logo

27 Ağustos 2007

Halaçoğlu’na Niye Kızdın?


Güçlü Çezik
guclucezik@hotmail.com

Bekir Coşkun’dan sonra Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’na karşı da bir linç kampanyası almış başını gidiyor. Ama Sayın Halaçoğlu’na neden kızdıklarını anlamış değilim. Hani hepimiz Ermeni’ydik? Hani bütün azınlıkların alt kimliklerini, yan kimliklerini, yedek kimliklerini kabul edecektik? Hani Ermeni kardeşlerimizi kucaklayacaktık? Alt kimlikse işte size kapı gibi kimlik, Osmanlı Arşivlerindeki eksiksiz nüfus kayıtlarından daha iyi, daha geçerli bir kimlik olabilir mi? Ne oldu, Ermeni asıllı olmak kötü birşey midir ki herkes ayağa kalkıyor? Ermeniler ikinci sınıf vatandaş mıdır? Kökenleri Ermeni olmak utanç veren birşey midir? Halaçoğlu’na ateş püsküren Kürt kardeşlerimiz neden bu kadar gocundular, neden bu kadar rahatsız oldular? Ha Ermeni, ha Çerkes, ha Kürt, herkes eşit değil miydi bu ülkede? Öyleyse neden Halaçoğlu’na duyulan bu öfke? Yoksa bu öfkenin kaynağı, Kürt ayrımcılığına, Kürt faşistliğine, Kürt bölücülüğüne sırtını dayayıp tezgâh açanların işine çomak sokulmuş olması mıdır? Bu ayrılıkçılar, yıllardır Kürt kardeşlerimizin beyinlerini yıkamak, onları ayaklandırmak ve ülkeyi bölmek için çabalayıp duruyorlardı. Şimdi o insanlar, yani hepimiz kadar bu ülkenin öz be öz vatandaşı olan Kürt kardeşlerimiz merak edip asıllarını, nesillerini araştırmaya başlarlar, geçmişlerini, kökenlerini öğrenirler diye birileri korkmaya mı başladı? Halaçoğlu’na tepki göstermek, herşeyden önce Ermenilere hakarettir. Eğer Ermeni olmayı Kürt olmaktan daha aşağı görüyorsan, asıl ırkçı olan sensin. Asıl sen, Kürt milliyetçisi ve faşistsin. Kürt, Türk, Ermeni, Çerkes, Tatar, Gürcü, Arnavut vs. Hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız, hepimiz aynı kimliği taşıyoruz. Hepimiz eşit haklara sahibiz, aynı okullara gidiyor, aynı haklardan yararlanıyoruz. Şimdi anladınız mı bunun değerini?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  “KANALİZASYON”

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NAİM SÜLEYMANOĞLU…

    19 Kasım 2017 Yazarlar

    Dünya Halter Şampiyonu Soydaş Naim Süleymanoğlu 23 Ocak 1967'de Kırcaal'de doğdu ve Bulgar Hükümeti’nin Türk isimlerini yasaklaması nedeniyle adı Naum Shalamanov olarak geçiyordu. 1984 Los Angles Olimpiyatları'na, Bulgaristan'ın da Sovyetler Birliği'nin yanında boykota katılması nedeniyle katılamayan Süleymanoğlu, ülkesindeki baskılardan kurtulmak için, 1986 yılında, Melbourne, Avustralya'da düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası sonrası sahalara çıkmayan ve 11 Aralık'ta ortaya çıktığında, Türk Büyükelçiliği'ne sığınarak, Türkiye'de yaş...
  • Bu Dünyadan Naim Geçti…

    18 Kasım 2017 Yazarlar

    Yitirdiklerimiz kervanına, ne yazık ki Naim Süleymanoğlu da katıldı. Cep Herkülü lakaplı muhteşem haltercimiz, yeryüzündeki gelmiş geçmiş en büyük rekorları kırmış, dünyanın zaten bildiği ve günlük konuşmalarda kullandığı "Türk gibi kuvvetli" deyimini bu kez halter tarihine geçen rekorlarıyla gerçeğe dönüştürmüştü. O günleri dün gibi hatırlıyorum. Türk halkı, ilk defa futbol ve güreş dışındaki bir branşta, uluslararası olimpiyatlarda ve Dünya şampiyonalarında bir sporcumuzun Ay-Yıldızlı formayla tüm rekorları altüst etmesine, defalarca...
  • SERA ŞARTLARINDA BİTKİ YETİŞTİRME…

    18 Kasım 2017 Yazarlar

    Günümüzde sera dendiğinde ilk aklımıza gelen örtü altında sebze yetiştirmek geliyor. Seralar, bitkilerin yetişmesine uygun doğal çevre koşullarının uygun olmadığı mevsimlerde ya da yörelerde, bitkilerin yetiştirilmesi için uygun koşulların yapay yollarla yaratıldığı, üstü ışık geçiren örtüyle kaplı ortamlar sera olarak tanımlanıyor. Bitkilerin yetişmesine uygun şartların sağlanması amacı ile çevre şartları kontrol edilebilen veya düzenlenebilen cam, plastik vb. malzemelerle düzenlenmiş örtülü alanlar olarak da ifade edilebilir. AYDIN V...
  • ÇEVRE VE İNSAN…

    17 Kasım 2017 Yazarlar

    Çevre bir anlamda; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamlar olarak değerlendirildiği gibi sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevre ile mümkün ve bir ilişkiler sistemi olan çevrenin bozulması ve çevre sorunlarının ortaya çıkması, genellikle insan kaynaklı etkenlerin doğal dengeleri bozmasıyla başlar. AYDIN'DA 'JEOTERMAL'İN ÇEVREYE VERDİĞİ ZARALAR' KONULU PANEL Aydın'ın Didim ilçe...