logo

18 Eylül 2017

Dijital Okuryazarlık


Ayfer Çezik
ayfercezik@gmail.com
Yeni Eğitim öğretim yılı 18 Eylül 2017 günü başladı.. Ülkemiz ve tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimiz için hayırlı ve uğurlu olsun..

Yap- Boz tahtasına dönen eğitimimizin o kadar çok sorunu var ki, neresinden başlasak bilemiyoruz.. Okulların açıldığı şu günlerde eğitimle ilgili gündem hiç bitmiyor.. Her gelen Milli Eğitim Bakanı kendisine göre bir sistem ortaya atıyor ve uygulamaya koyuyor.. Tabiri caizse bin bir tane sınav ve gidecekleri okul bulmak veya bulamamak yüzünden veliler ve öğrencilerimiz deney fareleri gibi şaşırıyor ne yöne gideceklerini bilemiyorlar..

Bir bakıyorsunuz bazı okullar tam gün öğretime geçmiş.. Geçmiş yıllarda köy okullarının taşımalı eğitime geçmesi ve kilometrelerce uzaktan küçücük çocukların bakımsız köy yollarında sabahın kör karanlığında okul yollarına düşmesi ise yürek sızısı..

Anneler, babalar evlatlarının peşinde koşmaktan perişan oluyorlar.. Kent merkezlerinde bile veliler çocuklarını okul bahçelerinde beklemekten yorgun düşüyorlar.. Çalışan annelerin işleri ise daha da zor.. Allah kolaylık versin..
TÜSİAD Başkanı Sayın Erol Bilecik Eğitim yılının başlamasıyla ilgili bir açıklama yapmış. Sayın Bilecik açıklamasında dijital okur yazarlığa dikkat çekerek, gelişmiş ülkeler kategorisine yükselebilmek ve arayı açmamak için modern eğitimin şart olduğunu söylemiş.. Ağzına sağlık..
Ülkemizde ise tam tersi yapılıyor.. Müfredatlar değiştiriliyor, ağırlıklı olarak İmam hatip okullarının önü açılıyor, müspet ilim ve fen dersleri sayıları azaltılıyor.. Ders kitaplarındaki konular ileriye değil de, sanki geçmişe öykünerek hazırlanmış…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  YÖRÜKLERDE KADIN (6)

Çocuklarımız okula gitmiş olmak için okula gidecekler, araştırma, geliştirme yok.. Değerler eğitimi var.. Sanki bizler değerlerimizi öğrenmemişiz.. Ne mutlu bizim kuşaklara ki değerlerimiz bize ders olarak değil, ailelerimiz ve eli öpülesi öğretmenlerimiz tarafından “örnek” davranışlarla öğretildi..

Önceki yıllarda bi medya okur yazarlığı dersi konmuştu.. Epey bir tartışıldı.. Kim ders versin, normal  ders öğretmenleri mi yoksa İletişim Fakültesi mezunları mı versin diye..

Yeri gelmişken sorayım; İletişim Fakültesi mezunlarının bu ülkede esamesi okunuyor mu? Her bölümden mezun olan öğretmenlik formasyonu alıp öğretmen olabiliyor ama ne yazık ki İletişim Fakültesi mezunlarının böyle bir hakları yok..

Sayın TÜSİAD Başkanı konumu gereği dünyayı iyi okuyup geride kalmamamız gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.. Değerlendirip, değerlendirmemek her zamanki gibi yöneticilere kalmış..
Ama bana kalırsa çocuklarımıza teknoloji çağında yapacağımız en büyük iyilik; teknolojiyi etkin ve doğru kullanmaları, teknoloji üretmeleri  yönünde onları yönlendirmek ve yüreklendirmek, çocuklarımızın ufkunu açmak için bu işin eğitimini almış, İletişim Fakültesi mezunlarından yararlanmak olacaktır.. Medya okuryazarlığı, dijital okuryazarlık ülkemizin kalkınmasına çok büyük katkılar sunacaktır..

Buna inanıyorum.. Biz inanıyoruz da yönetenler de bu konuda gerçekçi adımlar atsa çok iyi olacak..

Kıssadan Hisse..
Müfredatlarımızdan çıkarılmak istenen ATATÜRK bunu 100 yıl önce görmüş ve bu ülkeyi yöneteceklere şu uyarıyı yapmıştır..

“Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk
halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.”
Haksız mı?..

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HANIM AĞA…

    21 Ekim 2017 Yazarlar

    Ağa, büyük erkek kardeş, ağabey olarak bilindiği, babacan ve mert kimselere de kullanıldığı gibi, Hanım Ağa da, erkek ağanın kadın modeli anlamında da kullanılabiliyor. Diğer taraftan Türk devletinde askeri ve sivil kuruluşlarda kullanılan bir unvan olan Ağa, Moğolca büyük erkek kardeş manasındaki “aka” kelimesinden Türkçeleştiği, bu manasından başka bazı lehçelerde baba, dede, amca, dayı, abla gibi yaşça büyük akrabalar için kullanılabildiği ifade edilmektedir. EFELERİN BOĞA GÜREŞİ AĞASI ZELİHA KAYA İLK “HANIM AĞA” SEÇİLDİ Aydın...
  • TATLI TELAŞLAR

    21 Ekim 2017 Yazarlar

    Of! Her şey aynı. Akşam yatıyorsun aynı yatak, aynı yastık. Sabah kalkıyorsun aynı oda, aynı ev. Annen aynı, baban aynı. Okul aynı, iş aynı. Hayat aynı. Nasıl sıkılmayayım? Diyeceğimi sanıyorsanız aldanıyorsunuz sevgili okurlarım. Çünkü ben, hayat ne kadar monoton ilerlese de içerisinde küçük ve tatlı heyecanların da var olduğunun bilincindeyim. Hatta inanmayacaksınız ama bazı formalitelerin insanı mutlu ettiğine bile tanık oldum. Evet bugünkü konumuz insanı bir sevgi kelebeğine dönüştüren sevimli formaliteler. Hazırsanız başlayalım. Takip ede...
  • VİCDANINIZA YAKIN GÖZLÜĞÜ TAKIN

    20 Ekim 2017 Yazarlar

    Merhabalar Sevgili Okurlarım, Bugün sizinle güzel ülkemin çözülememiş meselelerinden biri olan eğitim ve sınav sistemiyle ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Bunu hepimiz biliyoruz zaten. Hayatın kendisi her gün değiştikçe ekonomi, ticaret, kültür, medya ve eğitim gibi sistemlerin de hepsi geleneksel modellerden çıkıp çağa ayak uydurmak mecburiyetindeler. Özellikle eğitim ve buna bağlı olarak gelişen sınav sistemimiz değişe değişe bir hal oldu. Teoride düşünülen ile pratikte uygulananlar arasında...
  • V1 CHALLENGE …

    20 Ekim 2017 Yazarlar

    V1 Challenge, 2011 yılında başlamasına rağmen kullanılan otomobiller, yarış biçimi, şehir içi yarışları ve ödüllendirme sistemiyle Türk motorsporlarında büyük ilgi uyandırdığı, temelleri Volkan Işık tarafından atılan V1 Challenge gerek kullanılan Volkicar isimli araçlar, gerekse koşuların şehir içlerinde yapılması büyük ölçüde etkili olduğu, V1 Challenge toplam yedi yarıştan oluştuğu ve yarışlar kendi aralarında üç farklı biçime ayrıldığı şeklinde ifade edilir. 2017 V1 CHALLENGE YARIŞINI AYDINLILAR İLGİ İLE İZLEDİ Aydın'ın Efeler il...