logo

20 Eylül 2007

İsmail Sivri’nin ardından…


Mustafa Çezik
mustafacezik@mucadele.com.tr

Rahmetli İsmail SİVRİ ile 1996 yılında tanıştık şu anda daha önce tanışmamış olmanın ezikliği içindeyim. Rahmetli İsmail SİVRİ benim için baba yarısı,amcam, duayenimiz Türkiye Gazeteciler Federasyonunun kurucu ve daha sonra onursal Genel Başkanı Aydın Gazeteciler cemiyetinin onur üyesidir. Bilindiği üzere Türkiye de Gazeteciler Cemiyetleri bir çatı altında toplanamamıştı bunda en önemli engel Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Gazeteciler Cemiyeti’nin (ANKARA) Geçmişteki yönetim kurullarının uzlaşmaz tavırlarıydı. 1996 yılının Mart ayında Ege bölgesindeki illerde var olan en çok üyeye sahip 12 il cemiyet Başkanını Aydın’a davet ettim. Toplantı amacımızı da kendilerine “Anadolu’da gerçek basın birliği” sağlamak olarak deklare ettim. Başta Sayın İsmail SİVRİ olmak üzere 7 il Cemiyet Başkanı veya Temsilcisi Aydına geldiler, 5 cemiyet ise alınacak tüm kararlara katıldıklarını belirttiler o toplantıda Rahmetli Sayın İsmail SİVRİ ile tanışma onuruna eriştiğim için çok mutluyum yine o toplantı da arkadaşlar her türlü girişim ve karar alma yönünde bana tam yetki verdiler. Yorucu bir yolculuğa çıkmıştık basın ve basın çalışanları adına Balıkesir, İstanbul toplantılarında beraberdik. Değerli duayenimiz ve ağabeyimiz Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nail Güreli Balıkesir de aramıza katılmıştı. O kadar çok ortak anımız var ki ben sadece çok önemli gördüğüm birkaç tanesini anlatmak isterim. İstanbul´daki toplantıda rahmetli İsmail SİVRİ sevinçle yanıma sokuldu; “Mustafa, Nazmi´de aramıza katılmaya karar verdi.”dedi kendisine yanıtım ise kısa ve öz oldu; “Güzel bir haber. Katılmasaydı da bu hareket Anadolu da devam edecektir.”dedim ve elini öptüm. Aksaray da Başkanlar toplantısı yapıldı akşam yemeğindeydik ayakta duramayacak kadar rahatsızdım Protokol masasında duayenlerimiz vardı sırasıyla; Rahmetli İsmail SİVRİ, Rahmetli, Nezih DEMİRKENT,Sayın Nail GÜRELİ ve Sayın Nazmi BİLGİN yerimden kalktım 4 duayenimizin ellerini tuttum ve kendilerine özetle; “Anadolu da gerçek basın birliği hareketi daha önceki yıllarda, İstanbul da Pera Palas´ ta sona ermişti ne olur bu hareketi de Pera Palas ta noktalamayınız.” Dedi Rahmeti İsmail SİVRİ, Rahmetli Nezih DEMİR KENT Sayın Nail GÜRELİ Anadolu da gerçek basın ha reketinin Pera Palasta veya Çankaya da sona erme mesi için üzerlerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirdiler ve bu onurlu görev şuanda federas yon genel Başkanı Sayın Nazmi BİLGİN´in omuzla rında kendisine yürekten bağlıyız ve şu anda çalışma larını izliyoruz. O kadar çok anımız var ki İsmail SİVRİ kurucu federasyon Genel Başkanımızdı ve ben yönetim kurulunda Saymandım. Olağan Genel Kurulu öncesinde Yönetim Kurulu olarak toplandık o rahatsızlığı nedeniyle başkanlığı (Altarnatifi olmadığı için) Sayın Nazmi BİLGİN’e devredecek kapalı kapılan ardında medeni ölçüler içinde sayın Nazmi BİLGİN ile karşılıklı bir söz düellomuz olmuştu. İçeriğini açıklamayı doğru ve yerinde bulmuyorum. Değerli ağabeyim ve dostum İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Erol AKINCILAR oradaydı ve söylenenleri bizzat yaşadı odayı terk ettim çıkarken rahmetli İsmail SİVRİ beni durdurdu ve Sayın Nazmi BİLGİN ile bir odaya geçtik o alçak gönüllü yumuşak huylu İsmail SİVRİ sert bir şekilde ayağa kalktı ve kararlı bir tavırla bana, “Mustafa, ayrılmayacaksın denetleme kurulu veya haysiyet kurulunda mutlaka görev alacaksın, Aydın’a dönersen bende seninle birlikte İzmir’e dönerim”dedi. Konuşan bana göre dönemin Yunus Emresi, değerli büyüğüm, amcam, Genel başkanımdı sustum ve görevi kabul ettim. Anılarım o kadar çok ki… Bir toplantı sonunda Ankara’dan İzmir’e uçakla döndük. Hava alanından İzmir’e dönerken ikimiz otobüsün sağ sırasında oturuyorduk ben dikkat etmemişim Sürücünün arkasındaki 2 nolu koltukta bir genç vardı Rahmetli İsmail Sivri Konak’a yaklaştığımızda hafif sesle; “Mustafa’m bu çocuk öğrenci karanlıkta İzmir’e geldik eve nasıl gidecek acaba? Ona yardımcı olmalıyız” dedi. servis otobüsünden birlikte indik 18 yaşında genç çevikliğiyle genci hemen önümüzdeki taksiye bindirdi. Avucundaki parayı şoföre verdi ve; “Genci evine götürünüz”dedi. Daha sonra ben bir taksi çevirdim Sayın İsmail Sivri’yi Alsancak’taki evine bırakıp kendim Aydın’a gelmek üzere İzmir Garajına ulaşacaktım. Taksinin içinde bana “Eyvah Mustafa bir hata yaptık ya verdiğimiz para taksi ücretine yetmediyse ne olacak?” Gözlerim dolu dolu oldu. Rahmetli çok üzülmüştü kendisini dilimce teselli etmeye çalıştım sağlığında sık sık telefonda konuşur hatırını sorardım. Aysel yenge bir elmanın yarısı gibi onun dünyasının yarısıydı. O bizlerin, biz diyebilenlerin benlik egosu olmayanların anadoluda gerçek basın birliğine yürekten inanan ve kendilerini o amaca adayanların yüreklerinde ebediyen yaşayacaktır. Kendisine Allah’tan rahmet, yengemiz Aysel SİVRİ ve çocuklarına yakınlarına sabırlar diliyorum. Katıldığım her toplantıda onun en çok sevdiği şarkıyı “Bir ŞARKISIN SEN!” söyletirdim. Rahmetli İsmail SİVRİ bitmeyen bir şarkı örnek bir insan adam gibi adam ve dönemimizin Yunus Emre’sidir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  TORNA TESVİYE...

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Dünyadan Naim Geçti…

    18 Kasım 2017 Yazarlar

    Yitirdiklerimiz kervanına, ne yazık ki Naim Süleymanoğlu da katıldı. Cep Herkülü lakaplı muhteşem haltercimiz, yeryüzündeki gelmiş geçmiş en büyük rekorları kırmış, dünyanın zaten bildiği ve günlük konuşmalarda kullandığı "Türk gibi kuvvetli" deyimini bu kez halter tarihine geçen rekorlarıyla gerçeğe dönüştürmüştü. O günleri dün gibi hatırlıyorum. Türk halkı, ilk defa futbol ve güreş dışındaki bir branşta, uluslararası olimpiyatlarda ve Dünya şampiyonalarında bir sporcumuzun Ay-Yıldızlı formayla tüm rekorları altüst etmesine, defalarca...
  • SERA ŞARTLARINDA BİTKİ YETİŞTİRME…

    18 Kasım 2017 Yazarlar

    Günümüzde sera dendiğinde ilk aklımıza gelen örtü altında sebze yetiştirmek geliyor. Seralar, bitkilerin yetişmesine uygun doğal çevre koşullarının uygun olmadığı mevsimlerde ya da yörelerde, bitkilerin yetiştirilmesi için uygun koşulların yapay yollarla yaratıldığı, üstü ışık geçiren örtüyle kaplı ortamlar sera olarak tanımlanıyor. Bitkilerin yetişmesine uygun şartların sağlanması amacı ile çevre şartları kontrol edilebilen veya düzenlenebilen cam, plastik vb. malzemelerle düzenlenmiş örtülü alanlar olarak da ifade edilebilir. AYDIN V...
  • ÇEVRE VE İNSAN…

    17 Kasım 2017 Yazarlar

    Çevre bir anlamda; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamlar olarak değerlendirildiği gibi sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevre ile mümkün ve bir ilişkiler sistemi olan çevrenin bozulması ve çevre sorunlarının ortaya çıkması, genellikle insan kaynaklı etkenlerin doğal dengeleri bozmasıyla başlar. AYDIN'DA 'JEOTERMAL'İN ÇEVREYE VERDİĞİ ZARALAR' KONULU PANEL Aydın'ın Didim ilçe...
  • İnsanlar Bahislerden Medet Umuyor

    17 Kasım 2017 Yazarlar

    Halkımızın içinde bulunduğu ekonomik darboğaz, borç çıkmazı ve geleceğe dair umutsuzluk arttıkça, insanlarımız bahislerden medet umar hale geliyorlar. Son zamanlarda dikkat ettiniz mi bilmem. Gencecik insanlarımızın pek çoğu, futbol bahislerine umut bağlamış görünüyorlar. Bahis kuponlarını maç saati gelmeden yatırmak için kuyruklar oluşuyor sık sık. Gözlemleyebildiğim kadarıyla, pek çoğu yirmili yaşlarında ya öğrenci, ya da işsiz gençler... Diğer şans oyunlarına ise her yaştan insanımız büyük rağbet gösteriyor. Kahvehaneler is...