logo

15 Eylül 2007

Emekleyen bir siyasi girişim: yeni DYP


Fethi Aytaç
fethiaytac@mucadele.com.tr

BİR OLAY

Mayıs ayı başlarında yazılı ve görüntülü basın yayınımız ANAP ile DYP´nin genel başkanları arasında, 22 Temmuz’da yapılması Meclis´ce kararlaştırılmış genel seçimde, DP(=Demokrat Parti) adı altında birleşip seçime tek parti olarak girme konusunda bir anlaşmaya varıldığı haberini gündeme taşıdılar. Bu yaklaşımın olumlu ve olumsuz değerlendirmeleri yapıldı ve ay sonunda DYP´nin adını DP olarak ve amblemini de (1946-1960 yıllarının Demokrat Partisi’nin ambleminden esinlenerek) bir ayağını kaldırmış at olarak yenilediği kesinleşti.

Bu, aslında gerçekten önemli bir olaydı Ama her iki partinin DP çatışı altında seçime girmesinden memnun olan kabandaki seçmen kadar memnun olmayan partililer de vardı. Nitekim 29 Mayıs tarihinde pek az gazeteye yansıyan bir haberde bazı DYP kökenli girişimcilerin 28 Mayıs tarihinde İçişleri Bakanlığına yaptıkları başvuru ile DYP(=Doğru yol Partisi) adı ile yeni bir parti kurdukları duyurulmuş oldu.

Ancak bu duyuru, ANAP-DP arasında önce sıcak kucaklaşmalarla başlayıp sonra ağır taşlamalarla sonuçlanan gelişmeler; topluma bazı yönlerde umutlar veren Cumhuriyet ve laiklik mitingleri+seçim mitingleri ve nihayet 22 Temmuz’un getirdiği sürpriz sonucun tabir caiz ise şaşkınlığı içinde eriyip gitti. Öylesine ki aradan geçen 3 aya rağmen bu yeni atılım hakkında basında göze çarpar bir yeni haber hemen hemen hiç yer almadı.

BİR BİLGİLENDİRME

Ancak 22-23 tarihlerinde Ankara´dan söz konusu parti Genel Başkanlığı adına ulusal basına ve bazı mahalli gazetelere gönderilen mesajda partinin kuruluşunda bazı eski bakan ve milletvekilleri ile eski bürokratların (örneğin eski Tekirdağ Valisi olarak şahsen benim) yer aldığı ve halen çeşitli akademisyenlerin ve basın-yayın ilgilisi 150 kişinin üye olduğu bildirilerek işaret ettiğimiz “Suskunluğun” nedeni şöyle açıklanmıştır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  PORTAKAL..

“22 Temmuzda yapılan seçimde Demokrat Parti´ye zarar vermemek için Doğru Yol Partisi olarak bütün faaliyetlerimizi ve beyanatlarımızı durdurmuştuk. Geleneksel misyonumuzu canlandırmak için bıraktığımız yerden büyük bir hızla yeniden harekete geçmiş bulunuyoruz.

Parlamento dışında olmamıza rağmen iktidarın tek alternatifi olduğumuzu yakında herkes görecektir…”

(Bu açıklama, Tekirdağ´da yayımlanmakta olan Yeni İnan gazetesinin 25 Ağustos günlü sayısından aktarılmıştır.)

EK BİLGİLENDİRME

Aktardığımız bilgi söz konusu yeni DYP´nin genel başkanı Çetin AÇIKGÖZ, tarafından yansıtılmıştır Sayın Çetin AÇIKGÖZ meslek olarak Ceza Hukuku ile ilgili davalarda tanınmış saygın kişiliğe sahip bir avukattır ve yeni partinin Genel Başkanıdır.

Açıklamada sözü edilen bakanlardan eski Devlet Bakanlarından sayın Şerif ERCAN, Genel Başkan Yardımcısıdır. Kurucu üyeler arasında başkaca eski bakanlar ve saygın eski milletvekilleri vardır.

Şahsen ben de sayın Ş.ERCAN´ın ricası üzerine partiye üye olanlardanım. Ve kurucu ekibin takdiri ile, parti Danışma kurulu veya Haysiyet Divanı Başkanlığı gibi bir sıfatla görevlendirilmem söz konusudur.

Gerek genel başkan, gerekse Ş.ERCAN, Sayın DEMİREL ise, eskiden beri iyi ilişkiler içinde olup partinin kuruluşu öncesinde kendisini “bilgilendirmişlerdir.”

Partinin programı ve çalışma esasları bir broşür haline getirilmiş olup yakında kamuoyuna geniş bir açılımla dağıtılacaktır.

Partinin Genel Merkezi şimdilik, Ankara –Kızılay-Sümer Sokak 2 No.36/13 ve telefonu/ (0312)2301030 veya (0312)2291415 tir

BEKLENTİLER

Parti yurdun çeşitli yörelerinde yankı bulmuştur. Bazı illerde şube kuruluşları gündemdedir.DP´nin 17-18 Kasım tarihlerinde yapılacak Kongresine kadar yeni bazı kuruluşlar olması beklenmekle beraber, kişisel görüşüme göre , gerçek durum bu Kongereye endeksli olarak açıklık kazanacaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Her 10 Kasım'da Daha da Devleşiyor

Yeni Partinin son durumu hakkında bilgi almak veya parti ile ilişki kurmak isteyenler Dernek Merkezine uğrayarak veya verdiğimiz numaralardan telefonla bilgi alabilirler Girişimde ümit görenleri parti saflarında yer almaya da davet ederiz..

Yeni DYP ye şimdiden ömür biçmek tabi ki mümkün değil. Temennimiz, çok iyi niyetlerle sürdürülmekte olan girişimin hayırlı bir gelişme göstermesidir.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Öğretmenler Günü Kutlu Olsun…

    21 Kasım 2017 Yazarlar

    Öğretmenler Günü'ne 3 gün kaldı. Ama ne yazık ki öğretmenlerimizin durumu ortada... Eğitim sistemimimizin, nasıl eğitim sistemsizliğine dönüştüğü de ortada... Gazete olarak da, köşe yazarı olarak  da yayın hayatımıza başladığımız 1 Mart 1990 tarihinden bu yana 28 yıldır eğitim başta olmak üzere hep bu tür çarpıklıkları, sorunları dürüstçe ortaya koymaya, halkımızı bu gerçeklerden haberdar etmeye çalıştık... 28 yıldır hep halkımızın haber alma özgürlüğüne layık olmaya, onların, kendilerine ait olan bu en temel anayasal haklarını bizi...
  • Kesilen 1 Milyon Zeytin Ağacı

    21 Kasım 2017 Yazarlar

    Dünyada zeytin ağaçlarını bekleyen bir tehlike var. Zeytin'de görülen "Xylella Fastidiosa" bitki hastalığı, 2013 yılında İtalya'nın Puglia bölgesinde korkunç sonuçlara yol açmış. Müdahalesi ve çaresi henüz olmayan hastalıktan dolayı, 100 yıllık zeytin ağaçlarından 1 Milyonu kurudu ve kesilmek zorunda kalındı. İtalya'da zeytin ağaçlarında hızla yayılan bu hastalığın, ülkemize hiçbir zaman uğramaması dileğiyle......
  • TÜRK DEVRİMİ’NİN MİSYONERLERİ

    21 Kasım 2017 Yazarlar

    YAZAN: KEMAL TEK Anadolu’da Cumhuriyet ile birlikte büyük bir devrim yaşanıyordu. Bir toplum yaşadığı eski, köhnemiş bir uygarlıktan, çağdaş bir uygarlığa geçmeyi deniyordu. Yapılacak çok iş vardı çünkü Türk Devrimi bireyin manevi hayatından tutun da ülkenin siyasal, ekonomik ve toplumsal yapısında hızlı değişimler hedefliyordu. İşte bu büyük devrimin halk tarafından sindirilmesi görevi eğitime verilmişti. Dolayısıyla Anadolu’da öğretmenler adeta devrimin misyonerleriydi. Misyonları ise: “Türk vatanının dağlarında, bayırlarında ve kırlar...
  • Velilere Kitap Kazığı!..

    20 Kasım 2017 Yazarlar

    Rezalet dedim. Nedeni şu: Türkiye Cumhuriyeti'nin gelmiş geçmiş en pahalı kitap basım ihalesi açılmışsa... Her yıl trilyonlarca liralık kitap basılıyorsa... Her yıl bu trilyonlar senin, benim, hepimizin cebinden çıkıyorsa... Ama buna rağmen, aslında içi adeta boş olan bu kitaplar yerine, her okul başka başka yardımcı kitaplar istiyorsa... Veliler 150-200 Lira'lara varan kitap masraflarına katlanmak zorunda kalıyorsa... Bu ülke adam olur mu? Hem halkın trilyonlarını kitap basım ihaleleriyle bir matbaaya akıtacaksın... Hem...