| BUGÜNKÜ ANASAYFA | | |
|  |
EN ÇOK OKUNANLAR |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI |
|
$ 1.187 € 1.753 £ 2.169 |
|  |
AYDIN'DA HAVA DURUMU

Şu An: 33oC
En Düşük: 25oC
En Yüksek: 38oC |
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
26-07-2008 |
|
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
30-07-2008 |
|
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
21-07-2008 |
| 1 |
3 |
8 |
12 |
20 |
21 |
23 |
29 |
32 |
34 |
38 |
| 40 |
46 |
48 |
49 |
50 |
52 |
59 |
69 |
73 |
75 |
77 |
|
|
| |
 |
 |
 Kişi Bağlı |
 |
    Ziyaretçi |
 |
    Ziyaretçi |
 |
        Ziyaretçi |
|
|
|
|
| YAZARLAR |
 |
DAMLA |
| Halil ÖZŞARLAK |
HA ADAM SENDECİK – NEMELAZIMCILIK |
| 21-06-2007 |
|
İnsanları sorumluluktan caydıran, toplumları yozlaştıran, iş düzenini bozan bir olumsuz duygudan bahsetmek istiyorum bu gün... Öyle bir duygu ki zararı kendisinden çok ülke menfaatlerine olmaktadır. Bitkinlik ve utanç ifade eden nemelazımcılık ve adam sendecilik iliklerimize işlemiş ulusal bir rahatsızlığımız ve sorumluluktan kaçma duygumuz oldu.
Bir meslek dergisinde okumuştum. Vapurda seyahat eden bu duyguyla malul bir vatandaşımız karşısında oturan çocukluk yaşını çoktan geçmiş bir delikanlının koltuğun derisini kaldırmak için sert bir cisimle örselediğini gördüğü halde ikaz etmeyi düşünmüş ama, içindeki ses mani olmuş.. Sanane?
Vazgeç... NEMELAZIM...
Aynı vatandaş, deniz kenarında bir bankta oturan genç bir çiftin yedikleri yemişin kabuklarını, çöplerini fütursuzca denize ve etrafa atıyorlardı. Çevre sorumlusuymuş gibi onlara ikaz etmek gelmiş içinden ama yine aynı ses... Vazgeçmiş. Size ne? Yanıtını alacağını düşünerek çekinmiş. Yine aynı duygu; nemelazımcılık...
Bir başka ortamda, çok güzel, yemyeşil mesire yerinde bir ailenin gün boyu piknik yaptıktan sonra çöpünü ortada bırakarak, hatta yaktığı ateşini bile sönüp sönmediğine bakmadan orayı terkedişine tanık olmuş...
Hey nereye gidiyorsun? Çöpünü neden atmıyorsun? Sorusunu sormaya cesaret edememiş. Ters bir tavırla karşılaşmamak için en doğal vatandaşlık görevini yapamamış.. Kendisini suçlu görse de içindeki sese uymuş, sana ne... NEMELAZIM.
Bir başka gün televizyonda önemli haber vardı. Anadolu'nun bilmem hangi bölgesinde şiddetli bir deprem olmuş; bir çok ev yıkılmış, ölü ve yaralılar hakkında kesin bir bilgi alınamamış. Etrafındaki bazı insanların bu yer sarsıntısının illerine uzak olmasına seviniyorlarmış.
Ya sizin bölgenizde olsaydı? Demek istedi yine içindeki sesten, yani nemelazimciliktan dolayı Bir şey söyleyemedi; sustu... Dergide bu ve buna benzer olaylar sıralanıp gidiyordu. Ama nemelazim rahatsızlığında vatandaşın Hiçbir yurdumun insanlarının, toplum düşüncelerini küçülten bu duygularıyla ne kadar zarar gördü. Günü anlatmak çok zor değildir. Kişilikli ve toplum ve ülke sevgisi olan herkesin bu duygudan arınması, her kim olursa hata yapanların uyarılması bir vatanadaşlık görevi olmalıdır. Tarih boyu bu ikazlarımızı, direnişimizi yapamadığımız için zararını hep ülkemiz görmüştür. İkazı, yaptırımları hep yasalardan beklemek ise nemelazımcılıktan, adam sendecilikten başka bir şey değildir.
Olumsuzluklarda kişisel direnişimizi gösteremediğimiz için eğitim sistemimiz gerilemiş, siyasal, ekonomik ve sosyal gelişmemiz aksamıştır. Kişisel ve toplumsal direnişimizi kullanamadığı mız, tasarruf etme kültürümüzü ulusça kullanamadığımız için yaşadığımız sonuçları hep görmekteyiz. Sonuç olarak bütçemizi borçtan, insanımızı yoksulluktan kurtaramıyoruz. Ülkenin gayri safi gelirine eşit iç ve dış borcu varsa, yatırımcının eli kolu birçok olumsuzluklara bağlı ise, üretim yapılmıyor, istihdam sağlanmıyorsa, yoksulluk ve yolsuzluk her devirde olduğu gibi devam ediyorsa bunda insanımızın inkar edilmez hataları vardır. Üretici toplum yerine tüketi ci toplum yerine tüketici toplum haline gelmemiz bir günde olmamıştır. Aşırı ha adam sendecilik, toplum değerlerine ortak olmamak hep yukarıdan beri sayageldiğimiz olumsuz duygunun sonucundan ileri gelmiştir.
Yapılan istatistiklerde Türkler lüks eşya kullanımında dünya dördüncüsü imiş. Bundan ulusça onur duymak yerine üzüntü duymamız gerekmektedir. Buna Anadolu'da “... Ayran yok içmeye...” denir. Özellikle yeni kuşağın “MARKA” merakı buna aile büyüklerinin tepki, göstermemesi “Ha adam sende”den başkanedir? Giyimde marka, eşyada marka, bindiği otomobilde marka ulusal ekonomimizin bitişini hazırlayan faktörlerdir. Bu merak ve eğilim ülkemizde baş dönrücü bir hızla devam etmektedir. Dünyanın en lüks telefonlarını bizim kullandığımızı ve bunları ortama 13 ayda bir değiştirdiğimizi okuyunca üzüntüden çok utandım.
Bütün bunları okuduktan ve düşündükten sonra fert bilinci ve ulusal eğitim geldi aklıma...
Ve... Bunların nasıl gerçekleşebileceğini düşündüm. Siyasetle yatıp, siyasetle kalkan ulusumun çaresizliği işlerin düşündüğümüzden daha da kötüye gideceği endişesiyle korkuyorum.
Bana dokunmayan yılan diyorsanız, o yılan günün birinde mutlaka size dokunacaktır. |
|
|
| |