Halkın önüne çıktığınızda, herşeyden [ve] her sözden önce, açık olacaksınız, içten olacaksınız…
İçtenlik, güvenilir olmanın [vazgeçilemez] temel şartı!..
Açık olmak ve samimi olmak, esen her rüzgârın peşi sıra “duruş” değiştirmemek, her şeyin başı…
Siyasetin de başı; insanlığın da, adamlığında…
Siz “adam gibi bir adam” olduğunuzda, süreç mutlaka sizden yana işleyecektir.
Bu söz pratik hayat içinde doğrulansa da, doğrulanmasa da, siz bu ilkenin ülküsüne iman edeceksiniz!..
Eğer menfaatlerinizin kör kuyusunun peşinde değilseniz ve iki tutam da sabrınız varsa eğer, görün bakın, insanlar size nasıl güvenecektir.
Sizi nasıl sevecektir.
Size ne kadar inanacaktır.
Ve tabiidir ki, bu genel kabulün sonunda da, gerektiğinde, sizi gereken yere getirecek; seçecektir.
Herşeyden önce insanların size inanması gerekir.
İnsanların size inanabilmesi için de, sizin “inanılır bir insan” olmanız gerekir…
Ve bir insan diğerine, söylediklerine bakarak değil; yaptıklarını değerlendirerek inanır…
Eğer sürekli olarak, [maddi ya da manevi anlamda] sadece kendi torbanızı doldurmayı ön planda tutuyorsanız… İnsanların güvenini de kazanamazsınız; sevgisini de, beğenisini de…
Hiç kimse kendi kişisel çıkarını herşeyin üstünde tutan bir siyasetçiyi baş tacı etmez… Hiç kimse oturduğu koltuğu, halka dayanarak değil; bir takım ilişkilere bağlayarak elde eden bir insanın arkasında olmaz…
Ve yapıp-edilen türlü çeşitli katakullilerin kandili, yâdsı namazına kadar yanmaya devam etmez; edemez…
Mutlaka çözülür karanlık odalarda atılan düğümler; mutlaka sökülür…
Hazıra konmak her zaman iyi sonuçlar doğurmaz…
Bu yönde yaşanmış çok sayıda öykü vardır.
Hayatını çalışmadan geçirmiş nice milli piyango talihlisi, aradan geçen çok kısa bir süre sonra, başlarına konan talih kuşunun tüm getirisini har vurup- harman savurarak başladıkları yere dönmüşlerdir… Dönmektedirler… Ve yine döneceklerdir.
Parayı kazanırken sarf edilen emek, o paranın nasıl harcanacağını öğreten en değerli deneyimdir.
İnsanların güvenlerini kazanmayı hak etmeyen bir insanın, oturduğu koltukta uzun süre kalabilmesi de mümkün değildir.
Herşeyin başı, temiz emek, dürüstlük, güvenilirlik, özverili ve alçak gönüllü olma ve benzeri değerlere içtenlikle sahip olmaktadır…
Ötesi boştur, boşluktur…
Ve bu boşluk, ergeç size önemli bir yaşam dersi armağan eder….
Tabii ki, siz, o dersten yararlanabilecek bir hoşgörü kültürü içindeyseniz...
[Bu sayfa 162 kez görüntülendi.]
Faruk HAKSAL TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI