logo

21 Ağustos 2017

ETKİSEL İNSAN TEPKİSEL İNSAN


facebooktwitter
Şükrü Turan Ergün
bilgi@marinevo.com

Değerli Mücadele Okurları bir önceki yazımda “Özfarkındalık Bilincine Erişmiş Özsaygısı Yüksek Bireyler Olabilmek: Özbenlik – Özfarkındalık ve Özsaygı Denklemi”den sizlere bahsetmiştim. Ve bir sonraki yazımda da bu yazının devamı niteliği taşıyan Etkisel ve Tepkisel insan kavramından bahsetmek istiyorum.

Bahsetmeden önce sizlere basit bir soru sorarak başlamak istiyorum yazıma.

İnsanlık tarihi boyunca hayatımızın en önemli parçası olmuş şey nedir sizce?

Cevapları duyar gibiyim:

İcatlar!

Su!

Yemek!

Birçok şekilde uzatabiliriz aklımıza gelenleri. Belki de birkaçınızdan doğru cevaplar gelecek. Ama bunların hiçbiri olmayacak
cevap.

Peki nedir sizce bu hayatımızda yer etmi en önemli şey?

O halde sıkı durun!

Söylüyorum:

İletişim!

Nasıl yani?

Şöyle bir düşünün canlılarla hiçbir şekilde iletişim kuramaz olsa idik hayatın bir önemi kalır mıydı?

Acıyı, sevinci, öfkeyi, mutluluğu, bu en güzel duyguları paylaşamasak idik bir önemi, bir anlamı kalır mıydı yaşamanın?

Elbette Hayır.

Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Doğası gereği kendisini ifade etmeye ve kendisinden başka kişileri de anlamaya çabalamaktadır.

İşte bu yüzden iletişim, hayatımızın her döneminde insanın en önemli değeri, vazgeçilmezi olmuştur.

İletişimin bazı temel türleri vardır. Mesela konuşma, yazma, izleme ve dinleme. Hayatın her anını iletişim kurarak geçiyoruz. Akıllı telefonlar,
bilgisayarlar, televizyonlar derken bir de bakmışız sosyal medyanın, dizilerin  içindeyiz.

Bununla da sınırlı değil. Sinema, tiyatro bile bir iletişimdir. İzleyiciye mutlaka iletmek istediği bir şeyler vardır her yapıtın,
gösterinin ve biz onların bizimle kurduğu iletişime cevap veririz. Sinemada, Tiyatroda izleyerek mesela. Sosyal medyada okuyarak. Mesaj atarak, yorum yazarak iletişim kuruyoruz, yazılı bir şekilde. Ya da görüntülü arıyoruz, sözlü iletişimi tercih ediyoruz.
Yani her gün mutlaka iletişim kuruyoruz insanlarla… Hayatımızdaki en önemli yeri iletişime ayırıyoruz.

Nolmuş yani?

Biz zaten bunları biliyoruz. Der gibisiniz.

Evet, biliyorsunuz.

Peki ya nasıl bir insan olduğunuzun farkında mısınız? Özfarkındalık dedim hani, önce ‘kendinizi farketmek’

Kaç kişi kendisinin farkında?

Kaç kişi birbirlerine saygılı?

Kaç kişi özbenliğinin bilincinde mesala?

Aslolan bu sorulara samimi cevaplar verebilmektir. Ama kendimize.

İletişim konusunun detaylarına inersek uzar gider, bu benim alanım değil. Ben sadece yüzeysel olarak yazımın önemini vurgulamak
için giriyorum küçük detaylara.

Peki asıl önemli husus nedir?

Şudur:

Tepkisel insan olmayı bir kenara bırakıp, Etkisel İnsan olabilmek.

Okuyucularımın seslerini duyar gibiyim:

Koltuğuna uzanmış, gözlüğünü takmış, eline gazetesini almış Emekli Ahmet Amcam, bir yandan kahvesini yudumlarken bir yandan
gözüne takılan yazımı okuyor. Tam da bu soruyu sorduğumda Ahmet Amca sesleniyor eşine:

-Hanım! Baksana şu yazar var ya hani Mücadele’de genç olan, etkisel insan olmanın öneminden bahsetmiş? Ne diyor yahu şimdi
bu? Sen bir şey anladın mı?

Her sabah masasına gelen gazetelerine göz gezdiren Can Bey, birden yazıma takılıyor. Ve gözüne sorduğum soru ilişmiş bile:

-Arkadaşlar! Mücadele Gazetesi’ndeki bir yazar etkisel insandan bahsetmiş. Sizce biz hangisiyiz? Etkisel mi? Tepkisel mi?

O halde gelin birlikte bakalım.

Bilimsel birçok kitapta bu kavram Proaktif İnsan (Etkisel), Reaktif (Tepkisel) İnsan olarak karşımıza çıkıyor.

Aslında bu ne düşündüğümüz, ne tür duygular yaşadığımız, mevcut zihinsel halimiz, düşüncelerimizin tutarlılığı, duygusal dalgalanmalarla
doğrudan ilişkili. İşte tüm bunları cevapladığımızda nasıl bir insan olduğumuz ortaya çıkıyor.

Ben bilimsel kitaplardaki gibi etkisel insan şudur tepkisel insan budur diyerek bir bilgi aktarmaya çalışmayacağım sizlere.
Ben size bilimsel verilerden yararlanarak kendimizi bir sorgulama sürecine itiyorum aslında. O yüzden size büyük başlıklarla nasıl bir insan olduğumuz hakkında ipuçlarını veriyorum:

KENDİNİZLE YÜZLEŞİN

Herşeyden önce ilk olarak kendimizle yüzleşmek durumundayız.

NASIL DAVRANACAĞINIZA KARAR VERİN

Davranışlarımız kişiliğimizi belirler. Nasıl bir kişi olduğumuzu davranışlarımız bize söyler. Duygularımız ve düşüncelerimiz de
davranışlarımıza eşlik eder, bedenimiz de bu ahenge uyar.

SORUMLULUKLARINIZIN FARKINA VARIN

İnsan kendisine olduğu kadar çevresine içinde bulunduğu dünyaya da faydalı olmak durumundadır. Bir anne babanın çocuklarını
yetiştirip büyütmesi, bir öğrencinin derslerine zamanında çalışması, bir işgörenin işini düzgün yapması gibi uzar gider bu. Ama netice itibariyle hepsinin ortak bir yanı vardır:
Sorumluluklarımızı bilmek!

DÜŞÜNCELİ OLUN

Sadece kendisini düşünen insan bencil insandır. Oysa sağlıklı iletişimde empati yani ‘kendini karşındakinin yerine koyma’, olayları
onun tarafından değerlendirmek de çok önemlidir. İşte düşünceli olmak da bunun en önemli parçasıdır.

İZ BIRAKIN

Ne kadar üretken ve yaratıcı olursanız o denli iz bırakırsınız. Örneğin ‘benim müdürüm ya da yöneticim çok iyi adamdır. Personelini
düşünür, ve sorumluklarımızı bize her daim hatırlatır’
dediğimizde bizde nasıl bir iz bıraktığını anlayabiliriz.

Aslında yukarıda bahsettiğim ipuçlarını daha da uzatabiliriz ama bu detaylarla bile nasıl bir insan olduğumuzu şimdiden çözdük
bile!

İpuçlarını yakalayan yakaladı,

Yakalamayan yaya kaldı,

Kim bilir bu sefer hangi bahara kaldı…

=)

Saygı, sevgi ve muhabbetle…

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KÖMÜR KARASI

    23 Eylül 2017 Yazarlar

    Maden ocağından çıkan işçiler üzerlerindeki iş elbiseleri minibüsün koltuklarını kirletmesin diye 5 kilometrelik yolu ayakta gitmişler.. Kendi adıma çok üzüldüm ve çok utandım.. Soma faciasından sonra sobaya her kömür atışımda içim cız cız ediyor ve evine çocuklarına ekmek götürmek için madende çalışan ve kara vicdanlıların duyarsızlıkları yüzünden yanan 301 madencimiz aklıma geldikçe yüreğim buz kesiyor.. O minibüsteki fotoğrafı çeken insanlar öyle sanıyorum ki oturmaları için ısrarcı olmuşlardır mutlaka.. Oturmamaları kendi tasarruflarıdır...
  • DOMATES…

    23 Eylül 2017 Yazarlar

    Domates, yaprakları hafif tüylü, çiçekleri salkım şeklinde olup meyveleri ekseriyette kırmızı ve muhtelif renkleri de mevcut olup vitamin bakımından zengin bir otsu bitkisidir. Genelde 1-3 metre boya sahip olan Domates bitkisinin hafif odunsu bir gövdesi vardır. Türkiye'de domates üretimi yaygın bir şekilde yapıldığı gibi ihracat ürünleri arasında önemli bir ekonomi değere sahiptir. TÜRK DOMATESİ RUS PAZARINDA Rusya’nın Moskova şehrinde 11-14 Eylül 2017 tarihleri arasında düzenlenen World Food Moscow Fuarı’nda Türk domatesi gü...
  • KUZEY IRAK REFERANDUMU…

    22 Eylül 2017 Yazarlar

    Kuzey Irak referandumu, Barzani yönetiminin Duhok ve Erbil merkezli sözde Kuzey Irak Kürt Devleti'nin ilanı için seçtiği referandum tarihi 25 Eylül tarihinde yapılması kararı alındığı gibi, yapılacak olan bağımsızlık referandumu için oy pusulaları 4 dilde Kürtçe, Arapça, Süryanice ve Türkçe hazırlanan oy pusulalarının altında merkezi Irak hükumetinin bayrağının bulunduğu bölgeye, 'Hayır', Irak Bölgesel Kürt yönetimi bayrağının bulunduğu bölgeye de 'Evet' işareti konulduğu belirtiliyor. KUZEY IRAK REFERANDUMUNA TEPKİ Aydın'ın Efeler ilçe...
  • BUNA BİRİSİ SON VERMELİ

    22 Eylül 2017 Yazarlar

    Suriye'deki iç savaş ve AB ve ABD'nin müdahalesinden sonra ülkeden kaçarak ülkemize sığınan, Akdeniz'de Ege'de Marmara'da insan kaçakçıları tarafından vaad edilerek fahiş fiyatlarla Avrupa ülkelerine, Yunanistan'a, İtalya'ya kaçırılmak istenen insanlar ne yazık ki bu soğuk sularda boğuluyor, kayboluyorlar.. Myanmar'da Müslümanlara tabiri caizse soykırım uygulanıyor.. Müslümanlar ülkeyi terk ediyorlar.. Dünya ülkeleri de bütün bu ve buna benzer olayları karşıdan seyrediyor.. Mülteciler konusunda Amerikan Devlet Başkanı'nın küçük bir teşekkür e...