logo

12 Eylül 2007

21 Ekim!


Mustafa Çezik
mustafacezik@mucadele.com.tr

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini de öngören Anayasa değişikliği paketi ile ilgili referandum için oy kullanma işlemi bugün gümrük kapılarında başlayacak.. Referandum ile ilgili olarak yaygın ve yerel (istisnalar kaideyi bozmaz) basından ÇIT çıkmıyor. Halkımız 21 Ekim´de sandık başına gidecek (Katılımın oldukça düşük olacağına inanıyorum) ve oy kullanacak.. Cumhurbaşkanını halkın seçtiği ülke sayısı parmak sayısından daha az.. AKP ve AKP gibi düşünenler, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK´ün; “Cumhurbaşkanını halkın temsilcilerinin oluşturduğu TBMM seçsin !” vd. usul ve yöntemini reddederek kendilerince BAŞARI elde edecekler. Ulusun doğru dürüst bilgilendirilmediği, kamuoyunda tartışılmadığı bir önemli konuda refanduruma gitmek niye? Ben şahsen yurtsever bir yurttaş olarak Allah izin verirse 21 Ekim´de “HAYIR!” OY’u vereceğim. Çünkü; vekalet verdiğimiz milletvekilleri var.. Onlara güvenmiyorsak,güvenmezsek olur mu ? Bir müvekkilin hem avukatı hem de ayrıca davasını takip eden bir başka kişi olursa avukat ne duruma düşer? Meslek etiğine ilkelerine bağlı avukat ise müvekkiline “Ben davandan çekiliyorum, sen dilediğini yap!” der. Ne yazık ki ; AKP hükümeti tersini yaptı Ulusal Meclis iradesinden Cumhurbaşkanı seçimini çıkartmak istiyor. Peki, CHP ne yapıyor? ATATÜRK´ün partisi bu konuda niçin ATATÜRK´ün eserine, anısına sahip çıkmıyor,halkımızı aydınlatmıyor? Halktan kopmanın faturasını hem CHP, hem de ülke ödüyor. CHP, CHP olmadığı,olamadığı sürece bu durum devam edecek bekli de misyonunu tamamlayacaktır. Günler çok çabuk gelip geçiyor. 21 Ekim´de yaşayanlar görecekler.. Bugünkü ortamda “EVET” oyları galip gelecek ve 2´inci bir KAOS yaşayacağız. Çankaya´da Ulusal Meclisin seçtiği 11´inci Cumhurbaşkanı gelecekte halkın seçeceği 11´inci Cumhurbaşkanı.. “Bu ne perhiz, ne lahana turşusu?” Gülmek mi ağlamak mı gerek? Ben şahsen gülemiyor ve ağlayamıyorum. Çok ama çok üzülüyor ve kahroluyorum Hayırlısı olsun!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Prof. Dr. Feyzioğlu'nun Açıklamaları

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Dünyadan Naim Geçti…

    18 Kasım 2017 Yazarlar

    Yitirdiklerimiz kervanına, ne yazık ki Naim Süleymanoğlu da katıldı. Cep Herkülü lakaplı muhteşem haltercimiz, yeryüzündeki gelmiş geçmiş en büyük rekorları kırmış, dünyanın zaten bildiği ve günlük konuşmalarda kullandığı "Türk gibi kuvvetli" deyimini bu kez halter tarihine geçen rekorlarıyla gerçeğe dönüştürmüştü. O günleri dün gibi hatırlıyorum. Türk halkı, ilk defa futbol ve güreş dışındaki bir branşta, uluslararası olimpiyatlarda ve Dünya şampiyonalarında bir sporcumuzun Ay-Yıldızlı formayla tüm rekorları altüst etmesine, defalarca...
  • SERA ŞARTLARINDA BİTKİ YETİŞTİRME…

    18 Kasım 2017 Yazarlar

    Günümüzde sera dendiğinde ilk aklımıza gelen örtü altında sebze yetiştirmek geliyor. Seralar, bitkilerin yetişmesine uygun doğal çevre koşullarının uygun olmadığı mevsimlerde ya da yörelerde, bitkilerin yetiştirilmesi için uygun koşulların yapay yollarla yaratıldığı, üstü ışık geçiren örtüyle kaplı ortamlar sera olarak tanımlanıyor. Bitkilerin yetişmesine uygun şartların sağlanması amacı ile çevre şartları kontrol edilebilen veya düzenlenebilen cam, plastik vb. malzemelerle düzenlenmiş örtülü alanlar olarak da ifade edilebilir. AYDIN V...
  • ÇEVRE VE İNSAN…

    17 Kasım 2017 Yazarlar

    Çevre bir anlamda; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamlar olarak değerlendirildiği gibi sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevre ile mümkün ve bir ilişkiler sistemi olan çevrenin bozulması ve çevre sorunlarının ortaya çıkması, genellikle insan kaynaklı etkenlerin doğal dengeleri bozmasıyla başlar. AYDIN'DA 'JEOTERMAL'İN ÇEVREYE VERDİĞİ ZARALAR' KONULU PANEL Aydın'ın Didim ilçe...
  • İnsanlar Bahislerden Medet Umuyor

    17 Kasım 2017 Yazarlar

    Halkımızın içinde bulunduğu ekonomik darboğaz, borç çıkmazı ve geleceğe dair umutsuzluk arttıkça, insanlarımız bahislerden medet umar hale geliyorlar. Son zamanlarda dikkat ettiniz mi bilmem. Gencecik insanlarımızın pek çoğu, futbol bahislerine umut bağlamış görünüyorlar. Bahis kuponlarını maç saati gelmeden yatırmak için kuyruklar oluşuyor sık sık. Gözlemleyebildiğim kadarıyla, pek çoğu yirmili yaşlarında ya öğrenci, ya da işsiz gençler... Diğer şans oyunlarına ise her yaştan insanımız büyük rağbet gösteriyor. Kahvehaneler is...