Yurttaşımız İzmirli Homeros'un ünlü yapıtı İlyada da , Troya savaşı özel bir yer tutar. Kıta Yunanistan'ın dan gelen Akhalar , Anadolu’ya, Çanakkale yakınlarında ki Troya kentine saldırırlar. Hileli yollarla , kente girerler. Akhaların Akhilleus'u , Anadolulu Hektor'u bire bir savaşta yener ve öldürür . Hektor kahramanca savaşarak ölür , Ama , yüreklerde ve gönüllerde taht kuran , sevgi ve saygıyla anılan Akhilleus değil , Hektor’dur. Yurdunu savunan Hektoru kimse unutmaz .
Anadolu da , bu öyküyü unutmaz . O nedenle de , 9 Eylül 1922 günü, ordularımız güzel İzmir'e girerken , Mustafa Kemal’in, "Hektor'un intikamını aldık . " dediği söylenir .
Galileo , dünya dönüyor dediği için kilise tarafından ölüm cezasına çarptırılır , Yargılama sonunda ," Dünya dönmüyor , ben yanıldım . " dersen , seni bırakırız derler – Dünya dönmüyor der , özgür bırakılır . Yargılamayı izleyen bir öğrencisi “Ne yazık o ülkeyeki kahramanları yoktur - " der , Galileo'nun öğrencisine yanıtı ise şöyledir, " Ne yazık o ülkeye ki kahramanlara gereksinim duyar . " Oysa, her ülke'nin kahramanları vardır . Ancak , doğrusu, kahramanlara gereksinim duyulmayan bir düzen kurulmuş olmasıdır . Günümüzde böyle bir düzen, hiç kuskusuz , bir hukuk devletidir Yargı'nın bağımsız olduğu, yürütme ve yasama'nın eylem ve işlemlerinin yargı denetiminden geçtiği, hukuk kurallarının önde olduğu bir düzendir bu.
Sokrates haksız biçimde yargılanmış ve ölüm cezasına çarptırılmıştır. Bu haksız yargılamaya karşı , onu yargılayan yanlı yargıçların tutumlarına karşı günümüzde, "Sokratesî yargılayan , ona ölüm cezası veren yargıçlar öldüler , ama Sokrates yaşıyor," deniliyor . Öyle görülüyor ki , haksız yargılamaları , uluslar ve tarih unutmuyor . Çağlar geçse de , haklılar ve kahramanlar sevgi ve saygı ile anılıyorlar.
Bir ülke için en kötü şey , hukuku çiğneyen , hukuku hiçe sayan , sivil bir darbeyi gerçekleştiren , tek adam egemenliğini yaşama geçiren bir yönetimin seçimle iş başına gelmiş olmasıdır . Böyle bir yönetim , seçimle iş başına geldiğini sürekli yineleyerek , her şeyi yapabileceğini düşünür , bunu sürekli dile getirir . Kuvvetler ayrılığını yok etmeye , yargıyı kendisine bağlamaya çalışır. Böyle yönetimler , ülkelerini çıkmaza götürmüşlerdir.
Gericilikle savaşın suç sayıldığı, bölücülükle savaşın savsaklandığı bir ülke'nin nerelere varacağı bilinmez . Yargısı bağımsız olmayan bir ülkede adalet yaralıdır. Yolsuzlukların olağan sayıldığı, haksız varsıllaşanlardan bunun hesabının sorulmadığı bir ülke umut vermez . Ülkeyi yönetenlerin , yolsuzluk soruşturmalarından yargılanmaktan, dokunulmazlık koruması ile, kaçındıkları bir ülkede dürüstlükten, temiz yönetimden söz edilemez. Herkesin dinlendiği, herkesin, izlendiği, herkesin fişlendiği, bir ülke, bîr korku ülkesidir. Yönetime karşı olanların gözaltına alındığı, tutuklandığı, yıllarca cezaevlerinde tutulduğu , çeşitli baskılarla yıldırılmaya çalışıldığı bir ülke , demokratik bir ülke sayılamaz. Hukuk adına , evrensel ve ulusal hukuk kurallarının yok edildiği bir ülkeye , hukuk devleti denilemez . Böyle bir ülke'nin adı cumhuriyet olsa bile , o ülke gerçekte , demokratik , lâik bir hukuk devleti olan bir cumhuriyet olamaz .
Yönetime karşı olanların türlü yollarla korkutulup sindirildiği, sesini yükseltenlerin tutuklanıp cezaevlerine konulduğu , cezaevlerine konulanların ne ile suçlandıklarını bile bilmedikleri bir düzen , hukuk devleti olabilir mi ?
Tarikatların , cemaatlerin el üstünde tutulduğu , tarikatlara dokunanların, görevlerine ve kimliklerine bile bakmadan ve yasalar çiğnenerek cezalandırıldıkları bir ülkeye ," Demokratik hukuk devleti" denilemez .
Bölücülükle yiğitçe savaşmış, savaşmakta olan görevlilerini, gericilikle savaşmaktan alıkoymak ve savundukları aydınlanma ilkelerinden saptırmak İçin baskı altında tutmak , Gözaltına alıp cezaevlerine koymak , demokrasi geleneği olmayan , hukuk tanımayan kabile devletlerinde görülür. İçeride şeriata koşan , ülkenin bir bölümünün ," Demokratik Özerklik " adı altında, sonu acılarla dolu bir ihanete doğru götürülmesine ses çıkarmayan bir yönetim , ulusunu çıkmazlara sokar.
Bizim Ülkemiz , Büyük Atatürk'ün kurduğu , lâik ve demokratik bir Hukuk Devletidir. Bizim ülkemizde TSK nin bölücülükle ve gericilikle savaşmak görevi vardır. Bizim Ülkemizde yolsuzluklara karışanlar, bunun hesabını mutlaka verirler. Bizim Ülkemizde , tüm vatandaşların Cumhuriyet İlkelerine sahip çıkmak görevleri vardır, Çünkü, Cumhuriyeti yitirirsek , elimizde hiçbir şey kalmaz. Bizim Ülkemizi, hiçbir güç tarikatlar, cemaatlar, şeyhler ve dervişler ülkesi yapamaz .
[Bu sayfa 617 kez görüntülendi.]
Erol ERTUĞRUL TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI