YAZARLAR

BİZE GELENLER
Sema DÜNDAR
Şeker hastalığı ve göz
[24-12-2007]
Diyabet (şeker hastalığı), insülin salınımı veya insülin etkisinin yetersizliği sonucu kan şekerinin artmasıyla kendini gösteren metabolik bir hastalıktır. Dünyada her 20 kişiden birinde olduğu tahmin edilen hastalığın, ülkemizde yaklaşık 5 milyon kişide olduğu tahmin edilmektedir. Diyabetin gözdeki ağ tabakayı etkilemesine diyabetik retinopati denir. Diyabetin gözü etkileme oranı yaklaşık 40%'tır, diğer bir deyişle, her on şeker hastasının dördünde diyabetik retinopati vardır. Diyabetik retinopati ülkemizde ve dünyada en önemli ve tedavi edilebilir körlük nedenlerindendir. Gelişmekte olan batı ülkelerinde tüm körlüklerin en az %12'si diyabete bağlıdır. Ülkemizde ise yaklaşık iki milyon kişide diyabetik retinopati olduğu tahmin edilmektedir.
Diyabetik retinopatinin görülmesinde temel faktör diyabetin süresidir.15 yıldan daha fazla süredir diyabetik olanların üçte ikisinde retinopati vardır. Yüksek kan şekerinin diyabetik retinopatiyi kötüleştirdiği kanıtlanmıştır. Uzun süren ve düzenli tedavi edilmemiş diyabet, genç hastaların insüline bağımlı diyabeti, hamilelik, diyabete bağlı böbrek hasarı, hipertansiyon, kan yağlarının yüksekliği ve ergenlik çağı (puberte) diyabetik retinopati açısından en önemli risk faktörleridir.
Retinanın beslenmesini sağlayan özel yapıdaki damar sistemi ve bunun kılcal dalları ile sinir tabakası ( retina ve ağ tabaka) diyabet nedeniyle hasar gördüğünde, retina tabakasında kanama, sıvı toplanması ve kılcal damar tıkanıklığı sonucu beslenemeyen alanlar oluşur. İleri dönemlerde bu alanlardan salgılanan bazı özel moleküller anormal damar dokusunun gelişimine neden olarak, tüm göz içini doldurabilen yoğun kanamalar, ağrılı ve tedavisi mümkün olamayabilen göz tansiyonu, retina tabakasının yerinden ayrılması ve yırtılması gibi problemlere yol açabilir. Tüm bu değişiklikler kalıcı görme kaybı veya tam körlüğe neden olabilir.
Ülkemizde, genellikle diyabet tanısı geç konulduğundan, diyabet hastalarının göz hekimine gitmesi için göz şikayetinin ortaya çıkmasını beklemesi uygun değildir. Eğer kişide diyabet olduğu kesinleşmişse damlalı göz dibi muayenesini de kapsayan göz muayenesini yaptırması gereklidir. Anormal bir durum (kanama, ödem, sızıntı ve yeni damar değişiklikleri) görülürse ileri tetkiklere geçilir.
Diyabetik retinopatinin muayene dışındaki tanı yöntemlerinden biri de FFA'dır (fundus flöresein anjiyografi). Damar yolundan ilaç verilerek yapılan bu tetkikte damarlarda sızıntı olup olmadığı tespit edilir ve neticeye göre hastanın tedavi şekli belirlenir. Günümüzde kullanılan tedavide sızdıran damarlar argon laser yapılarak kurutulur ve kanama durdurulur, yenilerinin oluşumu önlenir ve böylece ciddi görme kayıpları önlenebilir. Laser tedavisine yanıt vermeyen olgularda uygulanabilecek diğer bir yöntem intravitreal (göz içi) enjeksiyondur. Ayrıca hastaların, kan şekerinin düzenli kontrolü, hipertansiyon ve kan yağlarının yüksekliğinin tedavisi konusunda uyarılmasının görmenin korunması açısından çok önemli olduğu unutulmamalıdır.
Diyabetik retinopatinin ileri evrelerinde geçmeyen göz içi kanamaları, retinada oluşan zarlar ve buna bağlı retina ayrılmalarında vitrektomi (vitreoretinal cerrahi ) adı verilen ameliyatlar yapılabilir.
Eğer diyabete bağlı ağ tabakası rahatsızlığında tanı erken konulursa, uygun ve yeterli tedavi uygulanırsa, körlüğü 90% oranında engellemek mümkündür. Diyabet teşhisi almış hastaların erken dönemde retina muayenesi için başvurmaları hayati önem taşımaktadır. Göz dibinde kanamalar olsa da erken evrelerde hastaların hiçbir yakınması olmayabilir. Bu nedenle şikayetleri olsun olmasın, diyabetliler en az yılda bir göz dibi muayenelerini aksatmamalıdırlar. Genç şeker hastalarında ergenlik çağından itibaren, 30 yaşından sonra tanı almış şeker hastalarına teşhis konulduğunda mutlaka göz dibi muayenesi yapılmalı, retina normal ise yılda bir kez muayene tekrarlanmalıdır. Diyabetik retinopati başladığında takip süresi 3-4 aylık sürelere indirilmelidir. Gebelik, şeker hastalığına bağlı retina bozukluklarını arttırır ve gebelik süresince göz muayenelerinin düzenli olarak yapılması gerekir.
Diyabetik retinopatinin tedavisinde başarı oranı, erken tanı ve düzenli göz dibi kontrollerinin yaptırılmasıyla artar.
Sema DÜNDAR TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI