Bu Sayfayı Sık Kullanılan Yer İmlerime EkleFavorilerime Ekle    SAYI: 6068 YAYIN TARİHİ: 11-03-2010
AydınÖzel HaberDuyduk-GördükEge'denEğitimGÜNDEMGörüntülü HaberOkuyucudanPolitikaResmi İlanlarSağlıkSporŞiir Köşesiİlçelerİnsan

YAZARLAR

aydın haberleri

İMBAT

Güçlü ÇEZİK

İÇ SAVAŞA ADIM ADIM (TEKRAR)

[23-12-2009]


(Bu Yazı 29 Eylül 2006 Tarihinde Yazıldığı Halde Güncel Kaldığı İçin Üzülüyorum.)

Bir ülke için en büyük tehlike, yönetim biçimi ne olursa olsun, yönetenlerin meşruiyetlerini yitirmesidir. Bu kural krallıklarda da, diktatörlüklerde de, demokrasilerde de hiç değişmeden işler.

Örneğin bir diktatör, iktidar koltuğuna halkın çoğunluk desteğiyle oturmuşsa ya da en azından çoğunluk diktatöre boyun eğmişse, meşru sayılabilir. Ancak halkın çoğunluğunu karşısına alan hiçbir iktidar ayakta kalamaz.

Türkiye, Lübnan Tezkeresi'nin kabul edilmesiyle son yılların en büyük dönemecine girmiştir. Halkın çok büyük çoğunluğu, bir yangın gibi büyüyen ve yüreğimizi dağlayan terör olayları karşısında icraat beklerken, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin önceliği Türkiye'nin değil, Lübnan'ın güvenliği olmuştur.

Kısacası, bu meclis ve hükümet "Önce Lübnan, sonra Türkiye" demiştir. Bu hazin tercih, dünyanın hiçbir ülkesinde, hiçbir diktatörün ya da iktidarın yapmayacağı cinsten bir tercihtir, muz cumhuriyetleri hariç!

Türkiye'yi ocaklar söndüren, ormanlar yakan, canlar alan ve yürek parçalayan teröristlerle kaderine terkeden iktidar, Türkiye Cumhuriyeti'nin ordusunu ülkesine değil, ABD, İsrail ve AB'nin çıkarlarına hizmet eder hale getirmeye çalışıyor.

İşte böyle bir manzara karşısında elbette ki Türk halkı kendisini sahipsiz ve savunmasız bırakılmış hissediyor. TBMM'deki son oylamayla birlikte halka rağmen tezkerenin geçmiş olması, hem meclisin, hem de hükümetin halkın gözündeki meşruiyetini sıfıra indirmiştir.

Bu ülkeyi yönetenlerin her konuda halkı karşısına alması, insanlarımızda "Ülkeye devlet sahip çıkmıyorsa biz sahip çıkarız" anlayışını körüklüyor. Son günlerde memleketin her yanında linç girişimleri yaşanıyor. Konya'da banyo sırası için kavga eden inşaat işçilerini "Kürt" diye birdenbire toplanan 1000 kişilik bir kalabalık linç etmeye kalkışıyor. Teröre ve teröriste karşı büyüyen nefret, terör ve terörist karşısında sessiz kalan ve bu ülkenin bütünlüğünden yana açık tavrını koymayan Kürt asıllı vatandaşlarımıza, yöneticilere ve siyasetçilere yöneliyor. Yaşanan acılardan ve terörden bütün Kürtlerin sorumlu olduğu inancı toplumda bir salgın gibi yayılıyor.

Bütün bunlara bir de hükümetin halkın acılarını ve Mehmetçik'in canını hiçe sayan tutumu eklenince, insanlarımızda şiddete şiddetle karşılık verme içgüdüsü artmaya başlıyor.

Kısacası, toplum korkunç bir hızla "Türkler" ve "Kürtler" şeklinde iki cepheye ayrışıyor. İnsanlarımız devlete, kolluk kuvvetlerine, yasalara ve adalete inancını hızla yitiriyor, "Terörü devlet bitirmiyorsa millet bitirir" sloganıyla ifade edilen bir ruh hali toplumu sarıyor. Toplumun her kesimi isyan noktasında.

Bütün bunlar, bir iç savaşın ayak sesleridir. Ama koltuk sahiplerinin çoğu koltuklarından başka birşeyi görecek durumda değiller. Oysa bütün bu gelişmeler böyle devam ederse, o koltukların bedelini kendi canlarıyla ödeme ihtimali çok uzak değil. Sadece kendi günahlarını değil, kardeş kavgalarıyla ölüp gidecek milyonlarca insanın da vebalini boyunlarına asıp gitmeleri söz konusu. Ama pek çok siyasetçi ve yönetici bütün bunları görmekten çok çok uzaklar.

Bu gidiş iyi değil.

Bu gidiş insanların sırf etnik kökeninden dolayı birbirinden nefret etmeye başlamasına zemin hazırlıyor.

Bu gidiş "Kürtleri burada istemiyoruz" kampanyalarına doğru gidiyor.

Bu gidiş milyonlarca vatandaşımızın eline silahı alıp sırf Kürt ya da Türk olduğu için birbirini vurmasına doğru gidiyor.

Daha da tehlikelisi, bütün bunların yaşanması durumunda, Kuzey Irak'taki sözde Kürdistan "soydaşlarının katledildiği" gerekçesiyle Güneydoğu Anadolu'ya Amerikan ve İsrail yapımı silahlarla ilerleyebilir ve bütün dünya bunu meşru kabul ederek seyirci kalır. Sonra Suriye ve İran da Kürdistan'a karşı savaş açarlar ve İsrail de bunu bahane ederek Ortadoğu'yu topyekün bir savaşın içine iter.

Bütün sınırlar değişir ve yangın bütün dünyaya hızla yayılır.

Tek çare, hükümetin halka kulak vermesi ya da iktidarı halkın seçeceği meşru ellere devretmesidir.

Yoksa ateş önce Türkiye'yi, sonra da dünyayı yakacak.

2007 yılı, ülkemiz ve insanlık için en zor yıl olacak. Dilerim iktidar ve yetki sahipleri kişisel hırslarını yenerek ülkemizi bu ateş çemberinden çıkartacak basireti ve sağduyuyu gösterebilirler.

Aksi takdirde Türkiye 3. Dünya Savaşı'nın başladığı ülke olarak tarihe geçebilir...

Allah ülkemizi ve milletimizi korusun....


Facebook'ta Paylaş



Güçlü ÇEZİK TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI

Arkadaşına Gönder

AYDIN'DA AMATÖR FUTBOL'UN ADRESİ

Anket
ANKET

Mevcut anayasamızı hiç okudunuz mu?
Evet, en az bir kez okudum
Hayır, hiç okumadım
Yalnızca bir bölümünü okudum
ANKET SONUÇLARI
Seri İlanlar
Döviz Bilgileri
DÖVİZ
(T.C.M.B.)

Dolar: 1.538
Euro: 2.091
Sterlin: 2.283
AYDIN'DA HAVA

Şu An: 14oC
En Düşük: 13oC
En Yüksek: 19oC
SÜPER LOTO

Pek Yakında
SAYISAL 6/49

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
06-03-2010
4-9-17-28-30-47
ŞANS TOPU

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
03-03-2010
1-3-12-15-31(+)4
10 NUMARA

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
01-03-2010
1 - 2 - 3 - 10 - 17 - 21 - 24 - 34 - 35 - 38 - 41 - 48 - 53 - 54 - 56 - 57 - 59 - 60 - 64 - 71 - 73 - 79
İSTATİSTİK
38 Kişi Bağlı
Bugün 382 Ziyaretçi
Dün 6,850 Ziyaretçi
OCAK 2007'DEN BU YANA TOPLAM
5,474,409 Ziyaretçi
GEÇMİŞ SAYILARA GİDİN

Aydın Haberleri Sitesi Banner Reklam Tarifesi