logo

20 Haziran 2013

Çarşı’nın Mesajı Kimin Gözlerini Yaşartmaz ki?


Güçlü Çezik
guclucezik@hotmail.com

Ben bir Galatasaray taraftarıyım. Telefon hattım GSMobile. Kredi kartım sarı-kırmızı. Ama bugün istiyorum ki ben değil, Çarşı Grubu'nun gözlerime isyan yaşatan satırları işgal etsin bu köşeyi! Bu memlekette her köşeyi tutanlara inat, ben de köşemi onlara ayırıyorum bugün, Türkiye'nin vicdanına tercüman oldukları için…

İşte Çarşı'nın son açıklaması:

“Rüşvet alan, para pul padişahı değiliz.

Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.”

Mağduriyetimiz ve mazlumiyetimiz sınanırken, vicdanı icarlanmamış halkımızın, hakikate olan inancından güç alarak diyoruz ki: Mutluluğun resmini yapamadık belki; ama -15 derecede, naylon çadırların içerisinde güneşin doğuşunu hayal etmenin ne olduğunu resmettiğimiz için hiçbir pişmanlık duymuyoruz.

Beyaz formalarımız bize kefen olsun ki kanlarımızı satmadık, tek celsede bağışladık. "Helal-i hoş olsun" diyoruz.

Çocuk Esirgeme Kurumları’nda, ağlayan çocukların gözyaşlarını gördüğümüz için boğazımıza bir yumruk oturmuştu ve sıkılıydı.

Yaşlılarımızı ziyarete gittiğimizde, analarımızın-babalarımızın olduğunu onlar ölmeden önce öğrendik.

Tabelada yerlere çöp atmayınız yazdığı için değil, engelleri tek tek aşmaya calıştığımız için ceplerimizde mavi kapaklarla gezdik.

Uluslararası Astronomi Birliği, Pluton için “o artık gezegen değil” dediğinde, kandırılmışlık duygusuna kapılmanın ne olduğunu iyi bildiğimiz için “bi dakkaaa!” dedik… “hepimiz Pluton’uz”!

Hasankeyf, yunuslar, sokak hayvanları…

Bilemedik, bilemedik, bilemedik.

Daha çok sevmemekmiş asıl suçumuz, bilemedik.

Karadeniz için haykırdık; kimsenin diline, genzine o çaylar dökülmesin diye. Karadeniz’e kanser araştırma hastaneleri yapılsın diye inim inim inledik.

Van'a 8 değil, 18 konteynır alamamaktır vicdani suçumuz.

17 Ağustos’taki acıyı biz neden daha çok hafifletemedik ki?

Henüz biber gazı da icat olmadıydı üstelik.

Biz buna yangınız.

İçimizde yangın çıkardık, suçluyuz…

Kaz Dağları ile akrabalığımız, Ferhat’a olan hayranlığımızdan olmadı.

Peki ya Şirin bilseydi Munzur Çayı’nın gizemini, Ferhat’ın hali nice olurdu ?

Biz de geç kalmışız be Schindler, evet. İnsanlık için, halkımız için daha çok güzellikler  yapabilirdik.

Düğün nedir bilemedik; ama cenazelerimizi hep kendimiz kaldırdık.

Evvellerimiz ve geleneğimiz olduğu için, dayatılana karşı çıkıp başka bir dünyayı mümkün görebiliyoruz. O yüzdendir ki, “her şeyin, herkesin bir fiyatı vardır” diyen meymenetsiz patronun suratına parayı çarpan güzel abimizi sinema salonunda alkışladığımız anın heyecanını hep içimizde yaşıyoruz.

Tarih, bugüne kadar söylediğimiz her sözün ve yaptığımız her şeyin şahididir. Bizim hakikatimiz, isnat edilenlerle değişmez.

 “Ağaçları sulamanın bir adalet, dikene su vermenin ise bir zulüm olduğunu” çok ama çok, çok iyi biliyoruz.

Bizim aradığımız şey bambaşka…

Şairin dediği gibi, “ne ağaca benzer ne de buluta”

Hukuk ve ahlak kurallarının kesiştiği yerde vicdan arıyoruz biz, vicdan ! 

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EMPERYALİZMİN MAŞALARI

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Küresel Emperyalizme hizmet etmeyi vazife edinenlerin siyasi görüşü falan olmaz. Adı üstünde #Uşak bunlar! Uşağın görüşü olduğu nerede görülmüş? Siyaset yapabilmek için, memleketin yönetimine dair fikir üretmek gerek. Bugünün muhalefeti tıpkı mazideki tüm siyasi örgütlerin yaptığı gibi ancak kulaklarına üfleneni aktarmakla meşgul. Memur bunlar, bildiğiniz görevli... Efendilerinin çıkarı uğruna #tellallık yapıyorlar. Bağımsızlık mı dediniz? Bağımsız bir Türkiye"de bu çakalların hepsi işsiz kalır; bu durumda Allah zulüm görmesi muhtem...
  • ÖĞRETMEN NASIL OLMALI DİYE TARTIŞIYORLAR

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Öğretmenliğin nasıl olması gerektiğini öğretmenlerin dışında herkes çok iyi biliyor. Evet, bir milyonluk öğretmen camiası içinde yanlışı olanlar da vardır. Ama eleştiri işi çığırından çıkmış gibi. Hata arayalım denilirken artık nasıl öğretmenlik yapılmalı noktasına gelinmiş durumda. Öğretmen hedef tahtasına oturtulmuş, neresinden vuralım diye aranılıyor sanki. Eğitimle ilgili konular milli eğitim uzmanlarına bırakılmalı. Öyle herkes kafasına göre bir görüntü üzerinden ahkam kesememeli. Bu durum dini konularda da var. Kulaktan dolma bilgiler...
  • Kadının Adı Var

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Kadın, hayattaki en mükemmel enstrümandır. Ama ne yazık ki, her erkek nota bilmez. Demiş #FaridFarjad Kadına şiddete Hayır!... Böyle bir sloganın atılması, hele ki bu tür bir slogan için özel bir gün tahsis edilmesi bile biz erkekler için yeterince utanç verici olsa gerek. Erkeklik sadece Er'il olmak mıdır?... Adam olmayan, erkek olsa ne olur? Fiziksel olarak daha güçlü olmak, zorbalığın gerekçesi olabilir mi? Aynaya baktığında erkek sureti gören ve kendini o sıfatla tanımlayan, yer yer bu sıfata nail olduğu için böbürlenen mâh...
  • Suriye Satrancı

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Rusya, YPG kartını gösterip, esedi masaya oturtmak istiyor. ABD den sonra Rusya da Ypg yi tanıyor, muhatap alıyor. Rusya, bölgede sürekli imtiyaz elde ediyor. Suriyede ABD ve Rusya örtülü bir ittifak içinde. Suriye ABD ve Rusya arasında nüfuz paylaşımına uğradı. Bugün yaptıkları bu planı uygulamaya koymak. Türkiye gelecekte başına bela olabilecek bir oluşuma engel olma gayretinde. Şii duvarını aşamadık. Bari pkk duvarına engel olalım çabasındayız. Bu sadece bizim derdimiz. ABD ve Rusya için ise stratejik hedef Bugün kısmi işbirlikler...