SÖZCÜK ANLAMI: Göz yaşı dökmektir. Daha açıkçası gülmenin karşıtıdır.
İNSANOĞLUNUN AĞLADIĞI İLK AN: Bebek dünyaya gelir. Göbek kordonu kesildiği için solunum başlar.
Bebek havadan oksijen almak için nefes alır. Akciğerler ilk kez hava ile karşılaşır. Bebek aldığı havayı, havaya salar. Bu olayda boğazdaki ses telleri harekete geçer. Bebek yaşadığını böylece anlatmış olur.
Bebek bu arada annenin karnındaki kordonla besini alırken, besin almasını ağlamak suretiyle anneye duyurur. Bunu da ağlayarak yapar. Diğer ağlama nedenlerini sizler de gözlemlerinizle bulabilirsiniz.
İnsanoğlu hayatta kaldığı sürece çeşitli olaylarla karşılaşır. Duyu ve duygu sistemi gelişir.
Kendisini etkileyen olaylara göre ağlamak zorunda kalabilir. Temenni edilen ise insanların ağlamamasıdır, ağlatılmamasıdır.
Buraya kadar yazılanlar bir giriştir. Bursa'da Çamlık Sitesi'nde çam gördüm. Çamın adı: AĞLAYAN ÇAM imiş. Ladin türündenmiş.
Çok az örnekleri varmış. Ağlayan çamın dalları dikine değil, 2 metreden sonra yere doğru uzamaya başlarmış. Toprağa kadar da inmezmiş. Bu gölgeden de yavrulu kediler, yavrularıyla yararlanırlarmış. Doyasıya eğlenirlemiş.
Bu yazıyı da niçin yazdığımı söylemek isterim. Şu dünyada ağlayan yalnız insanoğlu değil, çamın bile ağladığı olurmuş.
Dileyelim, şu dünyada ağlayanlar azalsın. Gülenler çoğalsın. Ağlayan çamın karşısında bile gülebilsin!
[Bu sayfa 169 kez görüntülendi.]
Salim SAVCI TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI