Bu Sayfayı Sık Kullanılan Yer İmlerime EkleFavorilerime Ekle    SAYI: 6648 YAYIN TARİHİ: 09-02-2012
SON DAKİKA!..
• Aydın• Özel Haber• Basından Seçtiklerimiz• Duyduk-Gördük• Ege'den• Eğitim• GÜNDEM• Görüntülü Haber• Kültür-Sanat• Magazin• Okuyucudan• Politika• Reklam• Sağlık• Spor• Şiir Köşesi• İlan• İlçeler• İnsan

YAZARLAR

aydın haberleri

Serbest Köşe

O ÇOCUKLAR (Kazım ER - CHP Aydın İl Genel Meclisi Üyesi)

[28-08-2010]

Anlatacağım öykü, bugünün meselesi değildir. Bu gün yaşadıklarımız, her alanda sonuçtur.

Bu sonuçlara toplum olarak layık mıydık?

Kesinlikle hayır.

O zaman nasıl bu duruma düştük? Bazı hesaplar geçmişte yapılıp ve geleceğimiz kurgulanırken, sonuçları da hesaplandı.

Yıllar önceydi. Aydın eski minibüs garajında Çine'ye gitmek isterken, buraların yabancısı olduğu belli olan bir vatandaşımızla karşılaştım.Uzaklardan gelen bir köylü kardeşimizdi.Ellerinden sıkı sıkı tuttuğu, on yaşlarında iki çocuk vardı yanında. Gitmek istediği yeri bilmediğinden soran gözlerle etrafına şaşkın şaşkın bakınıyordu.

Utana sıkıla yanıma yaklaştı. Dedi ki:

-Çine'de bir okul varmış.Fakir çocukları orada okutuyorlarmış. Ben bu çocukları oraya bırakacağım.

-Bu okul nerede? Diye sordum.

-Çine'ye bağlı Ömerler köyünde.

-Sen nereden geldin?

-Denizli'nin köylerinden.

-Oralarda bu çocukların devam edebileceği bir okul yok mu?

-Evet var. Fakat ben yoksul bir adamım. Bunlardan başka 5 çocuğum daha var. Köyde yaşıyorum, 3-5 dönüm de arazim var. O da bizleri doyurmuyor. Çocuklarım okusun adam olsun istiyorum. Onun için buralara kadar geldim.

-Peki çocuklarından nasıl ayrılacaksın. Onları buralara bırakıp gitmek kolay mı?

-Olsun bizim sonumuz belli. Benim çektiğim sıkıntıları çekmesinler, kaderleri benimkine benzemesin yeter.

Ellerine baktım. Nasırdan çatlamıştı. Belli ki kendine yetmediğinden, el işinde çalışmaktan bu hale gelmişti elleri. Çocuklar için ta buralara kadar gelmişti. Ne denir ki? Hangi baba böyle yüce bir görevi yerine getirmez....

Bu konuşmalardan sonra beraber minibüse bindik. Beraber Çine'ye kadar yolculuk yaptık. Arabadan inince yol paralarını ödedim. Öğretmen olduğumu da orada söyledim.

Sağol diyerek teşekkür etti.

Babanın söyledikleri daha sonra da aklımdan hiç çıkmamıştı. 10-12 yaşında çocukların eğitim aldığı yeri çok merak etmiştim.

Daha sonraları bir arkadaşımı ziyaret etmek için yolumuz köylü kardeşimizin belirttiği yere düşmüştü.

Karpuzlu'dan Kovuk köyü yolu üzerinden Hatıpkışla ile Ömerler köyü kavşağında bu okul denilen yeri gördük.

Etrafı surlarla çevrili, küçük bir kapısı olan okul denilen yerde, bu küçük kapının hemen üzerinde kimin geldiğini görmek için yapılmış ve manastırlarda gördüğümüz pencerelere benzeyen ve açılabilen bir bölme vardı. Dışarıdan gelen kişi kapıyı çaldığında belli ki önce bu yerden kim olduğuna bakılıp, tanıdık biri ise o zaman kapı açılıyor, kişi içeriye girebiliyordu.

Girişinde tanıtım amaçlı herhangi bir tabelası da yoktu.

Kendi kendime sormuştum o zamanlar. Okullarda öğrencilerimize önereceğimiz bir kitabın hangi nitelikte olması gerektiği bile bakanlıkça belirlenirken, ve bu nedenle de pekçok öğretmen arkadaşımız soruşturma geçirmiş, hatta sürgün edilmişken, böyle yerlerin denetiminin yapılmadığına şaşırmıştım. Görevliler neden böyle yerlerde eğitime izin veriyorlardı.

Demek ki bazı kişiler, böyle izbe ve gözden uzak yerlerde sözüm ona eğitim yapıldığı gerekçesiyle bu duruma göz yumuyorlardı. Körpecik beyinlerin ne idiğü belli olmayan kişilere teslim edilmesinde bir sakınca görmediler. Hatta daha yaygın hale gelmesini sağlamak için ellerinden ne gelirse yaptılar.

Bu çocuklar ne olmuştur dersiniz? Burada aldıkları birtakım öğretilerin etkisi altında kalmamış olmaları mümkün mü? Bazı gizli güçler, bu çocukları yönlendirerek istedikleri insan tipini yaratmışlardır.

Onlar artık bir misyon sahibidirler. Devletin etkili ve yetkili yerlerinde görev yapmaktadırlar. Bu görevler için yetiştirilmişlerdir. Sistemle yüzleşmek için görevlendirilmişlerdir.

Bu gün yaşadıklarımıza bakarsanız, eksen kayması sözleri nereden kaynaklanmaktadır?

Ülkemizin hedefleri bellidir.

Çağdaş uygarlık seviyesine yükselmektir.

İnsanlarımızın yaşam kalitesinin yükselmesini sağlamaktır.

Tam demokrasinin yerleşmesini sağlamaktır.

Herkesin ulusal gelirden yeteri kadar pay almasını sağlamaktır.

İtaat eden değil konuşan, katılan, paylaşan bir toplum yaratmaktır.

Böyle bir toplum yaratıldı mı? Hayır.

Ne oldu? İşleyen ve üreten bir toplum değil, sadaka toplumu yaratıldı. Ulusal gelirin büyük bir bölümü oya dönük sadaka olarak dağıtılmaktadır.

Başa dönersek, belli bir misyon için yetiştirilmiş olan gençlerimiz aslında bir ikilemi yaşamakta. Onları yetiştiren mantığın hedefleri ise bunlar değil, laik devlet düzeninin adım adım yok edilmesidir. Peki bu nasıl olacaktı ? Sorun ise tam burada; bu çocuklar kendilerine düşen görevi yerine getirememenin sıkıntılarını yaşamaktadır.

Türk toplumu tercihini yıllar evvel yapmıştır. Türk toplumu bir doğu toplumuna dönüştürülmesini istememektedir. Eksen kayması sözü aslında Türk toplumunun bir doğu toplumu haline getirilmesi için ortaya atılmış bu düşüncenin ürünüdür.

Tartışmaya açılmasının nedeni de bundandır.

Emperyalistler bilir ki zaten doğu toplumlarının doğal kaynaklarını başa getirdikleri yönetimlerce istedikleri gibi kullanmaktadırlar. İşbirliği içinde olanlar, kendi zenginliklerine zenginlik katmaktadır. Mal varlığı ile ilgili açıklamaların yapılmamasının nedeni de bundandır.

Emperyalistler bakımından Türk toplumunun doğu toplumu olmasında bir sakınca yoktur. Eksen kayması ile ilgili sadece kontrol edilebilirlik noktasında görüş belirtmektedirler.

Kısacası yoklama çekmektedirler.

Ancak mevcut AKP hükümetinin tabandan gelen zorlamalara karşı bir cevap vermesi gerekmektedir. Geçmişte ektikleri tohumlar meyve versin istemektedirler. Bu düzeni değiştirmek için yetiştirilmiş olanlar, gerekenlerin yapılmadığı düşüncesindedirler. Kendilerinin kullanıldığını düşünmektedirler. Sus payı olarak kendilerine sunulan eksen kayması lafıdır.

Geçmişte sakallı olarak gezip fetvalar vererek, gençlerin beyinlerini yıkayanlar, sakallarını kesip, kravat takarak varlıklarına varlık katmışlardır.

Düşünce olarak kendi yetiştirdiklerini kullanmışlar, Türk halkının da yabancılar tarafından sömürülmesine neden olmuşlardır. Geçmişte binbir emekle yaratılan değerler yabancıların eline geçmiş, şimdi ise aktif sermayenin büyük bir kısmı yabancılar tarafından kontrol edilmektedir.

Herkesin görmesi gereken bir yön vardır. Bu oynanan oyunlarda figuran olmak hiç kimsenin işine yaramaz, sadece bu ülkeye zarar verir.

Anayasa oylaması ile de aynı yöntem uygulanmaya çalışılmaktadır. Özerklik tartışmaları, boşu boşuna ortaya atılmış bir tartışma değildir. Birilerine mesajlar verilmeye çalışılmaktadır.

Ancak bu gençlerimiz akıllarını başlarına toplamalıdır. Geçmişte de oynanan oyunlara karşı uyanık olmalıdırlar...

Bu ülke bizim.

Konumu gereği Dünya'nın en güzel yerinde bulunmakta. Bu ülkeyi saygın bir ülke haline getirmek bizim ellerimizde. Oynanan oyunları da farkederek boşa çıkarmak da bizim ellerimizde...

Saygılarımla.
[Bu sayfa 326 kez görüntülendi.]


Facebook'ta Paylaş



Serbest Köşe TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI

Arkadaşına Gönder
Anket
ANKET

Ağustos 2011 ekonomik krizi sizi teğet geçti mi?
Evet, beni teğet geçti. Pek etkilenmedim.
Hayır, beni teğet geçmedi. Çok etkilendim.
Bir fikrim yok, kararsızım.
ANKET SONUÇLARI


Seri İlanlar
Döviz Bilgileri
DÖVİZ
(T.C.M.B.)

Dolar: 1.746
Euro: 2.317
Sterlin: 2.762
AYDIN'DA HAVA

Şu An: 7oC
En Düşük: -1oC
En Yüksek: 7oC
SÜPER LOTO

Pek Yakında
SAYISAL 6/49

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
28-01-2012
2-7-21-25-36-45
ŞANS TOPU

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
25-01-2012
14-16-20-28-31(+)2
10 NUMARA

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
30-01-2012
3 - 7 - 8 - 9 - 12 - 14 - 15 - 22 - 28 - 30 - 43 - 45 - 48 - 51 - 53 - 54 - 55 - 58 - 64 - 65 - 71 - 79
İSTATİSTİK
16 Kişi Bağlı
Bugün 2,289 Ziyaretçi
Dün 6,469 Ziyaretçi
OCAK 2007'DEN BU YANA TOPLAM
11,184,203 Ziyaretçi
GEÇMİŞ SAYILARA GİDİN
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Özel Eki
Mücadele Mobil - m.mucadele.com.tr
Süper Lotomatik & Sayısal Lotomatik
Aydın Haberleri Sitesi Banner Reklam Tarifesi