logo

13 Haziran 2013

Padişah Bilerek Geriyor, Ülkeyi Felakete Sürüklemekten Korkmuyor


Güçlü Çezik
guclucezik@hotmail.com

 

Ey güzel ülkemin güzel insanları,

Padişahın Taksim'e müdahale kararlarının ve yangına körükle giden bu sert, kutuplaştırıcı tavırlarının duygusal ve kişisel olduğunu sanıyorsanız, bence yanılıyorsunuz. Bunlar, padişahın stratejisini belirleyen yabancı beyin takımının çok ince toplum mühendisliği taktikleri gibi görünüyor.

Çünkü muhtemelen orduya "gel gel" yapılıyor. Yani tamamen planlı, tamamen bilinçli adımlar bunlar. Ne büyük ironi ki, iktidarını darbelere borçlu olan ve 11 yıl boyunca aldığı oyları hep darbe mağduru olduğu edebiyatına borçlu olan bir parti, şimdi hem cumhurbaşkanlığı makamını, hem de orduyu etkisi altına almış olmanın güveniyle, gördüğüm kadarıyla darbe ortamına zemin hatırlayacak tavırlar içinde, ve bunu da eminim gayet bilinçli ve planlı bir şekilde yapıyorlar.

Böylece muhtemel darbe ile ya da Cumhurbaşkanı'nın “bir gece ansızın” yapacağı bir açıklama ile, hem Yüce Meclis (TBMM) bir gecede dağıtılabilir, hem demokrasi askıya alınır, hem padişah nasıl isterse öyle bir anayasa yazılır (tıpkı 12 Eylül 1980 darbesiyle 82 anayasasının yapıldığı gibi), hem de PKK'nın istekleri halka sorulmadan müzakere edilebilir.

Bunların hata olduğunu mu düşünüyorsunuz halen? Herşey bilinçli yapılıyor ve PKK'yı saldılar şimdi kalabalığın arasına taşeron olarak. Buradan bir iç savaş çıkartmanın ve bölünmenin hesaplarını, ortamını yaratıyorlar.

Bir taşla 3 kuş:

1. Meşru sistem bozulursa yeni anayasayı istedikleri gibi yapmanın yolu açılır,

2. Devlet otoritesi ortadan kalkarsa PKK'nın güneydoğuda istediği gibi kendi egemenliğini ilan etmesinin yolu açılır,

3. İç savaş çıkarsa ya da darbe olursa, ABD'nin Erdoğan'a destek vereceği varsayımıyla (ki haksız da değiller, ABD Atatürkçüleri ve Ulusalcıları solcuları falan destekleyecek değil herhalde) topyekün bir temizlik yapıp sonra mis gibi şeriatçı, başkanlık sistemine dayanan bir rejim kurmak için kısayol.

Bu her 3 konuda da tıkanmış olan, anayasayı değiştirmek, PKK'nın bölücü dayatmalarını halka kabul ettirmek ve ülkeyi Suriye ile savaşa sokmak için ne kadar uğraşsa da istediği desteğe ulaşamayan ve halkı ikna edemeyeceğini anlayan padişahın yabancı gizli toplum mühendisleri, kendisinin o çok kullandığı deyimle, halkın “bıçak kemiğe dayandı” noktasındaki tepkilerini kendi amaçlarına alet etmek için böyle iğrenç taktikleri, provakatörleri, şiddet eylemlerini, acımasız ve vandalizm dolu bastırma girişimlerini sahneye bilerek koyuyorlardır ve koyacaklardır diye düşünüyorum.

Hani cinayet dedektifleri katili bulmak için önce "Bu cinayet en çok kimin işine yarar" sorusunu sorar ya filmlerde, "Bu demokrasi cinayeti, yani bu olayları bahane ederek demokrasiyi rafa kaldırmak en çok kimlerin işine yarar" sorusunu sorduğumuzda bütün oklar aynı ittifakı işaret ediyor bana göre: AKPKK!

Peki istedikleri olacak mıdır? Elbette hayır! Olmamasının şartı da, kesinlikle şiddet karşıtı olmaktan, yani taş atanlara, sapan atanlara, yakıp yıkanlara engel olmaktan geçiyor. Her türlü sinsi kışkırtma taktiğine hazırlıklı olunmalıdır. Polis ajanı da olsa, provakatör de olsa, gençler bunlara engel olmalı. Hiçbirşey yapamazsanız 4-5 genç hep birlikte yakalayın kollarından, ellerini bağlayın ve kameralar önünde verin polise! O zaman bu tezgâh, bu tiyatro sahnesi çöker.

60 darbesini, muhtıraları, 80 darbesini ve öncesindeki iç karışıklıkları yaşamış deneyimli bir hukukçu bana aynen şunu söyledi:

“Biz bu ülkede 50 yıldır bütün darbeleri, bütün kışkırtmaları, bütün kardeş kavgalarını gördük, yaşadık. Ama hayatımda hiç Gezi Parkı gibi kararlı ve bilinçli bir halk tepkisine şahit olmamıştım. Gerilimi kasıtlı olarak tırmandırıp, halka şiddet uygulayıp buradan demokrasiyi askıya alacak bir sonuç çıkarmaya elbette çalışabilirler. Ama hiç boşuna uğraşmasınlar, deneyebilirler ama başaramazlar. Benim gördüğüm kadarıyla ne Türkiye o eski Türkiye'dir, ne de toplum o eski toplumdur. Artık her kesimden, her yaştan, her etnik ve dinî kökenden insan, bu iktidarın acımasızca uyguladığı baskı ve şiddetten bıkkınlığını haykırıyor. O korku duvarı yıkıldı, geçmiş olsun…”

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EMPERYALİZMİN MAŞALARI

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Küresel Emperyalizme hizmet etmeyi vazife edinenlerin siyasi görüşü falan olmaz. Adı üstünde #Uşak bunlar! Uşağın görüşü olduğu nerede görülmüş? Siyaset yapabilmek için, memleketin yönetimine dair fikir üretmek gerek. Bugünün muhalefeti tıpkı mazideki tüm siyasi örgütlerin yaptığı gibi ancak kulaklarına üfleneni aktarmakla meşgul. Memur bunlar, bildiğiniz görevli... Efendilerinin çıkarı uğruna #tellallık yapıyorlar. Bağımsızlık mı dediniz? Bağımsız bir Türkiye"de bu çakalların hepsi işsiz kalır; bu durumda Allah zulüm görmesi muhtem...
  • ÖĞRETMEN NASIL OLMALI DİYE TARTIŞIYORLAR

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Öğretmenliğin nasıl olması gerektiğini öğretmenlerin dışında herkes çok iyi biliyor. Evet, bir milyonluk öğretmen camiası içinde yanlışı olanlar da vardır. Ama eleştiri işi çığırından çıkmış gibi. Hata arayalım denilirken artık nasıl öğretmenlik yapılmalı noktasına gelinmiş durumda. Öğretmen hedef tahtasına oturtulmuş, neresinden vuralım diye aranılıyor sanki. Eğitimle ilgili konular milli eğitim uzmanlarına bırakılmalı. Öyle herkes kafasına göre bir görüntü üzerinden ahkam kesememeli. Bu durum dini konularda da var. Kulaktan dolma bilgiler...
  • Kadının Adı Var

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Kadın, hayattaki en mükemmel enstrümandır. Ama ne yazık ki, her erkek nota bilmez. Demiş #FaridFarjad Kadına şiddete Hayır!... Böyle bir sloganın atılması, hele ki bu tür bir slogan için özel bir gün tahsis edilmesi bile biz erkekler için yeterince utanç verici olsa gerek. Erkeklik sadece Er'il olmak mıdır?... Adam olmayan, erkek olsa ne olur? Fiziksel olarak daha güçlü olmak, zorbalığın gerekçesi olabilir mi? Aynaya baktığında erkek sureti gören ve kendini o sıfatla tanımlayan, yer yer bu sıfata nail olduğu için böbürlenen mâh...
  • Suriye Satrancı

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Rusya, YPG kartını gösterip, esedi masaya oturtmak istiyor. ABD den sonra Rusya da Ypg yi tanıyor, muhatap alıyor. Rusya, bölgede sürekli imtiyaz elde ediyor. Suriyede ABD ve Rusya örtülü bir ittifak içinde. Suriye ABD ve Rusya arasında nüfuz paylaşımına uğradı. Bugün yaptıkları bu planı uygulamaya koymak. Türkiye gelecekte başına bela olabilecek bir oluşuma engel olma gayretinde. Şii duvarını aşamadık. Bari pkk duvarına engel olalım çabasındayız. Bu sadece bizim derdimiz. ABD ve Rusya için ise stratejik hedef Bugün kısmi işbirlikler...