Bu Sayfayı Sık Kullanılan Yer İmlerime EkleFavorilerime Ekle    SAYI: 6650 YAYIN TARİHİ: 11-02-2012
SON DAKİKA!..
• Aydın• Özel Haber• Basından Seçtiklerimiz• Duyduk-Gördük• Ege'den• Eğitim• GÜNDEM• Görüntülü Haber• Kültür-Sanat• Magazin• Okuyucudan• Politika• Reklam• Sağlık• Spor• Şiir Köşesi• İlan• İlçeler• İnsan

YAZARLAR

aydın haberleri

BİZE GELENLER

Faruk HAKSAL

İKİ ÖYKÜ, GERÇEKLER VE AYRINTININ ÖNEMİ …

[21-10-2008]

Hikaye bu ya.. deyip geçmeyin.

Özellikle de uydurma olmayan, gerçek hikayeleri, sakın ha buruşturup, bir kenara atmayın.

Çünkü, bu gerçek olayların “hikaye” vasfını kazanarak, dilden dile dolaşabilmesi için birden çok niteliğinin bir arada bulunması gerekir.

Örnek mi istiyorsunuz?..

Okuyun o zaman aşağıdaki gerçek hikayeyi:

Sibirya’nın köylerinden birinde adamın birinin cenazesi, matemli ailesinin önü-sıra mezarlığa doğru götürülüyormuş. Cenaze alayı mısır tarlasının içinden geçerken, birden onu sırtlayan köylülerin elinden kayıp, dereye düşüvermiş. Tabutun aralık olan kapağı ardına kadar açılmış ve mevta, herkesin gözleri önünde suları boylamış.

Derenin akıntısı cesedi, dinamit atarak balık avlamaya çalışan balıkçıların önüne kadar sürüklemiş.

Balıkçılar birden telaşa kapılmışlar.

-Eyvah, demişler; bizim attığımız dinamit mi bu adamı öldürdü, acaba?..

Kısa bir süre sonra telaş, yerini endişeye ve korkuya bırakmış.

Balıkçılar biçare ölüyü, çevredeki bir askeri kışlanın dikenli tellerine doğru sürüklemişler ve öylece terk ederek, kaçmışlar.

Bir süre sonra, alacakaranlıkta dikenli tellerin arasında bir karaltı hisseden nöbetçi er, otomatik tüfeğini doğrultmuş ve cesede ateş etmeye başlamış.

Daha sonra ambulans çağrılmış. Ceset ambulansa yüklenmiş ve hastaneye getirilmiş.

Operasyon tam altı saat sürmüş ve Ameliyattan çıkan operatör doktor şöyle konuşmuş:

-Çok zor oldu ama, Allah’tan umut kesilmez... Galiba yaşayacak!..

Evet...

Şimdi ne mi var bu hikayede?

Çok şey var...

Her şeyden önce, gördüğünüz gibi, öldürmeyen Allah, öldürmüyor.

İnsanların yanılgıları, çabuk ve telaşlı kararlar vermeleri, bir konu hakkında yargıya varırken, ayrıntıları değil; kaba gerçeği ön planda tutmaları ve saire... Ve (de) saire...

Peki bir de şu aşağıdaki öyküyü okuyun… Bakalım ne düşüneceksiniz:

Jake adındaki bir Macar, karısını korkutarak, şaka yapmak amacı ile kendisine ölü süsü veriyor...

Eve gelen eş, kocasını o halde görünce fenalaşıyor ve baygınlık geçiriyor.

Evin kapısını açık görerek meraklanan komşu kadın, evden içeri girerek iki insanı yerde yatarken görünce, durumdan yararlanarak evi soymaya kalkışıyor.

Topladığı eşyalarla evden uzaklaşmaya hazırlanırken Jake, durumu kavrıyor ve hırsız kadına kuvvetlice bir tekme atıyor.

Yerde hareketsizce yatan cesedin canlandığını sanan hırsız komşu, ani bir kalp krizi geçiriyor ve oracıkta hayata elveda, diyor.

Mahkeme mi?

Evet... Jake yargılanıyor.

Ancak, beraat ediyor.

Peki, gelelim kıssadan hisseye…

Peki, yaz sıcaklarının üzerimize çökmekte olduğu bir ortamda, ben bu iki “dondurucu” hikayeyi sizlere ne diye anlattım?..

Hayatın rastlantılarını birbirine bağlayarak, onlara bir anlam yükü monte etmeyi… Yani, bu tümü ile tesadüflere bağlı olaylar zinciri içinde sanki bir anlam gizliymiş gibi yaparak, kafalarındaki örümcekli düşünceleri sizlere iletmeye çalışan (bir takım) insanları görüp, tanımışsınızdır..

Caddeden bir otomobil geçer ve tam o sırada, yan sokaktan bir bisikletli çocuk geliverir... Bakın şimdi Allah’ın işine. Çocuk “kıll” payı ölümden kurtulur; verilmiş sadakasının dedi-kodusu işin cabası...

İnsanın aklı kıtlaştıkça, çar-çabuk sonuca ulaşma isteği isterik bir tutku haline dönüşüyor. Soruları hemen, ama doğru - ama yanlış, fazla irdelemeden, cevaba ulaştırma arzusu. .

Bu şundandır, o da bundan.

Bu şudur; o da bu!

Gerçek ise, hiç de öyle değildir.

Gerçek, ayrıntıda gizlidir.

O ayrıntıyı bilim inceler; ayrıştırır; analiz eder...

Sonuca hemen varılmayabilir. Dünya’da ve evrende sebebini anlayamadığımız, hikmetini kavrayamadığımız ve gizemli sırlarını açıklayamadığımız milyarlarca ayrıntı ve milyarlarca gerçek vardır… Daha da önemlisi, her zaman da olacaktır.

Sonuca ulaşmak uğruna, yalan yanlış bir çok soru işaretinin ya da “olgu”nun üzerini “inançla” örtmek ve sonra da, yarabbi şükür, diyerek “huzur”a ermek, katlanılabilir bir şey mi sizce?..

Ben, kendi adıma, pek sanmıyorum.
[Bu sayfa 196 kez görüntülendi.]


Facebook'ta Paylaş



Faruk HAKSAL TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI

Arkadaşına Gönder
Anket
ANKET

Ağustos 2011 ekonomik krizi sizi teğet geçti mi?
Evet, beni teğet geçti. Pek etkilenmedim.
Hayır, beni teğet geçmedi. Çok etkilendim.
Bir fikrim yok, kararsızım.
ANKET SONUÇLARI


Seri İlanlar
Döviz Bilgileri
DÖVİZ
(T.C.M.B.)

Dolar: 1.762
Euro: 2.332
Sterlin: 2.771
AYDIN'DA HAVA

Şu An: 2oC
En Düşük: 5oC
En Yüksek: 13oC
SÜPER LOTO

Pek Yakında
SAYISAL 6/49

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
28-01-2012
2-7-21-25-36-45
ŞANS TOPU

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
25-01-2012
14-16-20-28-31(+)2
10 NUMARA

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
30-01-2012
3 - 7 - 8 - 9 - 12 - 14 - 15 - 22 - 28 - 30 - 43 - 45 - 48 - 51 - 53 - 54 - 55 - 58 - 64 - 65 - 71 - 79
İSTATİSTİK
18 Kişi Bağlı
Bugün 1,906 Ziyaretçi
Dün 6,691 Ziyaretçi
OCAK 2007'DEN BU YANA TOPLAM
11,198,738 Ziyaretçi
GEÇMİŞ SAYILARA GİDİN
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Özel Eki
Mücadele Mobil - m.mucadele.com.tr
Süper Lotomatik & Sayısal Lotomatik
Aydın Haberleri Sitesi Banner Reklam Tarifesi