logo

04 Haziran 2013

Sayın Başbakan ve AKP Seçmenleri Bu Sesi Artık Duyunuz!


Güçlü Çezik
guclucezik@hotmail.com

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bunca olaya rağmen halen daha bir küçücük özür dilememiş olması, halen daha “3-5 çapulcu” diye rencide edici ifadeler kullanması beni çok üzüyor.

Taaa 2007 yılında “İç Savaşa Adım Adım” diye yalnız ben değil, öncesinde ve sonrasında da pek çok alim yazıp endişelerini dile getirmedi mi? Kaç senedir bu olayların bu noktaya gelmemesi için gerek Başbakan'a, gerek AKP yandaşlarına feryat etmedik mi defalarca?

Ama Erdoğan her defasında ne yaptı? “Öfke bir hitabet sanatıdır” sözüne uygun olarak hep suçladı, hep sindirdi, hep bastırdı. AKP seçmeni ne yaptı? Körü körüne ve kayıtsız şartsız Başbakan'ı destekledi. Kendilerinden olmayan kitlelere hiç kulak vermek istemediler, hiç diyalog kurmak, empati yapmak istemediler. Korkunç derecede bir taraftarlık psikolojisi, akıllara durgunluk verecek derecede bir parti fanatikliği aldı yürüdü.

Şimdi keşke AKP seçmeni ve Başbakan kendine şu soruyu sorsa: “Adalet reformunu gereği gibi yapsaydım, yargıyı, hukuk sistemini gerçekten bağımsız ve tarafsız hale getirseydim, Deniz Feneri Davası, Ergenekon Davası, Balyoz Davası, milyonlarca öğrencinin hakkının yendiği ÖSYM, KPSS vs. gibi sınav skandallarının davaları, HES'ler, doğa katliamları, 2B, 4C, Tekel işçileri, THY, Taksim, 3. Köprü, GDO ve zararlı gıda katkılarının serbest bırakılıp içkinin yasaklanması, doktorlar, tam gün, vs. vs. vs. say say bitmeyen bunca kavga, gürültü, çatışma tartışma konularında davalar adaletli bir şekilde görülseydi, bağımsız ve tarafsız bir yargılama olsaydı, iş bu noktaya gelir miydi? 10 yıldır hergün bir tartışma, hergün bir kavga ortamı yaşanırken, biz bir kez olsun halkımızın itirazlarına kulak verdik mi? Yoksa yalnızca kendi seçmenimizi mi dinledik?”

O yüzden, Başbakan ve AKP seçmeni artık sokaktan yükselen feryadı duymalıdır. Sayın Başbakan, sayın AKP seçmenleri, siz halen daha 3-5 çapulcu ve anarşist diyorsunuz da, Türkiye'nin bütün şehirleri ayakta, farkında mısınız?

Milyonlarca insan arabalarıyla korna çalarak, evlerinde ışıklarını yakıp söndürerek, tencere tavaya vurarak tepki gösteriyor, duymuyor musunuz? Aydın'da 1 Haziran'daki yürüyüşte kucağında bebeği ile gelen aileler, şortlu kızlar, türbanlı kızlar, hayatlarında hiç eylem yapmamış liseli gençler, yaşlı amcalar, koltuk değneği ile yürüyen teyzeler, işçisi, köylüsü, memuru, emeklisi, esnafı, işyeri sahibi, velhasıl, günlük hayatta sıradan insanlar olarak, mahalleli ya da hemşehri olarak tanıdığım o kadar çok insan oradaydı ki, hayal bile edemezsiniz. Bunlar mı çapulcu, bunlar mı marjinal?

Bunlar halk Sayın Erdoğan. Ama sizin orantısız güç tutkunuz sayesinde bu yürüyüşlerin marjinal eylemlere dönmesi, sizi destekleyen ABD'nin ajan provakatörlerinin, El-Kaide'li profesyonel katil teröristlerin halkın arasına karışıp “çapulculuk” yaparak bu ülkeyi 70'li yıllara ya da Suriye'ye benzetmesinden emin olun biz sizden daha çok korkuyoruz. Eğer böyle Bir şey olursa, yine sizin bu tutumunuz yüzünden olacaktır.

İşte Başbakan için samimiyet sınavı! Demokrasi, halkının hizmetkârlığı ve şeffalık konusunda samimi ise, herkesin merak ettiği şu soruların yanıtını verir mesela:

“Biber gazını kim üretiyor? Satın alma karar(lar)ını kimler veriyor? Bu zulümden kimler, hangi paraları kazanıyor?” Bu benim sorum değil, internette herkes birbirine soruyor bunu.

Yok eğer yine her zaman olduğu gibi "Millete hesap mı vereceğiz?" tavrı içerisine girerse, o zaman nasıl olacak bu işler?

1 Haziran 2013 tarihi itibariyle, yani tam da Türkiye'nin ayağa kalktığı gün, Suriyeli muhaliflere silah ambargosu kalktı. Şimdi bütün dünyadan Suriyeli teröristlere silah yağacak. Sayın Başbakan'a sormak isterdim: “Suriyeli muhaliflere özgürlük savaşçısı diyen siz, şimdi kendi silahsız halkınız için aynı şeyi söyleyebilecek misiniz?”

O yüzden gelin yol yakınken Suriye'de Atatürk'ün “Yurtta barış cihanda barış” politikasına geri dönün. Ben bir köşe yazımda “Suriye'den sonra sıranın İran'a geleceğini sanmayın, kandırılıyorsunuz. Sıra Türkiye'dedir” dediğimde muhtemelen hiçbir AKP seçmeni buna ihtimal vermiyordu. Ama işte bakın Türkiye bir gecede ne hale geldi.

O yüzden, güzel ülkemiz daha fazla zarar görmeden, dış güçler olayları körüklemeden, siz AKP seçmenleri ve siz Sayın Başbakan, sokağın sesini bütün Türkiye'nin geleceği için duyun ve bu baskıcı anlayıştan vazgeçip halkın sırtındaki vergi yükünü hafifletmeye, yargı sistemine ve Silivri zindanlarına yeniden adalet getirmeye, seçim yasası başta olmak üzere darbe döneminden kalma yasaları demokratikleştirmeye başlayın.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EMPERYALİZMİN MAŞALARI

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Küresel Emperyalizme hizmet etmeyi vazife edinenlerin siyasi görüşü falan olmaz. Adı üstünde #Uşak bunlar! Uşağın görüşü olduğu nerede görülmüş? Siyaset yapabilmek için, memleketin yönetimine dair fikir üretmek gerek. Bugünün muhalefeti tıpkı mazideki tüm siyasi örgütlerin yaptığı gibi ancak kulaklarına üfleneni aktarmakla meşgul. Memur bunlar, bildiğiniz görevli... Efendilerinin çıkarı uğruna #tellallık yapıyorlar. Bağımsızlık mı dediniz? Bağımsız bir Türkiye"de bu çakalların hepsi işsiz kalır; bu durumda Allah zulüm görmesi muhtem...
  • ÖĞRETMEN NASIL OLMALI DİYE TARTIŞIYORLAR

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Öğretmenliğin nasıl olması gerektiğini öğretmenlerin dışında herkes çok iyi biliyor. Evet, bir milyonluk öğretmen camiası içinde yanlışı olanlar da vardır. Ama eleştiri işi çığırından çıkmış gibi. Hata arayalım denilirken artık nasıl öğretmenlik yapılmalı noktasına gelinmiş durumda. Öğretmen hedef tahtasına oturtulmuş, neresinden vuralım diye aranılıyor sanki. Eğitimle ilgili konular milli eğitim uzmanlarına bırakılmalı. Öyle herkes kafasına göre bir görüntü üzerinden ahkam kesememeli. Bu durum dini konularda da var. Kulaktan dolma bilgiler...
  • Kadının Adı Var

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Kadın, hayattaki en mükemmel enstrümandır. Ama ne yazık ki, her erkek nota bilmez. Demiş #FaridFarjad Kadına şiddete Hayır!... Böyle bir sloganın atılması, hele ki bu tür bir slogan için özel bir gün tahsis edilmesi bile biz erkekler için yeterince utanç verici olsa gerek. Erkeklik sadece Er'il olmak mıdır?... Adam olmayan, erkek olsa ne olur? Fiziksel olarak daha güçlü olmak, zorbalığın gerekçesi olabilir mi? Aynaya baktığında erkek sureti gören ve kendini o sıfatla tanımlayan, yer yer bu sıfata nail olduğu için böbürlenen mâh...
  • Suriye Satrancı

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Rusya, YPG kartını gösterip, esedi masaya oturtmak istiyor. ABD den sonra Rusya da Ypg yi tanıyor, muhatap alıyor. Rusya, bölgede sürekli imtiyaz elde ediyor. Suriyede ABD ve Rusya örtülü bir ittifak içinde. Suriye ABD ve Rusya arasında nüfuz paylaşımına uğradı. Bugün yaptıkları bu planı uygulamaya koymak. Türkiye gelecekte başına bela olabilecek bir oluşuma engel olma gayretinde. Şii duvarını aşamadık. Bari pkk duvarına engel olalım çabasındayız. Bu sadece bizim derdimiz. ABD ve Rusya için ise stratejik hedef Bugün kısmi işbirlikler...