logo

15 Temmuz 2017

15 Temmuz


Güçlü Çezik
guclucezik@hotmail.com

Tam 1 yıl geçti…

Demokrasimize vurulan o hain FETÖ darbesinin ardından geçen 1 koca yıl…

Geçip giden 1 yılın ardından, tüm OHAL yetkilerine rağmen, 16 Nisan’da tek elde toplanan tüm güce rağmen, hâlâ darbeyi planlayanlar ortaya çıkmadı…

Hâlâ darbenin sivil ve siyasi elebaşılarının kimler olduğu açığa çıkarılmış değil…

Gerçi bu “açığa çıkarılma” sözü bile ne acıdır ki yanlış sayılır…

Çünkü yıllardır FETÖ’nün ordunun üst komuta kademelerini ele geçirebilmek için yürüttüğü Ergenekon ve Balyoz kumpasları gibi kumpaslara hangi siyasetçilerin yardımcı olduğu, kimlerin yıllarca bu kumpasları savunduğu artık sağır sultanın bile duyduğu bir gerçek iken…

Televizyonlarda, kürsülerde FETÖ’yü savunan, onlara övgüler yağdıran, onlara devletin her kurumunda istedikleri her mevkiyi, her kadroyu altın tepside kimlerin sunduğu apaçık ortada iken…

Yüzbinlerce tutuklamaya rağmen asıl elebaşılarına, FETÖ’ye her türlü yardım ve yataklığı yapan üst düzey isimlere hiç dokunulmamış olması, toplumun vicdanını derinden yaralıyor…

Ülkemizin demokrasisine, cumhuriyetimize ve geleceğimize kastedilen böyle önemli bir olayda parti ayrımı yapılmaması gerekir oysa ki…

Yani Yurtta Sulh Konseyi’nin kimlerden oluştuğunun, darbe başarılı olsaydı devletin başına, başbakanlığa, bakanlıklara, büyükşehir belediye başkanlıklarına hangi isimlerin getirileceğinin hâlâ açıklanamamış olmasına aslında en büyük tepkiyi AKP seçmenlerinin göstermesi gerekir.

Çünkü eğer üst düzeyde FETÖ’cüler açıklanmamışsa, hâlâ aramızda dolaşıyorlar demektir. Tabii ki siyasetçilerin de arasında dolaştıkları anlamına gelir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  3Y ve ADALET...

Madem öyle, hangi partiden olursa olsun, bu isimlerin açıklanması ve yargının gereğini yapması gerekmez mi?

Bu yapılmadığı sürece, başta Ömer Halisdemir gibi kahramanlarımız olmak üzere, tüm şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaz mıyız?

O insanlarımız, darbecilerin elebaşıları, darbeyi planlayan sivil imamları elini kolunu sallayarak dolaşmaya devam etsin diye mi şehit oldular?

Elbette değil.

O halde, FETÖ ile mücadelenin samimiyetle ve tam anlamıyla sürmesi, devletin bu karanlık darbeci kadrolardan temizlenebilmesi için, darbenin bu isim listelerinin de, siyasi ayağının da açıklanması ve hukuka, adalete uygun şekilde yargılanmalarından, hukukun öngördüğü en ağır şekilde cezalandırılmalarından başka yol yoktur.

Türk milletine, Türk devletine ve parlamenter demokrasimize karşı işlenen bu korkunç ihanet cezasız kalmamalıdır.

Darbecilerin elebaşılarının ve siyasi ayağının açıklanmasını, gerçeklerin açığa çıkmasını, 15 Temmuz’un kimler tarafından nasıl planlandığının aydınlanmasını istemeyen, bunu ısrarla talep etmeyen, bu konuda tavır almayan, dik bir duruş sergilemeyen hiçbir seçmenin de, FETÖ ile mücadele, demokrasi ve vatan sevgisi konusunda samimi olabileceğini düşünmüyorum.

Hangi partiden olursa olsun…

15 Temmuz’da cumhuriyetimiz ve parlamenter demokrasimiz uğruna gövdesini siper eden asker, polis ve sivil tüm şehitlerimizi bir kez daha saygıyla anıyorum. Ruhları şadolsun. Gazilerimize sağlık ve esenlik, şehitlerimizin bizlere emaneti olan acılı ailelerine de sabır ve metanet diliyorum.

Allah ülkemize bir daha böyle alçakça kanlı bir tuzak, böyle karanlık bir gece yaşatmasın…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  DOĞA YÜRÜYÜŞÜ... (TREKKİNG-HİKİNG)

YAZARIN TÜM YAZILARI
Share

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÖDÜL…

    26 Temmuz 2017 Yazarlar

    Ödül, sözlük anlamında bakıldığında başarı karşılığında verilen armağan ya da mükafat olup, genellikle alanında oluşturulan jüri tarafından kupa, madalya, plaket, başarı belgesi gibi sembollerle de taçlandırılır. AGC 2016 BASIN ÖDÜL TÖRENİ... Aydın Gazeteciler Cemiyeti'nin geleneksel hale gelen basın ödülleri yarışmasında dereceye giren eserlerin sahiplerine ödülleri düzenlenen törenle verildi. Adnan Menderes Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi'nde AGC 2016 Ödül töreni 11 dalda verilen basın ödülleri, AGC 2016 Merhum Mehmet Pan...
  • BASIN’DA SANSÜR…

    25 Temmuz 2017 Yazarlar

    Edinilen bilgiye göre; 1876 yılı 10 Mayıs'ında Türk basınında sansür ilk defa "yasa" ile uygulanır. Özel gazetelerin yeni görüşlere yer vermesi ve zaman zaman hükümete muhalif duruş sergilemesi nedeniyle yönetim tarafından bu sebeple sansür hakkındaki "Âli Kararname" çıkarıldı. Böylelikle ilk defa bütün gazetelere sansür uygulanmış olundu. Bu kararname ile resim ve karikatürlere sansür konulmasının yanında, yurt dışından getirilen yayınlara yapılan denetim de sıkılaştırıldı. Ayrıca, ülkede çıkarılan gazetelerin, Matbuat Daires...
  • GÜZEL BİR GECE

    25 Temmuz 2017 Yazarlar

    Aydın Gazeteciler Cemiyeti'nin geleneksel hale gelen, 24 Temmuz Basında Sansür'ün Kaldırılışının Yıl Dönümü nedeniyle düzenlediği ve bir yıl boyu büyük bir çaba ve özveri ile çalışan gazetecileri motive etmek için seçici kurul tarafından seçilen, belirli alanlarda başvuran gazetecilerin ödül aldığı geceye yoğun bir katılım oldu.. Adnan Menderes Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Miletos Salonu'nda gerçekleştirilen ödül töreninde çok sayıda basın mensubu ödüllerini alırlarken, Aydın basınına geçmişten günümüze emek verenler de unutulmadı ve me...
  • Atatürk’ün Lozan Yorumu

    24 Temmuz 2017 Yazarlar

    Sayın okuyucularımız, bugün vatanımızın, cumhuriyetimizin ve bağımsızlığımızın tapu senedi olan Lozan Antlaşması'nın 94'üncü yıldönümü. Bilindiği gibi, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması, bağımsızlığımızın ve bugünkü Türkiye haritasının bütün dünya devletleri tarafından kabulü anlamına geliyordu. Birileri yıllardır Lozan'ı ne kadar kötülerse kötülesin, bizzat Lozan'ı kendi hezimeti olarak gören yabancıların gözünden anlatacak olursak, bir İngiliz devlet adamının deyimiyle "1. Dünya Savaşı'nda yenildiği halde kendi şartlarını day...