Demokrasi, ege menliğin halktan kay naklandığı yönetim biçimidir. Bir başka deyişle halkın katılarak onayladığı demokrasi gerçek demokrasidir. Siyasi erki elinde bulunduranlar, halkın yönetime katılma sına ne kadar önem verirler se, halkın yönetime katılma oranını ne kadar yükseltir lerse, halkın yönetime katıl masına engel olan unsurları ne kadar ortadan kaldırma ya çalışırlarsa demokrasiye de o derece inanmış demek tirler. Kısaca Demokrasiyi halkın kendi kendini idare etmesidir şeklinde tarif edebiliriz.
Demokrasi kelimesi Yu nanca bir kelimedir.Demos halk, kratos iktidar sözcük lerinden meydana gelir.
Demokrasi bir toplum da, yalnız bir kesimin düşün celeri ve yönlendirmeleriyle olmaz. Halkın ülke yönetimi ne bütün olarak katılmasıy la olur. Ancak ilk çağlarda az sayıda insan bir arada yaşadığından halkın yöne time doğrudan katılması mümkündü. Zamanla insan ların sayılarının artması, teknolojinin gelişmesi, bili min gelişmesi nedenleriyle insanlar yönetime doğru dan katılamaz oldular. O zaman kendilerini yönetim de temsil edecek temsilcile rini seçmeye başladılar.
Temsil sisteminde ö nemli olan temsil yetkisini kullananların gerçekten hal kın gerçek isteği ve iradesi ile mi seçildikleri,yoksa siyasi erki ellerinde bulun duranların görüşleri ve istekleri doğrultusunda mı seçildikleridir.
Ellerinde siyasi erki bulunduranların ve onlarla etrafında birlikte hareket edenlerin ortaklaşa şekilde temsilci olacak adayları önceden belirleyip bunları seçeceksiniz diye halkın önüne koymalarıyla de mokrasi olamaz. Yönetilen lerin tercih ve istekleri bir yerde dikkate alınmamak tadır. Halkın yaratıcı düşün cesinin önüne set çekilince de yönetim bir süre sonra tıkanmakta, tekdüze yöne tim ve yolsuzluklar başla maktadır. Siyasi arenada siyasi erki ellerinde bulun duranlar bu durumda hep bulundukları düzeni ne pahasına olursa olsun korumaya çalışmaktadırlar. Bir daha seçilmek ve iktidarlarını sürdürmek için anayasal ve yasal değişiklik leri yapma yoluna gitmek tedirler.
Oysa halk önüne gelen hazır liste adayları değil o yörede zeki çalışkan ve kendine yararlı olacak insanları meclise gönder melidir. Temsilciler meclise girdikten sonra elbette tüm ülkenin ve milletin temsil cisi olacaklardır. Bunda şüphe yoktur . Temsilciler seçildikleri yöre insanları veya baskı gurupları tarafından gerektiğinde temsilcilikten azledilebilme lidirler. Bizde ise insanın aklının almadığı işler olmak tadır.Tüm memurlar,işçiler ve esnaf en az yirmi,yirmi beş sene çalışıp emeklilik hakkını kazandıkları halde temsilciler bir seçimden diğer seçime kadar beş sene veya dört sene gibi kısa sürede emeklilik hak kını kazanmaktadırlar.Bu insanların eşitliği açısından düşündürücü bir olaydır.
Yönetilenlerin tercihle riyle seçilen temsilciler sayılarına göre iktidaro lurlar veya muhalefette kalırlar.Çoğunluğa sahip parti siyasi erke sahip olunca kendinden az alan diğer parti veya partilerin fikirlerine değer verir. Bu partideki temsilcilerin de rahat ve özgür çalışmasını sağlar.Hatta karşı görüşteki lerin görüşlerinin doğrul tusunda < çalışmalarını da garanti altına alır . Bu de mokrasinin olmazsa olmaz şartlarından biridir.
Demokrasi aslında ula şılması ideal olan bir rejim dir. Kurallarına ne kadar tarafsızca uyulursa o kadar demokrasinin evrensel liğine yaklaşılabilir. Bu ne denle J.J.Rueseau demok rasinin gerçek şekliyle, hiçbir zaman var olama yacağını ileri sürmüştür
Demokrasiye biraz daha yaklaşmanın bir kuralı da uygulanan ülkede yaşayan insanlar arasında hiçbir şekilde ayırım yapıla masıdır. Eski Yunanda ve Romada belki demokratik anlayışın ve düşüncenin temeleri atılmıştır,ama uy gulama şekline demokrasi diyemeyiz.Nüfusu onbini bulan şehirlerde yönetime doğrudan katılım vardı ama yönetime köle ve kadınlar katılamaz ve yönetime seçilemezlerdi.
Orta çağda kralıkların yönetim erkine toprak sahipleri, tüccrlar ve burju vazi de ortak olmaya başladıysa da yine tüm halkın yönetimde söz sahibi olması söz konusu değildi
Demokratik yaşam da ha çok 17. ve 18. yüzyıllardaki aydınlanma çağlarında canlanmaya başlamıştır. Bunda o zamanki sanat ve düşüce akımlarındaki değişme ve gelişmeler etkili olmuştur. Tüm insanların eşit olduğu, özgür olduğu, güçlünün karşısında zayıfların da korunması gerektiği fikirleri yer etmeye başlamıştır. Örneğin Amerikan ba ğımsızlık bildirgesinde ve Fransız devriminde barış kardeşlik,eşitlik özgürlük demokrasi kavramlarına yer verilmiş ve bu kavram lar doğrultusunda mücade leler verilmiştir. Bu kavram lar giderek örnek olmuş ve bu gün insan haklarına dayalı demokrasi anlayışı nın yerleşmesinde büyük etken olmuştur. Günümüz de tüm insanlar sırf insan olarak doğmaları nedeniyle bir takıım dokunulmaz ve devredilmez haklara sahip tirler. İstedikleri gibi düşü nürler, istedikleri dini düşün ceyi benimser ve yaşar lar,istediklergibi seyahat ederler Üstelik bu hak ve özgürlükler yasal metin lerle önceden belirlenip gü vence altına da alınmıştır.
İnsanların sahip olduk ları hakları kullanabilmeleri ve demokratik rejime sahip olmaları eğitim seviyesi ile de doğru orantılıdır. Demok rasinin evrensel değer le rinin öğrenilmesi, benim senmesi ve uygulanmaya çalışılması çok okumak ve çok araştırma yapmakla mümkün olur.
Bizde halkın yönetime katılması ilk defa 1.meş rutiyetle olmuştur. 1876 anayasası ile ilk defa insan ların hak ve özgürlükle rinden bahsedilmektedir. Seçimle bir meclis oluşturul muştur. 1908 dede bu mec lisin yetkileri artırılmıştır. Ancak 1923 anayasası ilk defa Türk insanına değer vermiş ve Türkiye Cumhu riyeti Devletinin halk egemenliğine dayandırıl dığını açıklamıştı. Giderek 1924 anayasasında da Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir denmiştir...1946 yılında Demokrat parti kurulmuş ve 1950 ılında CHP ile seçimlere girerek siyasi erki ele geçirmiştir.
Ülkemizde demokrasin evrensel değerlere ulaşabil mesi için önce siyasi partile rin başkan ve yöneti cilerinin hegemonyasına son verilmelidir. Yönetimde az oy alsa bile partilerin iktidara gelmesini sağlayan seçim kanunları hemen değiştirilmelidir. Nisbi dar bölge sistemine geçilmeli dir. Bir seçmenin bile oyu nun boşa gitmemesinin çareleri aranmalıdır. Seçim yasaları değişik partilerin ittifakına ve ortak programlarda birleşme lerine olanak vermelidir.
Seçilen halk temsilcileri siyasi faaliyetlerinin dışın daki eylem ve işlemlerin den,işledikleri suçlardan hesap verebilmelidirler. Diğer bir deyişle siyasi eylem ve işlemler dışında dokunulmazlık denen şey kaldırılmalıdır.
J.J.Ruseau her ne adar dünyada demokrasi olamaz dese de en güzel rejim yine de demokrasidir .Yeter ki ona gereği gibi sahip çıkılsın ,yeter ki demokrasi kurallarına objektif şekilde uyulsun.
[Bu sayfa 110 kez görüntülendi.]
TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI