Bu ülkede, kötü bir şeyler oluyor.
-Bilmediğimiz, çözemediğimiz ve algılamakta zorlandığımız şeyler yaşıyoruz.
-Bize el olanlar ile birileri, ağız birliği ve amaç birliği etmişcesine,
-Ortak değerlerimizi, inançlarımızı, tarihimizi, doğrularımızı, yanlışlarımızı,
-Elimizden hoyratça çekip, almak çabasındalar.
-Ülkemiz ve insanımız, anlaşılmaz bir yabancılaştırma ve ayrıştırma tezgahının girdabına doğru sürükleniyor.
-Aynı ufka bakar gibi görünüyoruz ama gördüğümüz manzaralar farklı,
-Aynı ülkede aynı olayları yaşıyoruz, ancak olayları algılamalarımız farklı.
-Sanki zıt anlamlı kelimeler sözlüğü ile tercüme ediliyormuşcasına,
-Yaşananlara farklı anlamlar veriliyor, taban tabana zıt yorumlar yapılıyor.
-GDO Konusunda öngörülerimiz ve endişelerimiz farklı,
- Domuz Gribi’nde ise durum evlere şenlik.
-Bizce YANLIŞ OLAN, “onlarca” DOĞRU. Tartışmak haddinize mi?
-Zararlı-faydalı, tehlikeli-tehlikesiz, demokratik-anti demokratik, ülke çıkarına-ülke zararına, hukuk-guguk
-Kendi doğrularını, mutlak doğru olarak kabul edilmesini istiyorlar.
-Bayramlardaki coşkumuz nedensiz, yaslarımız anlamsız, bulunuyor…
-Benzerliklerimiz görmezden gelinip, farklılıklar deşilip, kurcalanıyor…
-Mozaik kelimesinden çoğumuz, bir anlam bütünlüğü anlar ve amaçlarken,
-Onlar tek, tek ayrıştırma ve parçalamayı anlıyorlar…
-Türkiye Cumhuriyeti “nin Başkenti Ankara, ama onlar İstanbul’ da ısrarlı
-Türk Ordusu bu milletin gözbebeği, ama onlara göre “Cuntacı”!
-Şehitlerimize “kelle”!..., Terörist başına “Sayın”!... derken
-“Kınalı Kuzular”ın Anaları ağladı… Babalar “Vatan Sağolsun” dedi…
-Tesadüfe bakın, şimdi de “Analar Ağlamasın” diyorlar.
-Demek ki daha çok “Anamız Ağlayacak”
“ETKİN PİŞKİNLİK”
Önceleri “Kürt Açılımı” dediler tutmadı, ardından “Demokratik Açılım” dediler o da tutmadı “Milli Birlik Projesi ” olarak adını değiştirdiler kimse inanmadı.
Oysa, açılım adına yapılanlara bakınca, isim bulmakta bu denli zorlanmalarına, bir anlam veremiyorum. Yiğitçe “PKK AÇILIMI” deselerdi hem içini doldurmakta zorlanmazlar, hem de aylarca eveleyip geveleyip durmaktan kendilerini kurtarırlardı.
Böylece, Habur’da yaşanan, “seyyar mahkeme”leri, “Otobüs üstünde PKK Şovu” ve “Etkin Pişmanlık” hükümlerinin nasıl “Etkin Pişkinlik”e dönüştürüldüğünü, milletçe daha kolay anlardık.
Ayrıca “Hazmedilmesi” de daha kolay olurdu.
[Bu sayfa 220 kez görüntülendi.]
Behiç ALPARSA TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI