Asgari ücret 547 Türk lirası…
Hayır, 13 kuruşu da var!
Namusu ile çalışan bir işçi, namusu ile yaşamını sürdürebilmek için bu para ile geçinmek zorunda…
Bir insan, bu maaşla, tüm yemeklerini Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında bile yese, yine de ay sonunu bulamaz.
Bildiğiniz gibi, meclis lokantasında bir-dolu-tabak kuru fasulye, sadece 1.50 lira. Izgara bonfile, 2.25 lira,. Üstüne bir tatlı ve bir de kahve, toplam fatura 4.50 lira…
Üstelik, milletvekillerine “kıyak” çıkılan “ikram”lar, ödemesi bir başka bahara sürekli olarak ertelenen “katkı”lar işin diğer [akla gelen] kolaylıkları…
Başbakan, seçim reklamı olarak satın aldığı simidin bedelini bilemeyince, bıraktığı bahşiş tam 40 lira!..
Başbakan ne kadar maaş alıyor, biliyor musunuz?
Peki sayın başbakanımızın [milattan önceki devirlerde] Kasımpaşa’da simitçilik yaptığını biliyor musunuz?
Simitçi simit fiyatını en iyi bilen kişidir.
Başbakan bu gün 40 Lira bahşiş vererek simit alıyor.
Başbakan 10 adet simit alıp, simitçiye 2 lira uzatıyor… Etrafta bir telaş, bir telaş…
Başbakan reklâm senaryosunu iyi okumadan çıkmış sahneye… Neyse ki, Türk milleti zekidir ve çalışkandır… “Ve kahreden ve yaratan ki onlardır… kadim simitçi Başbakan’a 10 simidi 2 TL’ye satan çağdaş simitçi Haso, sorun kökünden çözüp, atabilmiştir…
Başbakan’dan 40 TL bahşiş alan çağdaş simitçi Haso, kadim simitçi Başbakan’dan, simit tezgahına asacağı bir reklâm panosunun iznini de kopartmıştır.
Panoda şöyle yazmaktadır:
-Başbakan’ın simitçisi Haso!..
Ancak sayın Başbakan, [her nedense yine] bu zeki ve pratik çözümün, “serbest piyasa” koşullarına aykırı olduğunu akıl edememiş, uyanık-çağdaş simitçi Haso’nun rakipleri karşısında haksız rekabet içeren kurnazlığını süzememiştir…
Sonuç olarak yine, bizim simitçimiz işini bilmek durumunda kalmıştır!..
Namuslu işçi, yine meclis lokantasından nasiplenmek imkanından yoksun bırakılmıştır.
Asgari ücret miktarı yine, insan haysiyeti temsil eden çizginin çok çok altında kalmış, bu milletin emekçi insanlarını süründürmek azminin ısrarla tekrarlamıştır.
Ve bizler, millet olarak yine, [makûs kaderimizi] değiştirecek akıl, bilinç, birliktelik ve eylemden yoksun, bitap düşmüş durumumuzu sürdürmüş bulunmaktayız.
Ve dünya yine, kendi etrafından dönmeye ve bir yandan da güneşi etrafında dolanmaya devam edip durmaktadır…
Ne yazık!..
[Bu sayfa 178 kez görüntülendi.]
Faruk HAKSAL TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI