“Mustafa”yı iyi değerlendirmek gerekiyor…
Çünkü önümüzdeki acil sorun, kültürel düzlemde karşımıza çıkabilecek tüm psikolojik savaş materyallerini ayrıştırabilme bilinç ve yeteneğimizle yakından ilgilidir…
Mustafa filmini izleyen ve tepki gösteren çok sayıda insanımız, filmi üstlenmiş olduğu misyondan ayrı tutarak değerlendirme yoluna gitmektedirler.
Oysa “Mustafa” filmi, gerçekten bir “belgesel”dir.
Ama, Türk Bağımsızlık Savaşı’nın ve devrimlerin büyük lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili değil; bu filmin yapımında emeği geçen her türden işbirlikçi ile yakından ilgili bir belgeseldir.
Mustafa filmi, emperyalizmin bir psikolojik savaş materyalidir.
İşte bu gerçeği tespit edemesek, filmin şurası ya da burası ile ilgili öfke dolu yorumlar yapmaktan bir karış öteye varamayız.
Varamayız… Ve böylelikle de, filmin yapılma amaçlarından birisini bizzat doğrulamış oluruz.
Emperyalizmin ülke içindeki işbirlikçileri eli ile gerçekleştirmek istediği amaçlar bellidir. Ve inanıyorum ki, bu yazıyı okuyan her kişi bu amaçları alt alta sıralayabilecek bilinç düzeyine erişmiştir.
Ama, sözünü ettiğimiz bu amaçları birbiri peşi sıra sıralamak değildir önemli olan… Mesele, bu unsurları hayatın içinde teşhis edebilmek ve kulaklarından tutarak otaya çıkartabilmektedir.
Bilinç, bilgileri sırasıyla ezberlemek değil; yaşanılan reel gerçek içinde bu malzemeyi kullanabilmektir.
Bilinç, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Mustafa”laştırıldığında anlık öfkeler göstermek değil, bu “Mustafa”laştırma eyleminin ardındaki gerçeği, emperyalizmin parmağını sezmek, görmek, teşhis etmek ve bu kültürel saldırıya karşı duruşunu belirleyerek, mücadelenin içine girmektir!..
-Vay sen nasıl Mustafa Kemal’e, Mustafa, dersin…
… söylemini geride bırakarak, duyduğunuz kişisel tepkiyi, bu psikolojik savaşın kurmay merkezine, ahtapotun başına ve ülke içindeki kollarına karşı düzeyli, bilinçli ve örgütlü bir mücadele düzlemine ulaşabilmektir bütün mesele!..
Bağımsızlık Savaşımızda da böyleydi herşey.
O zaman da işgal kuvvetlerinin beslemesi bir medya vardı.
O zaman da emperyalizme karşı savaşanların kellesi isteniyordu.
O zaman da tüm millici güçlerin yok edilmesi için tüm katakulliler devreye sokuluyordu…
Büyük Türk devrimcisinin ismi çocukluğunda gerçekten Mustafa idi..
Matematik hocası Mustafa’ya, Kemal adını ekledi.
Bağımsızlık Savaşımız ona Gazi ve Türk ulusu da, Atatürk unvanını ekledi…
Açıkça görüleceği üzere, “Mustafa” ismine eklenen her ismin derin bir anlam yükü vardır.
Emperyalizmin bugünkü hedefi ise, işte bu anlam yüklerini bir bir ayıklamak ve O’ndan “gazi”lik, “kemal”lik ve bu milletin “Ata”sı olma niteliklerini sıyırmak istemektedir…
İşte mesele budur!
[Bu sayfa 203 kez görüntülendi.]
Faruk HAKSAL TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI