logo

13 Temmuz 2013

GAZETECİLER CEMİYETLERİ ve BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ..


Mustafa Çezik
mustafacezik@mucadele.com.tr

Anadolu'da gerçek basın birliği ve sonucunda TGF (Türkiye Gazeteciler Federasyonu)'nin kurulmasında nacizane katkıları olan, bir dönem TGF Yönetim kurulu Saymanlığı, bir dönem TGF Denetleme Kurulu Başkanlığı ve bir dönem TGF Onur Kurulu Başkanlığı ve 18 yıl AGC ( Aydın Gazeteciler Cemiyeti) Başkanlığı yapmış bir insan olarak bugün ülkemizde yaşananlar, yaygın ve yerel basının durumu, Türkiye'deki iller bazında ki Cemiyet Başkanlarının tutumları beni inanınız ki çok üzüyor..

60'ı aşkın gazeteci hapishanede.. Gezi olaylarında bazı gazeteci meslektaşlarımıza karşı polisimiz aşırı güç kullandılar.. Ulusal Meclis'te bir milletvekili, bayan meslektaşımıza sözlü tacizde bulundu..

En üzüntü vericisi ise kuşkusuz, yaygın ve yerel basın üzerindeki siyasi iktidarın baskıları..

Bize ulaşan bilgiler doğruysa, Ulusalcı veya siyasi iktidara muhalif yaygın veya yerel televizyonlar, gazeteler üzerinde yoğun bir baskı var..

İşlerinden, aşlarından oluyorlar  basın  ve meslek  ilkelerine uyan, siyasi iktidarın yanlışlarına TARAF olmayanlar!..

Yaygın ve yerel televizyonların, gazetelerin, internet siteleri bir el tarafından ağırlaştırılıyor veya ulaşılmaz hale getiriliyorlar..

Basın ve basın çalışanlarının sorunlarına sahip çıkanlar; TGF, TGC, TGS!..

İl Cemiyetlerinin çoğu sessiz ve suskun.. Memur-Sen, Müsiad gibi siyasi iktidarın yanındalar ve TARAF durumundalar..

Niçin?

Sevgili Cemiyet başkanlarımız bağımsız, özgür değiller de onun için.

Bazıları Devlettin basın kuruluşlarının mensubu ve bazıları ise büyük medya kuruluşlarının maaşlı elmanları..

Ne demiş atalarımız?

“EL MAHKUM!” 

Siyasi iktidar aleyhinde açıklamalar yapsalar, basın sorunlarını yüksek sesle gündeme getirseler kendilerini kapı eşiğinde bulurlar, aşsız, işsiz kalırlar..

Bu devirde işsiz ve aşsız kalmayı göze almak için YİĞİT ve MERT olmak gerekir..

İyi ki diyorum;

TGF, TGC, TGS ve Meclis Muhabirleri Derneği var..

Ne diyorlar bazı siyasiler;

“Türkiye,ileri demokrasi dönemine girdi.”

Takdiri siz değerli okurlarımızın ve özverili meslektaşlarımızındır..

Not; Duayen, araştırmacı gazeteci, yazar, Saygı Öztürk'ün bugün Sözcü Gazetesi'nde yayınlanan yazısını gazetemizin Basından Seçtiklerimiz  köşesinde yayınlıyoruz. Okunmasında yarar görüyorum. 

Saygılarımla

                                                                   M.Ç.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EMPERYALİZMİN MAŞALARI

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Küresel Emperyalizme hizmet etmeyi vazife edinenlerin siyasi görüşü falan olmaz. Adı üstünde #Uşak bunlar! Uşağın görüşü olduğu nerede görülmüş? Siyaset yapabilmek için, memleketin yönetimine dair fikir üretmek gerek. Bugünün muhalefeti tıpkı mazideki tüm siyasi örgütlerin yaptığı gibi ancak kulaklarına üfleneni aktarmakla meşgul. Memur bunlar, bildiğiniz görevli... Efendilerinin çıkarı uğruna #tellallık yapıyorlar. Bağımsızlık mı dediniz? Bağımsız bir Türkiye"de bu çakalların hepsi işsiz kalır; bu durumda Allah zulüm görmesi muhtem...
  • ÖĞRETMEN NASIL OLMALI DİYE TARTIŞIYORLAR

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Öğretmenliğin nasıl olması gerektiğini öğretmenlerin dışında herkes çok iyi biliyor. Evet, bir milyonluk öğretmen camiası içinde yanlışı olanlar da vardır. Ama eleştiri işi çığırından çıkmış gibi. Hata arayalım denilirken artık nasıl öğretmenlik yapılmalı noktasına gelinmiş durumda. Öğretmen hedef tahtasına oturtulmuş, neresinden vuralım diye aranılıyor sanki. Eğitimle ilgili konular milli eğitim uzmanlarına bırakılmalı. Öyle herkes kafasına göre bir görüntü üzerinden ahkam kesememeli. Bu durum dini konularda da var. Kulaktan dolma bilgiler...
  • Kadının Adı Var

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Kadın, hayattaki en mükemmel enstrümandır. Ama ne yazık ki, her erkek nota bilmez. Demiş #FaridFarjad Kadına şiddete Hayır!... Böyle bir sloganın atılması, hele ki bu tür bir slogan için özel bir gün tahsis edilmesi bile biz erkekler için yeterince utanç verici olsa gerek. Erkeklik sadece Er'il olmak mıdır?... Adam olmayan, erkek olsa ne olur? Fiziksel olarak daha güçlü olmak, zorbalığın gerekçesi olabilir mi? Aynaya baktığında erkek sureti gören ve kendini o sıfatla tanımlayan, yer yer bu sıfata nail olduğu için böbürlenen mâh...
  • Suriye Satrancı

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Rusya, YPG kartını gösterip, esedi masaya oturtmak istiyor. ABD den sonra Rusya da Ypg yi tanıyor, muhatap alıyor. Rusya, bölgede sürekli imtiyaz elde ediyor. Suriyede ABD ve Rusya örtülü bir ittifak içinde. Suriye ABD ve Rusya arasında nüfuz paylaşımına uğradı. Bugün yaptıkları bu planı uygulamaya koymak. Türkiye gelecekte başına bela olabilecek bir oluşuma engel olma gayretinde. Şii duvarını aşamadık. Bari pkk duvarına engel olalım çabasındayız. Bu sadece bizim derdimiz. ABD ve Rusya için ise stratejik hedef Bugün kısmi işbirlikler...