logo

06 Aralık 2011

DÜNYA BİLİMLER AKADEMİSİNDE TÜRKİYE YOK…


Levent Seçer
leventsecer@mucadele.com.tr

”Ben,manevi miras olarak hiçbir ayet,hiçbir doğma,hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum.Benim maveni mirasım bilim ve akıldır…Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların,kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor.Böyle bir dünyada,asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve bilimin gelişimini inkar etmek olur…Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler,bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse,manevi mirasçılarım olurlar.”Bu sözler ,şu günlerde yok edilmeye çalışılan,onun devrimlerinden,düşünce anlayışından, fikirlerinden, kurduğu cumhuriyetten, çağdaş düşünce anlayışından rahatsız olanların,diktatör yada soykırımcı ilan ettikleri Atatürk’ ait.Şimdi Tüm bilimsel kurumların kapatıldığı,sanatın kültür ve edebiyatın yok sayıldığı ,değer bulmadığı bir ülke durumuna gelmiş Türkiye’de, çağdaş bilimden akıldan söz etmek mümkünmü?.Bu gün yılda kaç bilim adamı geliyor ülkeye,yada yurt dışında kaç bilim adamı uluslararası etkinliklerde söz sahibi olarak kürsüye çıkıyor.160 dan fazla üniversite var ülkede,yılda kaç bilimsel proje,yada makale üreterek yolluyorsunuz, uluslararası bilimsel kurumlarla bunları paylaşıyorsunuz acaba?.Çok değerli bilim adamlarımız var,(TÜBA) nın bugün saygın bir noktaya gelmesinde emek vermişler,ancak ne hikmetse,nasıl bir anlayışla,bu güzide kurum ve kurumlar adeta yok edildi,peki bunları yaparken,uluslararası kamu oyunun bakışını hiçmi dikkate almıyoruz?.Batı bize nasıl bakıyor,bizi nasıl izliyor, kimsenin umurunda değil.Türkiye nasıl bir tıkanmanın ortasında kalmış,bu kimsenin umurunda değil,sadece inanç siyasetinin getirisinde uçuruma sürüklenen bir Türkiye resmini görmek mümkün.

İLERİ DEMOKRASİ YALANI…

Türkiye özde ve dolaysız bir demokrasiyi hala yaşayamazken,siz adının içinde çağdaş değerlerin olmadığı ”İleri demokrasi”diye bir masaldan söz ediyorsunuz.Edebiyat,sanat,eğitim ve kültürel değerler, bu masalın içinde neden yok?.Türkiye hiçbir zaman yaşayamayacağı bir önemli etrkinliği başaramadı.İstanbul geçen yıl uluslararası kültür başkenti olarak başarılı değildi,uluslararası birbirinden önemli sanat etkinliği var,edebiyat fuarları var,bunların kaçında yer alıyoruz?.Düşünce adamını,yazarını ,gazetecileri,kitap yazdığı için tutuklarsan,Batı bize nasıl bakıyor dersin?. ”Bugün Türkiye’de, kitap yazdığı için tutuklanan bir yazar ve gazeteci yok”diyor Bakan.Bu nasıl bir çelişkidir ki inkar edilebiliyor.Bir yazar gazeteci sistemi eleştiriyor diye hapsedilirse,o ülkede demokrasinin varlığından söz edilebilirmi?.İleri demokrasinin içinde demek bu değer olmayacak,yani ileri demokrasi çağdaş düşünceye kilit vuruyor demektir.İleri demokrasi anlayışının içinde,islami model var,Atatürk yok,cumhuriyet,çağdaş düşünce,sanat ve bilim,akıl ve eğitim,tüm değişimsel değerler asla olmayacak bunu biliyorum.Türkiye Atatürk ve onun düşünce anlayışını,tüm bu çağdaş değişimi istemiyor unutacak,istenen sadece Türkiye’yi safahata kaydırılan dönemin yaşandığı,herşeyin satıldığı,ülkenin yabancılara teslim edilme noktasında yaşananların içinde çizilen döneme dönüştürülmüş,osmanlıyı yaşamaya hazırlanıyor.

TÜBA VE YIKILAN DEĞERLER…

Türkiye Bilimler Akademisi artık yok,akademiye bugüne kadar çağdaş bir anlam kazandırmak için çalışan bilim adamarı yok,hepsi istifa ettiler,şimdi akademiye yeniden 100 bilim adamı seçilecek,peki nasıl ve kim seçecek?.Başbakan seçecek,böyle şey olurmu?.Bilimsel bir kurumda üyeler kendi aralarında seçme seçilme yetkisine sahip olmalı ,yoksa evrensel değerlerin yansıtılmadığı bir ilmi kurumda,nasıl çağdaşlıktan söz edebiliriz. Bugün Fransa’da Bilimler Akademisi, devletten her dönemde destek alır,devlet akademinin uluslararası saygınlığını her dönem koruması adına her türlü desteği vermektedir. Siyasal etkilişimi devlet bu kuruma sokmaz.Ama şimdi Türkiye’de Başbakan yine söz sahibi olacak, konuşan tek adam,Türkiye’nin tüm kaderini elinde tutan tek adam.Batı için gelişmiş uygarlığın içinden Türkiye hızla uzaklaşmaktadır, ama bu kimsenin umurunda değil.Olası bir anayasa içinde bu değerlerin hiç birisini bulamayacağız,hazırlanacak anayasa, yine bu sistemin kendini koruduğu bir anayasa olacaktır.Batı’da Türk felsefesi ve bilimsel değerler,hala osmanlı’da kafesin içinde tıkalı kaldığı gibi duruyor.Batı bu gözle bakıyor Türk bilim ve kültürel değerlerine.Büyük bir düşünür olan İbni haldun (1332-1406) bir istisnadır,o dönemim bilimsel değerlerini korumak adına savaşmış bir dehadır.Düşünce tarihinde dünya piyasasına çıkan,ARİSTO,MUHAMMED ABDUH,RAŞİT EL-HİKMA, SALERMO, TOLEDO, GERBERT, KONSTANTİN, GERARD, HERDER, TAKÖYYİDDİN,

ve dünyanın en büyük düşünürleri arasında çok ayrı bir yeri olan GOTTFRİED WİLHELM LEİBNİZ (1446-1716) Tanrıyı her dönem savunan, ”Tanrı insanların özgürlüğü için vardır”diyen NEWTON (1710) Aynı zamanda hesap makinasını icat eden bir deha dır.Dünya bugün bu değerleri tartışamıyor, tartışılan, kazandırdıkları bilimselliğin, hala o döneme ait saygınlığını önemini,insanlık adına nekadar büyük bir önem taşıdığının korunamamasıdır.

17.Yüzyıl yazarlarımız: Filozof ve bilim adamlarımız:Evliya çelebi Katip çelebi,FARABİ,EL KİNDİ,İBNİ SİNA,İBNİ RÜŞT,BİRUNİ,HAREZMİ,RAZİ,İBNİ HAYSIM,HAYYAM,ULUĞ BEY,HAREZMİ.Osmanlı bilim tarihinde hala unutulmaz bir yeri olan değerlerdir,bu günlere nasıl bir miras bıraktıklarını, bunu da toplumla paylaşmaktan uzakta olmak,Batı’nın bilimsel değerlerinden çok gerilerde kaldığımızı ortaya koymuyormu?.Ama biz şimdi kalkmış, bilim ve aklı yok sayan bir anlayıştan söz ediyoruz.Özgürlük anıtına ”UCUBE” demek.Sanatçıya ”MÜSVEDDE” demek gibi.

Bugün Avrupa Kültür Akademisi (Academia Europaea) Avrupa kültür varlığı ve bilimsel değerlerin dünyaya yansıtıldığı bir kurum,her ülke den bilim adamlarının çağrıldığı bu akademi de olmak,ülkesi adına her bilim adamının farklı bir değer taşıdığını göstermektedir.Peki bu önemli akademi de kaç Türk bilim adamı var dersiniz?.Sadece 4 Türk üye burada kalıyor.2228 üyesi bulunan akademi de,bugün 4 Türk bilim adamının üye olarak bulunması nın cevabını kim verecek acaba?.Akademi başkanı Prof.Dr.Lars Walloe .Oslo’da 2010 yılında yaptığı bir konuşmada,Akademi üyeleri arasında ”Türk bilim adamlarının fazlalığını görememek üzücü,akademinin amaçları arasında,tüm ülkeler arası bilimsel çağdaş politikaların paylaşılması önemli,ama bunun yansımasında Türk motiflerini göremiyoruz” işte Türkiye’nin içine düştüğü durum.Biz ne yapıyoruz,siyasetin tam ortasına bilimi koyarak onu yakıyoruz yıkıyoruz.Türkiye bunu haketmiyor.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EMPERYALİZMİN MAŞALARI

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Küresel Emperyalizme hizmet etmeyi vazife edinenlerin siyasi görüşü falan olmaz. Adı üstünde #Uşak bunlar! Uşağın görüşü olduğu nerede görülmüş? Siyaset yapabilmek için, memleketin yönetimine dair fikir üretmek gerek. Bugünün muhalefeti tıpkı mazideki tüm siyasi örgütlerin yaptığı gibi ancak kulaklarına üfleneni aktarmakla meşgul. Memur bunlar, bildiğiniz görevli... Efendilerinin çıkarı uğruna #tellallık yapıyorlar. Bağımsızlık mı dediniz? Bağımsız bir Türkiye"de bu çakalların hepsi işsiz kalır; bu durumda Allah zulüm görmesi muhtem...
  • ÖĞRETMEN NASIL OLMALI DİYE TARTIŞIYORLAR

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Öğretmenliğin nasıl olması gerektiğini öğretmenlerin dışında herkes çok iyi biliyor. Evet, bir milyonluk öğretmen camiası içinde yanlışı olanlar da vardır. Ama eleştiri işi çığırından çıkmış gibi. Hata arayalım denilirken artık nasıl öğretmenlik yapılmalı noktasına gelinmiş durumda. Öğretmen hedef tahtasına oturtulmuş, neresinden vuralım diye aranılıyor sanki. Eğitimle ilgili konular milli eğitim uzmanlarına bırakılmalı. Öyle herkes kafasına göre bir görüntü üzerinden ahkam kesememeli. Bu durum dini konularda da var. Kulaktan dolma bilgiler...
  • Kadının Adı Var

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Kadın, hayattaki en mükemmel enstrümandır. Ama ne yazık ki, her erkek nota bilmez. Demiş #FaridFarjad Kadına şiddete Hayır!... Böyle bir sloganın atılması, hele ki bu tür bir slogan için özel bir gün tahsis edilmesi bile biz erkekler için yeterince utanç verici olsa gerek. Erkeklik sadece Er'il olmak mıdır?... Adam olmayan, erkek olsa ne olur? Fiziksel olarak daha güçlü olmak, zorbalığın gerekçesi olabilir mi? Aynaya baktığında erkek sureti gören ve kendini o sıfatla tanımlayan, yer yer bu sıfata nail olduğu için böbürlenen mâh...
  • Suriye Satrancı

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Rusya, YPG kartını gösterip, esedi masaya oturtmak istiyor. ABD den sonra Rusya da Ypg yi tanıyor, muhatap alıyor. Rusya, bölgede sürekli imtiyaz elde ediyor. Suriyede ABD ve Rusya örtülü bir ittifak içinde. Suriye ABD ve Rusya arasında nüfuz paylaşımına uğradı. Bugün yaptıkları bu planı uygulamaya koymak. Türkiye gelecekte başına bela olabilecek bir oluşuma engel olma gayretinde. Şii duvarını aşamadık. Bari pkk duvarına engel olalım çabasındayız. Bu sadece bizim derdimiz. ABD ve Rusya için ise stratejik hedef Bugün kısmi işbirlikler...