İsrail’e akıyor. Ama sadece İsrail’e mi? İşte sormanız gereken soru bu. Vaadedilen toprakların sınırları nereye kadar, biliyor musunuz?.. Kadının cümlesini hâlâ hatırlıyor musunuz? Yoksa 4 paragrafta unuttunuz mu? “Benim burada ev yaptırıp buraya yerleşmem bile, bu topraklardaki Yahudi varlığına bir katkıdır. Benim gibiler çoğaldıkça buralar bizim olacak…” diyordu kadın. Sorun kendinize, “Türkiye’den ev alan, Türkiye’ye yerleşen kaç yabancı var acaba?” Daha önemlisi, “3 yıl sonra Türkiye’de kaç yabancı yaşıyor olacak?” Adama sorarsan, “Elhamdülillah Müslümanım” diyor ve benim Müslümanlığımı beğenmiyor. Oysa mahşer gününden korkmayan Müslümanın imanından korkarım. O adam, atalarımın canını verdiği, kanını döktüğü toprakları çatır çatır satıyor. Ben çağdaşlığı ve laikliği savunduğum zaman “dinsiz, imansız” der kimileri. Oysa ben Mahşer gününden korkarım. Bu toprakları satanlar, mahşer gününden korkuyor mu ki? Annemin dedesi Çanakkale’de dini ve vatanı uğ runa kolunu vermiş. Mahşer günü tek koluyla karşıma dikilse ve “Ey benim torunum, sizler kendi öz vatanı nızda özgürce yaşayasınız diye, bu ezanlar susmasın, bu kutsal toprakları yabancılar çiğnemesin diye bir ko lumu Çanakkale’de bıraktım. Ama sizler bu toprakları kendi rızanızla verdiniz. Öyleyse ver kolumun diye tini!” dese, o zaman mahşerde ben ne yaparım? Ne diyebilirim, nereye kaçabilirim? Şaron’un yaptığı gibi haritadan yer seçip yerleşiyorlar, elim kolum bağlı… Unutmayın, vatan yoksa millet yoktur. Ülke yoksa devlet yoktur. Seyirci kalamayız artık… Mübarek Ramazan ayı, hepimiz için hayırlara vesile olsun.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  KİTAP OKUMAK...

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İlkokul Öğretmenim…

    24 Kasım 2017 Yazarlar

    10 yıl.. Onu tam 10 yıl sonra bulduğumda kanser olduğunu öğrenmiştim. Tabi ulaşmak hiç kolay olmamıştı. Sosyal medyanın her türlü nimetinden faydalandım ve nihayet eşine ulaştım. Kendimi tanıtmama hiç gerek kalmadan direk bana ‘Güzel kızım öğretmenin hasta haberin olsun’ dedi. Hastalığını sorduğum zaman kanser olduğunu üzülerek söyledi. Ben aradığımda kemoterapideymiş, konuşamadık. İkinci kere şansımı denediğimde telefonun diğer ucunda onun sesini duydum. Ağlayarak açmıştı telefonu. Bana okumam gerektiğini, sadece okuyarak büyüyebileceğimi, yaş...
  • MERHABA

    24 Kasım 2017 Yazarlar

    Merhaba Mücadele Gazetesi’nin sevgili yol arkadaşları, değerli okuyucuları.. Bundan sonra her gün burada bu köşede sizlerle dertleşeceğiz. Yeri gelecek Aydınımızın derdini sıkıntısını konuşacağız, yeri gelecek vatandaşımızın sesini duyuramadığı yerde bizler aracı olacağız. Sizlerden gelen talepler doğrultusunda yazdıklarıma yön vereceğim ama ana fikrim her zaman güzel memleketimizin güzel insanları siz değerli okuyucularımız olacak. Sizlerle buluşmayı her akşam sabırsızlıkla bekleyip, sizden gelen tepkilerle yön vereceğim yoluma. Dolayı...
  • Erdoğan Putin’e geri adım attırdı

    23 Kasım 2017 Yazarlar

    Suriye'de ateşkes bölgeleri ilan ederek, yedi yıldır süren savaşta silahların susması ve siyasi çözümün aktif olarak devreye sokulması konusunda garantör olan üç ülke; Türkiye, Rusya ve İran liderleri önceki gün kritik bir zirvede ilk kez bir araya geldi. Zirveden çıkan sonuç Suriye'nin geleceği için olduğu kadar, Türkiye'nin bölgedeki konumunu göstermesi açısından da oldukça önemli. ÇIKARLARIN ÇATIŞTIĞI KONU Rusya, daha önce düzenlemeyi planladığı Suriye Halklar Kongresi'ni, Türkiye'nin PYD/YPG'nin davet edilmesine şiddetle karşı çıkması ne...
  • Şunun Ateşini Biraz Kısar mısın?

    23 Kasım 2017 Yazarlar

    Hiç hayatımın aşkını buldum diye aklınızdan geçirdiniz mi? Ben defalarca geçirdim ama sonunda beni de geçirdiler kapıya kadar. Sağ olsunlar hem de arkamdan su dökerek. Ben aşk denen şeyin gerçekliğine inanıyorum ama bir gün biteceğini de biliyorum. Etrafınızda sıkça rastlamışsınızdır kumrular gibi el ele, göz göze, diz dize çiftleri. Sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gelir en başında. Her şey toz pembedir. Kalp beyne hükmeder. Aksaklıklar pek göze çarpmaz. Gözlerin içi güler. Kalp dakikada yüz-yüz yirmi atar. Çiçekler, böcekler havada uçuşur, gözler...