*Her bayram öncesi, bir telaş yaşarız hepimiz. Onca meşgaleyi, geçim derdini bir yana iter, çocuksu bir sevincin benliğimizi sarıp sarmalamasına karşı duramayız. Her bir şeyi unutur, erteler, öteler, bayramın tatlı telaşına kaptırırız kendimizi. Dünya işlerini, bayram sonrasına bırakıverme kolaycılığı, işimize gelir. İşte bayram sonuna kalanlar.
MEMUR EYLEMİ
*Bayram öncesi onca koşuşturma içinde bir Memur eylemi yaşandı, ses getiriciydi ama hakettiği kadar üzerinde konuşulamadı. Ülke çapında yapılmış, son on yılın en etkili eylemi oldu. Meydanları doldurdular… Halktan destek bulan, uyarıcı, seviyeli Demokratik bir eylem yaptılar. Trenler çalışmadı, uçak seferleri aksadı, acil sağlık hizmetleri dışında diğer sağlık hizmetleri verilmedi ve diğer benzeri eylemlerle seslerini duyurmaya çalıştılar.
*Başardılar ve bundan sonra yapılacak benzeri eylemler için de çıtayı yükselttiler. Bir sonra ki eylemlerin en az bu seviyede veya daha üst seviyede, eylemler olması gerektiğini ve olacağına dair işaretler veren, bir eylem gerçekleştirdi bordro mahkumları.
*Hükümet cephesinde, eyleme karşı Başbakan seviyesinde yükselen “eylem yapan bedeline katlanır” şeklindeki tehdit, eylemin yaratacağı etkilerden duyulan, endişenin boyutunu belirliyordu…
*Bu eylemi “Demokratik bir hakkın kullanımı” boyutunda görmekte zorlanan Hükümet ve AKP çevreleri; “Demokratik hak” kavramına bu güne kadar yüklemeye çalıştıkları anlamlardan farklı ve gerçek anlamda bir “Demokratik bir hakkın kullanımı” şeklinde sergilenen bu eylemin, halktan sıcak, yaygın ve yapıcı bir destek görmesinden, tabi ki hoşnut olmadılar. Eylem amacına ulaşmıştı. İnsanımızı“Kırmadan”, “Yakmadan”, “Bölmeden”…
KATSAYI İNATLAŞMASI
*Danıştay’ın aldığı, daha doğrusu “bozduğu”, “Katsayı Oyunu” ile “Yüce Amaç” yolunda başlanılan noktaya geri dönülmesine sebep olan “ideolojik Karar” daha çok tartışmalara gebe görünüyor…
AKP’deki Bayramlaşma sonrası ayaküstü verilen bir demeçte sayın Arınç’ın “Bayramdan sonra ne Danıştay kalacak, ne Bülent Arınç!..” sözünün içi, konuyla ilgili bir açıklama ile mi? Yoksa bu sözü unutturacak ve yeni bir gündem oluşturacak “şok bir olay”la mı doldurulacak? Merakla bekleniyor.
*Katsayıdan beklentisi olan öğrencilerin durumuna gelince: Mesleki eğitim almış nitelikli işgücü eksikliği ve sanayicinin bu alandaki işgücü talepleri bir yana… Nüfusumuza oranla mevcut cami sayısı ile bu camilerde istihdam edilecek mezun imam sayısı diğer bir yana… Tartışılması zorunlu konular…
*Her üniversite mezununa iş bulma gereği ve zorunda olmadıklarını “açık yüreklilikle” ve “samimiyetle” ifade eden yöneticilerimiz, ülke gençlerini “arka bahçeleri” için değil, ülke gerçeklerine uygun bir eğitim, iş ve istihdam alanları için, birer “çiçek” olarak yetiştirmeyi amaçlamalıdırlar…
*Son Dakika Notu: Haftada bir gün yazdığım köşemdeki yazılarımı, 3-5 güne çıkaracağımı açıkladığım haftada, Sayın Başbakan’dan tüm gazete köşe yazarlarına gelen, “uyarı” ve “öneri” üzerine yazılarımı, haftada 1-2 gün ile sınırlamaya karar verdim…
*Sözümü mücbir(mecburi-zorunlu) bir nedenle yerine getiremediğim için okuyucularımdan özür dilerim!!…
---hayatveinsan-behicalparsa@hotmail.com---
[Bu sayfa 195 kez görüntülendi.]
Behiç ALPARSA TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI