logo

19 Haziran 2013

İlk “Duran Adam” 2011’de Aydın’dan Çıkabilirdi!..


Güçlü Çezik
guclucezik@hotmail.com

Duran Adam'ın eylemini gördüğümde içim nasıl “cız” etti anlatamam! Gıpta ettim ve içimde tarifi çok zor duygular uyandı. Bütün dünyanın “Helal olsun!” dediği bir pasif direniş eylemine imza attı. Teşekkürler sana Duran Adam! Ama benim için bu eylemin çok daha özel bir anlamı var. Çünkü böyle bir eylemi 2011 yılında ilk yapanlar biz Aydınlılar olabilirdik aslında. Sesimi duyan olsaydı, birazcık daha duyarlı olabilseydik…

“Partiler, Sivil Toplum, Hepsi de Hiçse, Öylece Dursam Ben Tek Başıma?” başlıklı yazımı ilk kez kaleme aldığım tarih, 19 Ağustos 2011 idi. Hani Vizontele filminde Deli Emin “Vallahi benim aklıma gelmişti!” diyordu ya, biraz öyle bir durum yani. 🙂 Ama eminim siz de kabul edersiniz ki, biz Aydınlılar şehrimizin, ülkemizin sorunlarını sahiplenmek ve buna tepki göstermek konusunda çok geriden geliriz. Yunan birliklerinin işgaline kadar bekleriz illa ki… En kötüsü de, hep başkalarından bekleriz. Başkaları bizim haklarımızı savunsun, başkaları bizim için mücadele etsin, biz suya sabuna dokunmayalım, sesimizi çıkarmayalım…

Duran Adam, başta biz Aydınlılar olmak üzere hepimizin sığındığı o son bahaneyi de silip attı: “Bir tek benim yapmamla, bir tek benim söylememle, bir tek benim tepki göstermemle ne değişecek?” bahanesini… Bu bizim yıllardır “cesaretim yok” demeyi kendimize yediremediğimiz için uydurduğumuz bir bahane değil miydi? Ya da “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye açık açık söylemeyip ardına sığındığımız bir bahane…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  RESİM...

Halbuki bakın işte, bir adam tek başına bir durdu, bütün dünyaya sesini duyurdu! Demek ki kıyıda köşede saklanmak yerine, biraz cesaret sahibi olmak, Aydın efelerine yaraşır şekilde yalnızca meydana çıkıp hiçbirşey yapmadan öylece durmak bile ne muazzam ses getiriyormuş! Bir Aydın efesinin zeybek kıyafetiyle meydanda öyle durduğunu düşünsenize, çok daha görkemli olmaz mıydı?

2011'de o eylemi yapmayı çok istemiştim, ama “Gazeteci haber olmaz haber yapar” ilkesini çiğnemek istememiştim. 18 Ağustos 2011'de Facebook'ta paylaştığım, ertesi gün de bu köşede yayınlanan yazıda şunları söylemiştim:

“Vatanımın, milletimin birliği ve dirliği, insanlarımın can ve mal emniyeti söz konusu olunca, kısacası terör söz konusu olunca;

Aslında muhalefet partilerinin tamamı bir parti etmiyormuş, çünkü birleşip ortak bir "Teröre karşı 70 milyon tek yüreğiz" mitingi düzenlemekten acizler.

Bütün sivil toplum kuruluşları, dernekler, cemiyetler tek bir insan hakları derneği kadar olamıyormuş. Çünkü hep birlikte siyah kurdeleli sessizlik mitingi bile yapamıyorlar.

Aslında hiçbir işçi çocuğu şehit olmamış olacak ki, sendikalar sessiz, ya da sendikalar sendika değil, Aslında hiçbir çiftçi çocuğu toprağa düşmemiş olacak ki, çiftçi örgütleri ölüm sessizliği içerisinde "Sıra kimin çocuğuna gelecek" diye bekliyor!

Ve çok da doğal olarak hiçbir ünlünün, hiçbir sözde aydının ve hiçbir gazetecinin yakınları bugüne kadar teröre kurban gitmemiş olacak ki, Taksim'de İstiklal Caddesi'nde sessizce yürümeyi bile düşünmüyorlar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  VİRÜS YEDİM GALİBA

Hal böyle olunca, ben de hiçbir partiye, Aydın Gazeteciler Cemiyeti üyeliğim dışında hiçbir sivil toplum kuruluşuna, derneğe üyeliği bulunmayan sade bir insanoğlu olarak, meydana gidip, yakamda bir siyah kurdele, sessizce öylece dikilsem diyorum içimdeki acıyı biraz olsun akıtmak için! Ama hangi gün, saat kaçta yaparım düşünmedim. Sadece öylece durmak, hiç pankart taşımadan, hiç slogan atmadan, bağsız, bağlantısız, tamamen bireysel bir tepkiyi ortaya koymak.

Bu ülkenin bir yurttaşı olarak, şehrin kaldırımlarında sessizce öylece dikilmek de suç olmadı ya? Hangi yasada yazar, "Şehir meydanında öylece durmak suçtur" diye?

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • AB-I HAYAT

    18 Ekim 2017 Yazarlar

    Kuralları neden koyar insan kendine? Neden yokluğuna gömülür insan? Koskaca dünyaya niye sıkışıp kalır, Sevgiye aç yürekler?… Bilmesi zor, tanıması zor sevgiyi hissetmeden… Bir öykü yazdım kendime, Mürekkebine kendimi koydum önce, Sözcükler ilk beni yazdı, İlk beni tamamladı sayfalar… Sonra birden sevgiye doğruldu kalemim, Yalnızlığın zirvesinde Hani mis gibi bahar havasına doluşan rengarenk çiçekler arasında koşar da, Birden uzanırsın ya çimlerin üstüne, Baharı koklarsın, Huzur selam durur yüreğine, Gökyüzü gülümserken gözlerine...
  • ÇEVRECİ…

    18 Ekim 2017 Yazarlar

    Çevreci, günümüzde sıfat olarak çevredeki doğal güzellikleri ve özellikle yeşilliği korumak için uğraş veren bunun yanı sıra çevre kirliliği sorunlarıyla uğraşan kimse veya topluluk olarak nitelendirildiği gibi çevreci, çevre hareketini destekleyen veya çevreci hareketlere katılanları tanımlamak için kullanılan sözcük olarak değerlendirilebilir. ‘WWF-TÜRKİYE’ ÇEVRECİ YEREL VE YAYGIN MEDYA TEMSİLCİLERİNİ BİR ARAYA GETİRDİ Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF Türkiye) basın mensuplarına yönelik ilk kez düzenlenen “Çevresel Etki Değerlendi...
  • Helal Sana Beşiktaş!

    17 Ekim 2017 Yazarlar

    Karakartallar, UEFA Şampiyonlar Ligi G Grubu'ndaki rakipleri Monaco'yu deplasmanda 2-1 yenmeyi başararak kupada büyük bir avantaj elde etti ve ülkemizi de gururlandırdı. Monaco'yu Fransa'nın göbeğinde yenmek bir yana, grupta 3'te 3 yaparak hiç puan kaybetmeden 9 puana ulaşmak apayrı bir başarı. Ben, Galatasaray'ın o unutulmaz Monaco zaferi ve UEFA Şampiyonu olduğu yıllardan beri bu Avrupa kupalarında bu kadar başarılı sonuçlar hatırlamıyorum. Zira Beşiktaş, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 3'te 3 yapan Türk takımı olarak Türk futbol tarihine geç...
  • FİLOGRAFİ SANATI…

    17 Ekim 2017 Yazarlar

    Filografi sanatı, ahşap bir zemin üzerine çakılmış çiviler arasından teller geçirilerek belli örgü teknikleri kullanılarak çeşitli desenler meydan getirilmesi sanatı olduğu gibi bu sanat Orta Doğu'da doğmuş batıya ve uzak doğuya yayıldığı bilinir. Ülkemizde pek tanımayan bu sanat, zorluğu, sabır gerektirmesi nedeni ile az uygulanmakta olup bütün dünyada unutulmak üzere olduğu bu sanat, belli örgü teknikleri kullanılarak hat yazıları, simetrik desenler, amblemler, çiçekler ve çizgi film karakterleri panolar haline getirilen ve öne...