Yerel seçim kargaşası [ya da kavgaları] ardından yapılması gereken şey, oraya buraya bulaşan “ayıp”ları sahiplerinin haznesinde mahfuz tutup, ülkenin ya da yörenin sorunlarına bakışlarımızı çevirmek olmalı…
Yapan yaptı; eden etti…
Sözünü ettiğimiz “ayıp”lar, sahiplerine fatura edilmiş birer sosyal sicil kaydından ibarettir… Bunları geçiyoruz.
Geçmek zorundayız!..
Çünkü ülkenin sorunları yerli yerinde duruyorken, “ayıp”lar birer kuru-sıkı teferruattan ibarettir.
Çünkü, ayıp, ayıp edene ait bir lekeden ibarettir. Hizmetin önünü tıkayamaz.
Öyleyse, [madem] geçiyoruz, sevgili dostlar; geçip, gidiyoruz…
Benim miyop-astigmat gözlüklerimin arasından görebildiğim gerçek, oturduğum yöre olan Akbük’ün önde gelen sorunlarıdır. [Siz kendi yörenizdeki gerçeği tabii ki, farklı algılayacak ve farklı değerlendireceksiniz.]
Aslında bütün bu yerel seçim mücadelenin temeli ve esası, sözünü ettiğimiz sorunların çözümüne getirilecek birbirinden farklı görüş, düşünce ve projelerin kendi aralarında yarışmasından ibaret olması gerekir.
Öyle olmalıdır.
Öyle olmalıydı.
Ama, olmadı… İşte “bu oluş biçimini” geçip, sorunları önümüze koyup, çözümler üzerine el ele, gönül gönüle ve kafa kafaya verip, emeklerimizi birbirine eklememiz gerekiyor.
Sözün kısası, Akbük’ün en acil iki sorun, bizce;
Çevre kirliliği (ve
Çarpık yapılaşmadır.
Çevre kirliliğinin çözümü, gerçek bir arıtma tesisi ve kanalizasyon şebekesinin inşası ve işletmeye alınması ile çözülebilir.
Çarpık yapılaşma ise, rant esasına göre kayırılan kişi ya da zümrelerin kamu yararı ilkesine doğru geriletilmesi ile mümkün olabilir.
Sanıyoruz, bu noktaya kadar üzerinde uzlaşılmayan bir nokta mevcut değildir.
Peki, eksik olan nedir?
Bizce eksik olan, bugüne kadar süre gelen kayırmacılığın sona erdirilmesi, rant elde etme amacı ile ormanların talan edilmesinin önüne geçilmesi ve beldenin kişi çıkarı yerine kamu yararı ilkesi ile yönetilmesidir.
İşte bu nokta, “zurnanın zırt dediği” noktadır…
Bizler, hangi partiye oy veriş olursak olalım, bu ilkenin etrafında birleşmeli, bu ilkenin hayata geçirilmesi yönünde atılan her türlü adıma destek vermeliyiz.
Yeril seçim, [gerçekte] bu ilkenin hayata geçirilmesini en iyi gerçekleştirecek olan kişi ya da kadroları işin başına getirmek için yapıldı.
Bizce, artık, şimdi, “iş” zamanıdır…
Birbirimizle itişip kakışmayı bir yana koyalım… Ve işimize bakalım!..
[Bu sayfa 140 kez görüntülendi.]
Faruk HAKSAL TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI