logo

13 Ağustos 2013

2002 YILI ÖNCESİNDE!..


Mustafa Çezik
mustafacezik@mucadele.com.tr

Dört günlük bayram tatilinde beynim, elim ve kalemim bir nebze olsun dinlendiler..
Bol bol düşünme ve değerlendirme olanağı buldum.
2002 yılı öncesine gittim bir  yol!..
2002 yılı öncesinde bu ülkede ata yadigarı fabrika, işletme ve tesisler vardı.. Devlet hizmet Bütçesi'ne önemli gelirler, kaynaklar akıyordu..
Anımsamaya çalışıyorum..

Aydın'da  Aydın Tekstil Fabrikası.. 1500-1800 işçi çalışıyordu..Aydın Tekstilin kadifesi ve kotu Dünya'da 1'nci sıradaydı.

Nazilli Sümerbank Fabrikası Türkiye'yi giydiriyor, yurt dışına ihracaat yapıyordu. Her ay ortalama 5-6 trilyon lira para giriyordu Aydın piyasasına.
Türk -Rus sermayesi ile yapılan Seydişehir Alüminyum Fabrikası vardı.. Dev bir yatırım..
TEDAŞ ve TELEKOM!..Kasasında milyarlarca lira depozito paraları ile birlikte  elden çıkarıldılar..
SEKA kağıt fabrikaları Anadolu'ya yayılmıştı..Kaliteli yerli üretim yapıyordu fabrikalar..
Gazeteler, kaliteli kağıt alıyorlardı..Gazetelerin kontenjanları  vardı..
Şeker fabrikaları Anadoluya yayılmıştı..Pancar üreticilerinin yüzleri gülüyordu, üretimde kota kalkmıştı..
ET ve BALIK kurumunu unutabilir misiniz.?
Et kombinaları hayvancılığın yapıldığı yörelerde yoğunlaşmıştı..
Limanlar ve havaalanları devletimizindi..
Konunun uzmanları diyorlar ki ; 
“ 1500 fabrika, işletme, tesis yabancıya veya yerli ortaklarına satıldı. TEKEL  elden cıktı”
Dahası da var..
Yasama+ yürütme+ yargı siyasi vesayet altına girmemişti.. Kendi alanlarında, büyük Türk Ulus'u adına özgürce görevlerini yapıyorlardı..
TSK, Maliye, yargı, DDY, İş Bankası vd. kurumlarında terfiler geleneklere ve yönetmeliklere uygun olarak yapılıyordu..
Siyaset, elini sokmazdı o kurumlara..
Toplum bu denli ayrıştırılmamıştı Ankara tarafından..
“ Yurtta Sulh, Cihanda Sulh !” devletimizin değişmez kuralıydı..
Bölücü terör örgütlerinin nefesleri kesilmişti.
Terör eylemleri “0” noktasına indirilmişti..
Çünkü Ankara ve devletimiz bu günkü gibi onlara izin vermiyordu..
Cumhurbaşkanları, başbakanlar, siyasiler muhaliflerini sindirmek için maddi- manevi  tazminat davaları açmıyorlardı.
O yıllarda siyasiler asla takiye yapmaz, yalan söylemezlerdi..
Devlet yönetiminde İSRAF değil, TASARRUF esastı..
Siyasiler genellikle; “BEN” değil “ BİZ “ demeye özen gösterirlerdi..
Vitrin, gösteriş değil HİZMET önemliydi..
Siyasi partiler;demokrasinin tüm kurum, kavram ve kuruluşları ile ülkemizde  yerleşmesini isterlerdi..
Sadece kendileri için istemezlerdi demokrasiyi!.
Basın bugünlere göre daha özgürdü..
YANDAŞ  basın çok azdı..
Siyasi iktidarlar gazetecilerin ekmekleri ile oynamazlardı..
Evet;
2002 yılından öncesine gittim 4 günlük bayram tatilinde..
Bugün geldiğimiz noktaya baktığımda inanınız ki çok üzüldüm.
Özellikle de; Ulusal Kurtuluş Savaşını kazanan, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran Aziz Atatürk ve Kahraman silah arkadaşları,ulusumuz ve atalarımız adına !.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Kadının Adı Var

 

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EMPERYALİZMİN MAŞALARI

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Küresel Emperyalizme hizmet etmeyi vazife edinenlerin siyasi görüşü falan olmaz. Adı üstünde #Uşak bunlar! Uşağın görüşü olduğu nerede görülmüş? Siyaset yapabilmek için, memleketin yönetimine dair fikir üretmek gerek. Bugünün muhalefeti tıpkı mazideki tüm siyasi örgütlerin yaptığı gibi ancak kulaklarına üfleneni aktarmakla meşgul. Memur bunlar, bildiğiniz görevli... Efendilerinin çıkarı uğruna #tellallık yapıyorlar. Bağımsızlık mı dediniz? Bağımsız bir Türkiye"de bu çakalların hepsi işsiz kalır; bu durumda Allah zulüm görmesi muhtem...
  • ÖĞRETMEN NASIL OLMALI DİYE TARTIŞIYORLAR

    27 Kasım 2017 Yazarlar

    Öğretmenliğin nasıl olması gerektiğini öğretmenlerin dışında herkes çok iyi biliyor. Evet, bir milyonluk öğretmen camiası içinde yanlışı olanlar da vardır. Ama eleştiri işi çığırından çıkmış gibi. Hata arayalım denilirken artık nasıl öğretmenlik yapılmalı noktasına gelinmiş durumda. Öğretmen hedef tahtasına oturtulmuş, neresinden vuralım diye aranılıyor sanki. Eğitimle ilgili konular milli eğitim uzmanlarına bırakılmalı. Öyle herkes kafasına göre bir görüntü üzerinden ahkam kesememeli. Bu durum dini konularda da var. Kulaktan dolma bilgiler...
  • Kadının Adı Var

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Kadın, hayattaki en mükemmel enstrümandır. Ama ne yazık ki, her erkek nota bilmez. Demiş #FaridFarjad Kadına şiddete Hayır!... Böyle bir sloganın atılması, hele ki bu tür bir slogan için özel bir gün tahsis edilmesi bile biz erkekler için yeterince utanç verici olsa gerek. Erkeklik sadece Er'il olmak mıdır?... Adam olmayan, erkek olsa ne olur? Fiziksel olarak daha güçlü olmak, zorbalığın gerekçesi olabilir mi? Aynaya baktığında erkek sureti gören ve kendini o sıfatla tanımlayan, yer yer bu sıfata nail olduğu için böbürlenen mâh...
  • Suriye Satrancı

    25 Kasım 2017 Yazarlar

    Rusya, YPG kartını gösterip, esedi masaya oturtmak istiyor. ABD den sonra Rusya da Ypg yi tanıyor, muhatap alıyor. Rusya, bölgede sürekli imtiyaz elde ediyor. Suriyede ABD ve Rusya örtülü bir ittifak içinde. Suriye ABD ve Rusya arasında nüfuz paylaşımına uğradı. Bugün yaptıkları bu planı uygulamaya koymak. Türkiye gelecekte başına bela olabilecek bir oluşuma engel olma gayretinde. Şii duvarını aşamadık. Bari pkk duvarına engel olalım çabasındayız. Bu sadece bizim derdimiz. ABD ve Rusya için ise stratejik hedef Bugün kısmi işbirlikler...