Bu konuda çok yazı yazdım. Işte yine yazıyorum.
-Neden? Diyebilirsiniz.
Açıklamam gerek de ondan!
Milli Eğitim Bakanlığı'mız geç de olsa ZORUNLU EĞİTİMİ (8) yıldan (9) yıla çıkarmaya başladı. (Ama bazı illerde deneyecek.) Bulunduğum ÇORUM ili hava aldı. Havamızı almış olsak da, bu durum bir silkiniştir, bir diriliştir, bir canlanıştır. Köylü deyimiyle CANSUYUdur.
Bir zamanlar Ankara'dan GÜL YAYINEVİ olarak kitap genel dağıtımı yaptım. Birgün bana bir soru yöneltildi:
-TÜRKİYE'DE EN ÇOK KİTAP OKUYAN KESİM HANGİSİDİR?
-1968'den beri ders, yardımcı ders, kaynak, başvuru, çeşitli kurs kitapları, öykü-fıkra-masal kitapları yazdım. Onların arkasında koştum. Vereceğim cevap ilginçtir.
-Dinlemeye hazırım.
-TÜRKİYEMİZ'DE EN ÇOK KİTAP OKUYAN (okutan demek gerekir) OKUMA-YAZMA BİLMEYEN OKUL OÖNCESİ ÇOCUKLARIDIR, dedim. O zaman oturdum, BANA BİR MASAL ANLATIR MISINIZ? kitabını yazdım. Masalcı oldum, okul öncesi konusunda bana düşeni yapmaya başladım. Zorunlu eğitimin (9) yıla çıkarılmasını takdirle karşıladım.
Okul öncesinin önemini anlayabilmek için; şu kavramları iyi bilmemiz gerektiğine inanıyorum:
1-Aile,
2-Kreşler,
3-Anaokulları.
-1-AİLE
Aile, bir erkek ile bir kadının tanışmasıyla, anlaşmasıyla kurulur. Çocuklar ailenin sağlam temellere oturmasını sağlar. Neşeler, tasalar paylaşılır. Çocuklar, gelecek için hazırlanır. Aile toplumun çekirdeğini oluşturur. Ana ve baba ile çocuklardan oluşan bu aileye çekirdek aile denir.
Türk toplumlarında aileye daha çok önem verilir. Çocuk eğitimi de ailede başlar. Çocukların en iyi bir şekilde okutulması amaçlanır. Ana, baba öğretilenlerden, gördüklerinden, okuduklarından ilham alır. Çocuklarını kız-oğlan ayrımı yapmadan eğitmek ister. Bunu yeterli görmez, kreşlerin önemini görür. Çocuklarını bu eğitim kurumlarına göndermeyi amaçlar.
-2-KREŞLER
Kreşler; ailede başlayan eğitimi ana-baba sıcaklığında ele alır. Onlu-on beşli gruplar halinde çocukları, oyun havası içinde yetiştirmeye başlar. Ilk günlerde çekimser olan çocuk yaşdaşlarıyla kaynaşır, uyumluluk kazanır, paylaşmayı öğrenir. Kalemi, kağıdı tanır.
Boyamaya başlar. Konuşma yeteneği geliştikçe de arkadaşlarıyla daha iyi anlaşır.
Devletin, kurumların açtıkları kreşlerin çoğaltılması şarttır. Kreşler konusu Milli Eğitim Bakanlığı'nca Türkiye çapında ele alınmalıdır. Daha fazla gecikilmemelidir. Her mahallede, her muhtarlıkta kreş konusunun ön plana alınması sağlanmalıdır.
Bugün özel kreşler vardır. Onların maliyeti, orta direğin gücünü aşmaktadır. Her aile çocuklarını özel kreşlere gönderememektedir.
Kreşler konusunda çözümler vardır. Emekli Öğretmen Dernekleri bu konunun öncüsü olabilir. Emekli öğretmenlerden bir Prof. Türkan SAYLAN çıkmalıdır. Çıkabilir ama geciktirilmemelidir.
Kreşler bir bakıma Kız Meslek Liseleri için eşi olmayan bir staj alanıdır. Bugün, bakmayı seviyoruz ama görmeye başlayamıyoruz. Şimdi görmek ve uygulamak zamanıdır.
-3-ANAOKULLARI
Anaokullarının değeri, nihayet anlaşılmaya başlandı. Milli Eğitim Bakanlığı zorunlu eğitimi anaokullarından itibaren başlatma kararını 2009-2010 öğretim yılında, deneme illerinde başlatıyor. Oysa her ana-baba, kreşlere çocuğunu gönderemese bile, anaokuluna göndermek için didinip duruyordu. Mali durumu olanlar özel anaokullarında çocuklarını okutabiliyordu. Ama çoğunluk resmi anaokulu arıyordu. Bazı kurumlarda olanlar, o kurumun kurdukları anaokullarında çocuklarını okutabiliyorlardı. Onlar mutlu idi.
Anaokulları; okul öncesi eğitimin temel taşıdır. Çocuk burada;
-Masal dinlemeyi,
-Masal anlatmayı,
-Gördüğü çizgi filmi anlatmayı başaracaktır. Anadilimiz Türkçeyi de en güzel şekilde öğrenecektir.
Anaokulları sayesinde Kız Meslek Liseleri daha çok tercih edilen okullar olacaktır.
Okul öncesi eğitiminde "MASALLAR" önemli bir yer almaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı da 100 TEMEL ESER'i okullara bildirmiştir. Bugün bu kitapları okuyanların sayısı çığ gibi artmaktadır.
Izninizle bir köydeki kütüphaneden söz etmek isterim. Bu kütüphane Osmancık-Çampınar Köyü'ndedir. Kütüphanenin adı da Çampınar Prof. Bahri SAVCI Kütüphanesi'dir. Bu kütüphaneyi de hergün açan kişi benim.
2008-2009 öğretim yılında bu kütüphaneye gelen öğrenci sayısı: 195'tir. Bir öğretim yılında en fazla gelenler: 60-50-40-30-29 gündür. Hepsi de Dünya Çocuk Klasiklerini tanırlar ve okurlar.
Dilerim her köy bir kütüphaneye sahip olsun.
Milli Eğitim Bakanlığı bunu da öne alıversin.
[Bu sayfa 179 kez görüntülendi.]
Salim SAVCI TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI