logo

21 Haziran 2013

MHP Kadın Kolları’nda Yaşananlar


Güçlü Çezik
guclucezik@hotmail.com

Milliyetçi Hareket Partisi Kadın Kolları Aydın İl Başkanlığı'nda Serap Cambazoğlu'nun beklenmeyen istifası nedeniyle boşalan göreve Havva Kukul getirildi. Havva Kukul ve ekibine yeni görevlerinde başarılar diliyorum. Bu bir bayrak yarışıdır. Dileriz Serap Cambazoğlu'ndan aldıkları bayrağı daha da yukarılara taşırlar, çıtayı yükseltirler.

Peki uzun zamandır bu görevi son derece aktif şekilde sürdüren Serap Cambazoğlu, niçin ansızın hiçbir gerekçe göstermeden istifa etti?

Öncelikle, Sayın Cambazoğlu'nu Aydın'daki bütün partiler arasında son zamanların en başarılı kadın kolları başkanlarından birisi olarak gördüğümü belirtirim. Neden? Ben bir partinin kadın kollarını değerlendirirken şu kriterlere bakıyorum:

1. Salonlardan çıkabiliyor ve halkla iç içe olabiliyorlar mı? Hele ki seçim dönemi değilken?

2. Toplumun farklı kesimleri ile iletişim kurabiliyorlar mı? Yani “kendi kendilerine çalıp-oynamayıp”, herkesle insanî ilişkiler kurabiliyorlar mı, başka partilerden, sivil toplum kuruluşlarından, meslek odalarından, başka başka görüşlerden olan insanlara ulaşabiliyor, onların da saygısını kazanabiliyorlar mı? (Burada bir parantez açalım, siyaset niçin yapılır? Kendi seçmenlerimize, yani kendi kendimize propaganda yapalım ve hep muhalefette kalalım diye mi? Yoksa bize hiç oy vermemiş insanlara da ulaşıp onlara ideolojimizi anlatalım, bilmedikleri gerçekleri söyleyelim, onların sorunlarına çözüm bulalım ve onların sevgisini, güvenini kazanarak oy oranlarımızı artıralım, iktidarı hedefleyelim diye mi?)

3. Milletvekillerinin ve il başkanlarının planladığı toplantılar dışında, “Kadınlar Günü” gibi özel günler ve bayramlar dışında, kendi başlarına dişe dokunur etkinlikler yapabiliyorlar mı? Ya da bu özel günlerde kuru basın açıklamaları dışında özgün etkinlikler yapabiliyorlar mı?

Şimdi bu kriterler ışığında, Serap Cambazoğlu'na geri dönelim. Herşeyden önce, bizim bilebildiğimiz kadarıyla, Cambazoğlu ailesi örnek bir aile ve Volga Murat Cambazoğlu da, Serap Cambazoğlu da MHP'ye gönül vermiş insanlar. “Önce ülkem, sonra partim, en son ben” diyebilen, kendi kişisel çıkarlarını gözardı edebilen insanlar. O nedenle, eminim ki Serap Cambazoğlu istifasından beri susuyorsa, “kol kırılır yen içinde kalır” diye, çıkabilecek tartışmalardan partisi zarar görmesin diye susuyor. Bence doğru da yapıyor. Çünkü bana göre Serap hanımın istifası kendisi için değil, MHP Aydın teşkilatı için kayıptır ve bu kaybın seçimlere yansımasından endişe ederim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  DİYET...

Neden kayıptır? Yalnızca 2 örnek vereyim: Birincisi, Aydın'da bir partinin kadın kollarının, seçim dönemi de olmadığı halde köy ziyaretlerine Cambazoğlu vesilesiyle gazeteci olarak tanıklık ettim ve o köylerde tek tek çaldıkları her kapıda nasıl hoş karşılandıklarını, çamurlara bata çıka nasıl ilerlediklerini izledim. Hattâ, tam da Aydın'ın gerçek efesi kadınlara yakışır şekilde, köy kahvesine bile çekinmeden uğradıklarına tanık oldum. Çünkü bildiğim kadarıyla Türk töresinde kaç göç yoktur. “Asena”lardan bahsedeceksek, önce Asenaların Asena gibi davranmasını yadırgamamakla işe başlamak gerekmez mi? Hem de ne Asenalar! Bir ekip düşün, kafileye şoförlük yapan bile kadın, ve de yönetim kurulu üyesi! Sen böyle kadın kolları gördün mü hiç? Biz onları her zaman, her yerde, her toplumsal etkinlikte görür olmuştuk. İkinci örnek, Aydın'da başta Kadın Konseyi olmak üzere toplumun her kesiminin büyük saygı ve sempati duymasıdır. Öyle ki, partilerüstü bir topluluk olmalarına rağmen, basının huzurunda Serap Hanım'a “Sizi gelecekte milletvekili de görmek isteriz” diyebilmişlerdir çekinmeden. Sizi bilmem de, ben daha önce hiç böyle birşeye tanık olmamıştım. Cambazoğlu Aydın'da birşeyi başarmışsa o da şudur: En sağdan en sola kadar, her görüşten ve her kesimden kadınla, herşeyden önce kadın olmak ortak paydasında biraya gelmeyi, olur olmaz her yerde parti propagandası yapma cehaletine düşmediği için de onların güvenini, saygısını ya da en azından sempatisini kazanmayı başarmıştır. Gereken her yerde de millî duruşunu sergilemiş, millî bayramlarımızda Türk bayrağının altında çekinmeden, talimat beklemeden yürümüştür. Yoksa rahatsızlığın kaynağı bu mudur? Milliyetçi bir parti için bunu düşünmek bile istemem.

Şimdi sorularımızı soralım:

1. Aydın'da yaşayan, görevini 4 yıldır son derece etkin bir şekilde sürdüren evli ve çocuklu bir kadını, tercih hakkı sunmadan, yani “ister misiniz?” demeden Ankara'ya göndermek, sanıyoruz ki genel merkezde ortaya çıkan bir düşünce değildir. Aydın'dan Ankara'ya bu yönde bir öneri gitmiş midir? Eğer gittiyse, istifa etmek zorunda bırakmanın dolaylı bir biçimi değil midir?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  MANDALİNA...

2. MHP İl yönetimi, Serap Cambazoğlu'nun istifa etmemesi için herhangi bir girişimde, bir çözüm arayışında bulunmuş mudur?

3. Serap Cambazoğlu'nun görevi boyunca herhangi bir başarısızlığından sözetmek mümkün mü? Cambazoğlu, kadın kollarının çıtasını alçaltmış mıdır, yükseltmiş midir? Aydın'da bir anket yapılsa, Cambazoğlu'ndan önceki ismi kaç kişi hatırlar?

Sonuç olarak, şahsî kanaatim şudur: “Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz!” MHP'ye öneride bulunmak haddimize değil, ama şu durumda Cambazoğlu Efeler Belediye Başkan Adayı gösterilse hem çok şık, hem de MHP için çok kazançlı olabilir bence. Bakın bir Çerçioğlu'nun karşısına hiçbir parti henüz isim çıkaramıyor ve herkes kara kara düşünüyor. Millet erkek siyasetçilerin kavgalarından bıkmış durumda! Bence Cambazoğlu da bu yeni makama çok yakışır ve Çerçioğlu gibi güçlü, medyada avantajlı bir kadın başkan profili çizebilir. Parti içindeki muhtemel ayrışmaları önleyecek, toparlayıcı, akılcı ve vefalı bir karar olabilir bu. MHP Aydın'da iç çekişmelerle kendi bacağına kurşun sıkmamalı, parti için çalışanlar, emek verenler, liyakatı ve kıdemi olanlar haksızlığa uğratılmamalı, birlik beraberlik sergilenmeli, Türkiye genelinde avantajlı bir durumdayken Aydın'da bu avantajını kaybetmemelidir. Ama yine de biz dışarıdan bakıyoruz elbette, içeride neler olup bitiyor, kim kimi nereye istiyor, bilemiyoruz…

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HANIM AĞA…

    21 Ekim 2017 Yazarlar

    Ağa, büyük erkek kardeş, ağabey olarak bilindiği, babacan ve mert kimselere de kullanıldığı gibi, Hanım Ağa da, erkek ağanın kadın modeli anlamında da kullanılabiliyor. Diğer taraftan Türk devletinde askeri ve sivil kuruluşlarda kullanılan bir unvan olan Ağa, Moğolca büyük erkek kardeş manasındaki “aka” kelimesinden Türkçeleştiği, bu manasından başka bazı lehçelerde baba, dede, amca, dayı, abla gibi yaşça büyük akrabalar için kullanılabildiği ifade edilmektedir. EFELERİN BOĞA GÜREŞİ AĞASI ZELİHA KAYA İLK “HANIM AĞA” SEÇİLDİ Aydın...
  • TATLI TELAŞLAR

    21 Ekim 2017 Yazarlar

    Of! Her şey aynı. Akşam yatıyorsun aynı yatak, aynı yastık. Sabah kalkıyorsun aynı oda, aynı ev. Annen aynı, baban aynı. Okul aynı, iş aynı. Hayat aynı. Nasıl sıkılmayayım? Diyeceğimi sanıyorsanız aldanıyorsunuz sevgili okurlarım. Çünkü ben, hayat ne kadar monoton ilerlese de içerisinde küçük ve tatlı heyecanların da var olduğunun bilincindeyim. Hatta inanmayacaksınız ama bazı formalitelerin insanı mutlu ettiğine bile tanık oldum. Evet bugünkü konumuz insanı bir sevgi kelebeğine dönüştüren sevimli formaliteler. Hazırsanız başlayalım. Takip ede...
  • VİCDANINIZA YAKIN GÖZLÜĞÜ TAKIN

    20 Ekim 2017 Yazarlar

    Merhabalar Sevgili Okurlarım, Bugün sizinle güzel ülkemin çözülememiş meselelerinden biri olan eğitim ve sınav sistemiyle ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Bunu hepimiz biliyoruz zaten. Hayatın kendisi her gün değiştikçe ekonomi, ticaret, kültür, medya ve eğitim gibi sistemlerin de hepsi geleneksel modellerden çıkıp çağa ayak uydurmak mecburiyetindeler. Özellikle eğitim ve buna bağlı olarak gelişen sınav sistemimiz değişe değişe bir hal oldu. Teoride düşünülen ile pratikte uygulananlar arasında...
  • V1 CHALLENGE …

    20 Ekim 2017 Yazarlar

    V1 Challenge, 2011 yılında başlamasına rağmen kullanılan otomobiller, yarış biçimi, şehir içi yarışları ve ödüllendirme sistemiyle Türk motorsporlarında büyük ilgi uyandırdığı, temelleri Volkan Işık tarafından atılan V1 Challenge gerek kullanılan Volkicar isimli araçlar, gerekse koşuların şehir içlerinde yapılması büyük ölçüde etkili olduğu, V1 Challenge toplam yedi yarıştan oluştuğu ve yarışlar kendi aralarında üç farklı biçime ayrıldığı şeklinde ifade edilir. 2017 V1 CHALLENGE YARIŞINI AYDINLILAR İLGİ İLE İZLEDİ Aydın'ın Efeler il...