-Susurluk çok başka bir şey, diyor, Milli Güvenlik Kurulu eski Genel Sekreteri Or General Tuncer Paşa…
Susurluk çok başka!..
Ve Star Televizyonu’ndaki söyleşisi içinde anlatıyor Sayın Tuncer Kılınç;
-Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ülkenin tüm istihbarat örgütlerinin raporlarının bir araya konduğu, bunların içinden önemli olanlarının, önlem alınması gerekenlerinin sıraya konduğu ve Milli Güvenlik Kurulu’na sunulduğu bir çalışma biçimi uygular.
-Ben tüm görev sürem boyunca Ergenekon örgütü olarak isimlendirilen yapılanma ile ilgili tek istihbarat raporu almadım.
Yapılan açıklama çok önemli bir gerçeği ortaya koymaktadır.
Demek ki, varlığı ile sürülen Ergenekon yapılanması hakkında Devlet’in hiçbir bilgisi yoktur.
Devletin istihbarat birimlerinin hiçbir bilgisi yoktur.
Oysa, bugün ortalığı tozu dumana bulayan Ergenekon soruşturmasının ihbarcısı [tanığı ve galiba sanığı] olan Haham Tuncay Güney’in, dayanak yapılan ifadesinin tarihi 2002 yılına dayanmaktadır.
Tuncay Güney ifadesini emniyet güçlerine vermiş ve ancak ifade içeriği, dikkate değer bulunmamıştır.
Aradan yıllar geçmiştir.
AKP iktidara gelmiştir.
Almanya’da açılan Deniz Feneri davası, esas faillerin Türkiye’de olduğuna karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi Başsavcısı, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, “laikliğin karşıtı eylemlerin odağı olduğunun tespiti”ni istemiştir.
Düğmeye basılmıştır!
Tuncer Paşa, Ergenekon’un, toprak altında ele geçen silahlar, bombalar ve Susurluk ile olan ilişkisi hakkında kendisine yöneltilen bir soruya da şöyle yanıt vermektedir:
-Bu silah ve bomba meselesi tamamen ayrı bir konudur. Susurluk, içeriği ve ilişkisi olan kişilerin kimlikleri açısından İçişleri Bakanlığı ve özellikle de MİT ile bağlantılı bir konudur. Ergenekon ile hiçbir ilişkisi yoktur.
Tuncer Paşa, Atatürk’ün düşünce sistemine bütünüyle bağlı bir kişi olduğunun altını titizlikle çiziyor.
-İnsanlara bakıyorum, Atatürk’ün düşünce sistemini benimsediklerini söylüyorlar. Atatürk’ün düşünce sistemi içinde en önemli unsurlardan bir tanesi “Tam Bağımsızlık” ilkesidir… Ancak, Türkiye tam bağımsız olmalıdır”, dediğinizde insana tuhaf bakıyorlar, diyor.
-Türkiye tam bağımsız bir dış politika izlemelidir. Her ülkeye eşit mesafede durmalıdır, diyor.
-Eğer ABD ve AB’ye tek yanlı olarak bağlanırsak, ulusal çıkarlarımız doğrultusunda uygulamamız gereken politikalardaki esnekliğimizi kaybederiz, diyor.
Bütün bunları söylüyor Tuncer Paşa…
Ve… Ardından da, Ergenekon soruşturmasında kendisinin niçin hedef alınarak Ankara’daki evi ile, İstanbul’daki oğlunun evinin arandığını “anlayamadığını” söylüyor.
Sahi, gerçekten Tuncer Paşa, niçin Ergenekon’un boy hedefi yapıldı?
Anlayanınız var mı?
Faruk HAKSAL TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI