logo

19 Eylül 2007

KÜRT DEĞİL, NÜFUS SORUNU…


Mustafa Çezik
mustafacezik@mucadele.com.tr

Genç Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulduğunda, ülkemizin nüfuzu 11-12 milyondu. Geniş coğrafya da, Anadolu topraklarında daha çok sayıda yurttaşa ihtiyaç vardı.. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşları, öncelikle istihdamı karşılamak üzere bir şekilde coğrafyanın özelliklerine göre fabrika ve tesisleri Anadolu’ya yaydılar.. Daha sonra da nüfusun artmasını önlemek için çeşitli değişik yollara başvurdular. Çalışanların maaş, ücretlerinden (çok çocuklu ailelere) vergi indirimi yapılmasını sağladılar. Bu uygulamaya KÜRT kökenli yurttaşlarımız dışında diğer yurttaşlarımız pek katılmadılar. Öyle ki; 1923 yılından günümüze dek Kürt kökenli yurttaşlarımız dışında kalan aileler 1 veya 2, bilemediğin 3 çocukta kalırlarken Kürt kökenli yurttaşlarımız da bu sayı 5-12 ve hatta 15 sayılarına vardı… Çok sayıda çocuk bu gün için tüm ailelere büyük yük ve sorumluluklar getiriyor.. Sahipsiz çocuklarımızın, gençlerimizin büyük çoğunluğunu onlar teşkil ediyor.. Çocuk sevgisi erazyona uğradı ve anneler, babalar çocuklarına sahip olmuyor onları yetiştirmiyorlar.. Bu ortam da, canlı suç makineleri azalmıyor çoğalıyor.. Peki, Ankara dün veya bugün bu olaylar, gelişmeler karşısında ne önlemler alıyor? Bana göre hiç! Yineliyorum KÜRT sorunu diye bir sorun yoktur. Bazı Kürt kökenli yurttaşlarımızın yarattıkları sorunlar vardır.. a) Toprak ve Tarım Reformu, b) Nüfus kontrolü.. Bu iki konuda Ankara üzerine düşen gerekli görevleri yerine getirmelidir.. Toprak ve Tarım Reformu ACİLEN yapılırsa, Doğu ve Güneydoğu Anadolu´da toprak ağalarının saltanatları sona erecek, bireyler sosyal ve ekonomik özgürlüklerine kavuşacaklardır. Nüfus artışları kontrol altına alınırsa, sokaklar sahipsiz çocuklardan, gençlerden kurtulacaktır.. Burada aslolan sağlıklı yurtsever, yürekleri insan sevgisiyle dopdolu gençler yetiştirmektir. Çok sevdiğim Kürt kökenli bir yurttaş yıllar öncesinde birileriyle kavgalıydı bana; “Mustafa, hiç önemli değil. Bende şunca çocuk var.. Birini salarım üzerine.. Birisini kaybettim derim o kadar.” Demişti.. Çocuk o´nun için sanki bir eşya, güçtü!. Evet, Ankara bu iki öncelikli sorunu çözmelidir. Hem de çok ACELE ederek.. Ankara Yapay sorunlarla uğraşması yerine gerçek sorunlara el atmalıdır diye düşünüyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  CHP'nin Göstermelik "Malta" Muhalefeti

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇEVRE VE İNSAN…

    17 Kasım 2017 Yazarlar

    Çevre bir anlamda; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamlar olarak değerlendirildiği gibi sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevre ile mümkün ve bir ilişkiler sistemi olan çevrenin bozulması ve çevre sorunlarının ortaya çıkması, genellikle insan kaynaklı etkenlerin doğal dengeleri bozmasıyla başlar. AYDIN'DA 'JEOTERMAL'İN ÇEVREYE VERDİĞİ ZARALAR' KONULU PANEL Aydın'ın Didim ilçe...
  • İnsanlar Bahislerden Medet Umuyor

    17 Kasım 2017 Yazarlar

    Halkımızın içinde bulunduğu ekonomik darboğaz, borç çıkmazı ve geleceğe dair umutsuzluk arttıkça, insanlarımız bahislerden medet umar hale geliyorlar. Son zamanlarda dikkat ettiniz mi bilmem. Gencecik insanlarımızın pek çoğu, futbol bahislerine umut bağlamış görünüyorlar. Bahis kuponlarını maç saati gelmeden yatırmak için kuyruklar oluşuyor sık sık. Gözlemleyebildiğim kadarıyla, pek çoğu yirmili yaşlarında ya öğrenci, ya da işsiz gençler... Diğer şans oyunlarına ise her yaştan insanımız büyük rağbet gösteriyor. Kahvehaneler is...
  • DÖVİZ..

    16 Kasım 2017 Yazarlar

    Son zamanlarda ülkemizde yükselişi ile gündeme gelen döviz, genel anlamda ülkeler arası ödemelerde kullanılabilen para, çek ve poliçe gibi her türlü ödeme aracı olduğu gibi, yabancı ülke parası olarak da ifade edilir. "DÖVİZDEKİ İSTİKRAR ANCAK ÜRETİMLE SAĞLANIR" Türkiye'de dövizin sürekli yükselişte olduğunu belirten Aydınlı dövizci İlhan Gönendi, dövizdeki yükselişin en önemli etkeninin üretimdeki yetersizliğe bağlı olduğunu savundu. Dövizdeki yükselişin bir çok nedenlerinin olduğunu belirten Gönendi, "Bugün bakıldığında doların ...
  • Prof. Dr. Feyzioğlu’nun Açıklamaları

    16 Kasım 2017 Yazarlar

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Aydın'a gelerek Aydın Barosu'nun 2017-2018 Staj Eğitim Yılı açılışını yaptı. TBB Başkanı Prof. Dr. Feyzioğlu, katıldığı bu açılış sırasında basın mensuplarına bazı önemli açıklamalarda bulundu. Feyzioğlu, ayrıca Aydın Barosu'na yeni bir yer temin edilmesi konusunda, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'na şöyle seslenmiş; "Ben Varım, Siz de Var mısınız?" Ayrıca Türkiye'de yargının ne hale geldiği ve 16 Nisan Referandumu'nun yargı sistemini, mevcut davaları, yargıla...