logo

03 Ekim 2007

Ne Mutlu!


Mustafa Çezik
mustafacezik@mucadele.com.tr

Peygamberimiz Hazreti Muhammed, O´nun yakın dostları ve arkadaşları Hazreti Osman, Hazreti Ebubekir, Hazreti Ömer vd. Mekke´nin servet sahibi insanları iken, tüm servetlerini İSLÂM dini ve dinin güçlenmesi, yayılması için harcadılar.. Yaşamları, sadeydi.. Alçak gönüllüydü o önderler..Hazreti Ebubekir´e bir müslüman sorar; “Ya Ebubekir, tüm servetini islam için harcadın. Çocuklarına hiçbir şey bırakmadın. Ne olacak?” Hazreti Ebubekir gülümser ve o müslümana şu yanıtı verir; “Ben çocukların yüreklerine Allah korkusunu ve insan sevgisini yerleştirdim. Onlar Kuran’a sıkça sarılsınlar yeter!” Evet, Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ne yazık ki, günümüzde bazı kafalar kendilerine bir DİN anlayışı geliştirdiler, din yarattılar.. Suudi Arabistan´da Peygamberimizin evi bakımsız.. Kutsal Kâbe, gökdelenlerin ortasında sanki boğuluyor.. Lüks oteller, yüksek mekanlar sarmış dört bir yanını.. Sözde müslümanlar, liderler servetlerine servet katıyorlar.. Dünya´ya ve Dünya malına,servete,mala,mülke esir olmuşlar. Oysa,islâmiyet son din ve HAK dini.. Onlar,tutturmuşlar MEDENİYETLER İTTİFAKİ diye, batıl din ve din anlayışlarının temsilcileri ile kol kola giriyorlar.. Kendi din anlayışları için de, iftar yemeklerinde yabancılara şarap, içki içme olanağı sağlıyorlar.. İslâm dinini sadece şekilde yaşayanlar özde İslam´dan kopuyorlar.. Kılık kıyafetlerde , şekli ibadetlerle İSLAMI anladıklarını, yaşadıklarını zannediyorlar.. Kur´an´ı kendi çıkarları doğrultusunda yorumluyorlar.. Bu ise insanı, insanları, müslümanları Allah karşısında şirke kadar götürür.. İslam´da ruhban sınıfı yoktur. Müslümanlıkta bireyler; Allah, Kur´an ve Peygamber üçgeninde doğruları görür, yaşar.. Şeyhler, tarikatlar ve daha da öteye mezhepler arasındaki çatışmalar bunun karşıtıdır. İslam dininin önderleri bugün yaşıyor olsalardı, onlar yine de bu Dünyaya , dünya nimetlerine değil, ebedi Dünya´ya yatırım yaparlardı.. Çünkü, bu Dünya´nın SINAV odası olduğunu en iyi onlar biliyorlardı ve arzuları tüm insanların da bu gerçeği görmeleri,yaşamalarıydı.. Ne mutlu, onlara lâyık şekilde müslüman olarak yaşayanlara..

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  HER YER BİNA

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NAİM SÜLEYMANOĞLU…

    19 Kasım 2017 Yazarlar

    Dünya Halter Şampiyonu Soydaş Naim Süleymanoğlu 23 Ocak 1967'de Kırcaal'de doğdu ve Bulgar Hükümeti’nin Türk isimlerini yasaklaması nedeniyle adı Naum Shalamanov olarak geçiyordu. 1984 Los Angles Olimpiyatları'na, Bulgaristan'ın da Sovyetler Birliği'nin yanında boykota katılması nedeniyle katılamayan Süleymanoğlu, ülkesindeki baskılardan kurtulmak için, 1986 yılında, Melbourne, Avustralya'da düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası sonrası sahalara çıkmayan ve 11 Aralık'ta ortaya çıktığında, Türk Büyükelçiliği'ne sığınarak, Türkiye'de yaş...
  • Bu Dünyadan Naim Geçti…

    18 Kasım 2017 Yazarlar

    Yitirdiklerimiz kervanına, ne yazık ki Naim Süleymanoğlu da katıldı. Cep Herkülü lakaplı muhteşem haltercimiz, yeryüzündeki gelmiş geçmiş en büyük rekorları kırmış, dünyanın zaten bildiği ve günlük konuşmalarda kullandığı "Türk gibi kuvvetli" deyimini bu kez halter tarihine geçen rekorlarıyla gerçeğe dönüştürmüştü. O günleri dün gibi hatırlıyorum. Türk halkı, ilk defa futbol ve güreş dışındaki bir branşta, uluslararası olimpiyatlarda ve Dünya şampiyonalarında bir sporcumuzun Ay-Yıldızlı formayla tüm rekorları altüst etmesine, defalarca...
  • SERA ŞARTLARINDA BİTKİ YETİŞTİRME…

    18 Kasım 2017 Yazarlar

    Günümüzde sera dendiğinde ilk aklımıza gelen örtü altında sebze yetiştirmek geliyor. Seralar, bitkilerin yetişmesine uygun doğal çevre koşullarının uygun olmadığı mevsimlerde ya da yörelerde, bitkilerin yetiştirilmesi için uygun koşulların yapay yollarla yaratıldığı, üstü ışık geçiren örtüyle kaplı ortamlar sera olarak tanımlanıyor. Bitkilerin yetişmesine uygun şartların sağlanması amacı ile çevre şartları kontrol edilebilen veya düzenlenebilen cam, plastik vb. malzemelerle düzenlenmiş örtülü alanlar olarak da ifade edilebilir. AYDIN V...
  • ÇEVRE VE İNSAN…

    17 Kasım 2017 Yazarlar

    Çevre bir anlamda; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamlar olarak değerlendirildiği gibi sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevre ile mümkün ve bir ilişkiler sistemi olan çevrenin bozulması ve çevre sorunlarının ortaya çıkması, genellikle insan kaynaklı etkenlerin doğal dengeleri bozmasıyla başlar. AYDIN'DA 'JEOTERMAL'İN ÇEVREYE VERDİĞİ ZARALAR' KONULU PANEL Aydın'ın Didim ilçe...