AB'nin tam yetkili ağızları, çoğu zaman Türkiye'nin tam üyeliğinin dışında bir oluşumda birleşmenin açıklamalarını yaptılar,ama nedense sistemi oluşturanlar buna bir türlü inanmak istemiyorlar.Kendileri aslında bu düşün bittiğini biliyorlar, ama yinede topluma zaman zaman verecekleri inandırıcılıktan uzak açıklamalar yapmak adına,ellerinde bir şeylerin olmasının getirisinde olmaktanda vaz geçmiyorlar.İşte AKP'nin kendi farklılığındaki sistem anlayışının görüntüsü,yani toplumu istediğin gibi getirdiğin hayal dünyasında istediğin gibi kullan.AB'nin en yetkili sözcüleri ''Türkiye'ye asla tam üyelik verilemez'' açıklamaları yaptılar.Düne kadar AB bir hayal dünyası ve bir Hıristiyanlar birliği diyenler,birden AB'de umut aradılar bir gecede uyumsal yasalar çıkardılar ama inandırıcı olamadılar,AKP aslında kendi içinde AB hayalini yaşanmışlık içinde bir düzmecenin adını vermişti.Ülkeye ''İslami'' sistemin yerleştirilmesi adına kendi içinde ve Batı'ya dönük olarak uyguladığı ''takkiyecilik'' anlayışı modeliydi yaptığı.
AB' hiç bir zaman AKP'nin hedeflediği ''İslami modeli''kendi içinde asla görmek istemiyordu,''Ilımlı islam modelinin''yerleşmiş haliyle ortaya çıkan bir Türkiye'yi tam üyelik olmadığı gibi başka bir oluşumlada asla istemiyordu.Fransa-Almanya özellikle her açıklamalarında bu olumsuzluklardan söz ettiler,Fransa kesinlikle Türkiye'yi AB'de istemiyordu,aslında Fransa'nın bu kararı yeni değildi,Chirac döneminde de tam üyeliğe karşı çıkılmıştı.Şimdi Başkan Sarkozy'nin yanı sıra iktidar partisi halk hareket birliği (UMP) vekilleri de büyük çoğunluğuyla Türkiye'nin tam üyeliğine karşı,Fransız ulusal Meclis'te milletvekili Richart Mallie başkanlığında tam üyeliğe karşı çalışmalar açıklamalar yapacak bir komite bile oluşturuldu.Bu gün Ermenistan Hırvatistan ve diğerleri ,Tam üyelik aşamasına gelmişken,Türkiye için 36 bölümden sadece altısı müzakereye açılmış olması bile ,kendi hayallerini rüyasal oluşuma katanların inandırıcılıklarını ortaya koymuyormu?.
Bu gün birliği oluşturan ülkelerden biride Almanya,Başbakan Merkel son günlerde sıcak açıklamalar yaptı,ama biz bu sözler yaklaşan seçimlerde Merkel'e oy getirisidir diyerek hemen teşhisi koyduk.Oysa Almanya başından beri Türkiye'yi tam üye olarak AB'de istemiyordu (CSU) genel sekreteri Markus Soder ''Türkiye'ye asla tam üyelik verilemez'' diye açıklama yaptı.Başbakan (RTE) nedense Almanya-Fransa ile bir türlü başkalarına karşı kullandığı dili konuşamadı,Başbakan'ın en çok birlikte olduğu anlaştığı arkadaşı Berlusconi ve Karamanlis! her ikiside fayda getirmeyen kilisenin papazları değilmiydi,onlar bile Fransa ve Almanya için yaklaşım gösteremediler Türkiye adına.(RTE) belkide oğlu için Sarkozy'yi nikah şahidi yapsaydı kim bilir belkide işin rengi başka olabilirdi! Dönemin Dışişleri Bakanı Ali Babacan Romada kaldığı sürece nedense papa'ya uğramadan geliyor,Washinğton'a gidiyor ABD Dışişleri Bakanı ile görüşmek şöyle dursun selamlaşmadan dönüyordu.Böyle bir dış politika anlayışı ülkeye yarar getirebilirmi?Fransa halkının yüsde 70'i Türkiye'yi asla tam üye olarak AB'de istemiyor.Peki bunca olumsuz bir tablo varken yaratılmışken,Obama'nın (BOP) projesinin içinde olmak neyin nesi acaba?Türkiye'yi bilmediğiniz bir felaketin içine çekmeye ne hakkınız var?ABD yıllardır gerçekleştirmeye çelıştığı (BOP) için Türkiye olmadan asla başarılı olamayacağını biliyor,yarın bu cehenmenin ortasında Türkiye kalırsa ne olacak?Kuzey Irak'da yine son derece karanlıkta kalmışlık var,kendisini akıllı sananlar bilgiden beceriden deneyimden uzak siyaset adamlarımız,burada oluşacak coğrafyada Türkiye'nin adının nerde yazılacağını acaba biliyorlarmı?
Hayal dedikleri Hıristiyanlar topluluğu dedikleri ne işimiz var orada dedikleri birliğe,inanmadıkları halde ülkeyi inadına sürükledikleri bir ucu olmayan yolda, yine rüyada oluşumlar içinde bırakmanın şimdi sorumluluları kimler acaba?.AB'nin hatırı sayılır bir sözcüsüne Fransız gazeteci politika yazarı Thomas Ferenczy sormuş,Türkiye'nin ülkede kokoreç'ide yasaklamaya başladığını,neredeyse Ermeni soykırımını da kabul edecekler AB için dediğinde,Türkiye tam üye olmaya hazır değil hazırda olamayacak,ama o zamanda birlik dağılacak belkide demiş,AKP, bir türlü inanmak istemediği bu gerçeği şimdi görmeye başlıyor galiba.
Atatürk ''Ben ülkeme Batı'nın kültürünü ve sanatını ilmini hediye ediyorum'' demişti,ama Başbakan (RTE) ''Biz Batı'nın ilmini sanatını almadık,terbiyesizliğini,ahlaksızlığını aldık,böyle bir birliğin içinde asla olmayız''demişti.Sonra da inançların yaşandığı bir ülkeyi,''Sen hıristiyanlar kulübüsün''dediği birliğin içine inanmadığı ,ama kendi modelinin yerleşmesi adına sokmaya çalışmanın sıkıntılarını bu ülkeye yaşatmaya başlamanın sorumluluğundan, bir gün kaçabileceklermi acaba?
On yılda ancak bir kitap okuyan bir ülke yaratmak,nasıl olurda AB'ye kabul edilir dersiniz,Konfüçyüs ''halk bilimden ilimden Adalet ve kültür den düşünceden uzakta kalırsa,şaşkınlık içinde ne yapacağını bilmeyen bir toplum olarak yıkım başlar'' demişti.Şimdi böylesi bir toplum yaratılmaya çalışılıyor ülkede,kendi inanç anlayışının içinde bir toplum yaratmak,AKP, böyle başladı AK-Parti olarak değişmeside çok zor,bunu böyle anlatmaya ifade etmeye beni kimse zorlayamaz,Şimdi AKP artık değişim içinde olmaya kendini ne kadar zorlarsa zorlasın,AB' rüyasının bittiğini kendiside biliyor,ama bilmediği bir şey var oda asla AK-Parti olamayacağı gerçeği. ilmi bilimi çağdaşlığı Batı'dan almış ülke olmanın değerlerinin yok edildiği,bilim ve düşüncenin yargılanmadığı bir Türkiye gerçeği,işte asıl önemli gerçek bu resimde çizilmeyi bekliyor geç bile kaldık..
[Bu sayfa 171 kez görüntülendi.]
Dr.Levent SECER TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI