Aydın haberleri
AydınÖzel HaberDuyduk-GördükEge'denEğitimGÜNDEMGörüntülü HaberOkuyucudanPolitikaResmi İlanlarSağlıkSporŞiir Köşesiİlçelerİnsan
SAYI: 5608YAYIN TARİHİ: 28-08-2008
LİNKLER
BİZE YAZIN
ÇEŞİTLİ TELEFONLAR
İLAN TARİFESİ
KÜNYE
RSS SIK KULLANILANLARA EKLE
BUGÜNKÜ ANASAYFA
Aydında satılık kiralık daire, işyeri, dükkan, arsa, müstakil, ev
Aydın Haberleri Sitesi Banner Reklam Tarifesi
aydın haberleri EN ÇOK OKUNANLAR
aydın haberleri Rektör Boylu, taşınma tartışmalarına son noktayı koydu
aydın haberleri Aydın TOKİ de yönetim mücadelesi
aydın haberleri BAŞAK KOLEJİ
aydın haberleri Nazilli Belediye Başkanlığı için CHP’den bir aday daha
aydın haberleri Ege Futbolu Köylü Durmuş’unu kaybetti
aydın haberleri Av. Ö. Faruk Haksal: “Aydın Belediyesi, kendi seçtiği hakemin ücretini ödemekte direniyor”
aydın haberleri Kuşadası’nda AİDS paniği
aydın haberleri Sıcak bunalttı, plajlar doldu taştı
aydın haberleri Didim’de engelliler kayıt altına alınıyor
aydın haberleri Söke’de telefon kablosu hırsızlığı
T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI
$ 1.187   1.753  £ 2.169
aydın

AYDIN'DA HAVA DURUMU

Şu An: 33oC
En Düşük: 25oC
En Yüksek: 38oC
ÇEKİLİŞ TARİHİ: 26-07-2008
2 18 26 29 35 46
ÇEKİLİŞ TARİHİ: 30-07-2008
6 7 8 18 27 + 13
ÇEKİLİŞ TARİHİ: 21-07-2008
1 3 8 12 20 21 23 29 32 34 38
40 46 48 49 50 52 59 69 73 75 77
ANKET
SİZCE DEMOKRATİK TOPLUM PARTİSİ(DTP) KAPATILMALI MI?
EVET
HAYIR
EMİNDEĞİLİM
ANKET SONUÇLARI
aydınaydın Kişi Bağlı
aydınaydınaydınaydınaydın Ziyaretçi
aydınaydınaydınaydınaydın Ziyaretçi
aydınaydınaydınaydınaydınaydınaydınaydınaydın Ziyaretçi
RSS Besleme
YAZARLAR
aydın haberleri

DAMLA

Halil ÖZŞARLAK

BAĞIMSIZLIK ve EKONOMİ

10-04-2007
Milli bağımsızlığımızın tescili olan 23 Nusan tarihine yaklaştığımız şu günlerde geçmişi, geçmişin olaylarını hatırlamak, başarılarıyla, zaferleriyle onurlandır mak Türk vatandaşı olarak bizlere gurur vermektedir. 20. Yüzyılın başından itibaren ulus ça tanık olduğumuz harpleri, işgalleri ve tarihi olumsuzlukları bir bir bertaraf ederek zafere ulaşmamız milletçe kararlılığımızla olmuştur. Tarihimizde kara bir leke olan Sevr anlaşma sından sonra yer yer işgal edilen Anadolu, Çanak kale’de gösterdiğimiz insan üstü direncimizi, başarılarımızı gölgelemiş gibi görünse de Türk ulusunun milli karakteri olan bağımsızlık ülkü süne uzun süren bir mücadeleden sonra kazan mıştır.

Öyle bir milli mücadele ki her günü milletçe gösterilen fedakarlıkların zaferidir. Yalnız feda karlık mı? Bunun içerisinde azim vardır, milli şuur ve yurt sevgisi bulunmaktadır. Bütün bu hasletler ve kahramanca mücadele müstevlilerin yurttan kovulmasına yetmiştir. Ulusumuz için yüce bir duygu olan bağımsızlığın tarihteki ismi :23 Nisan’dır.Milli Bayramdır. Bu bayramın manasını ve önemini bilerek kutlamak ulusumun en doğal hakkıdır.

Ulu Önder Atatürk’ün ifade buyurduğu gibi askeri zaferler kadar,ekonomik zaferlere de ihtiyacımız vardı. Bunun da savaşını yapmak zorundaydık. Bu savaşın içerisinde kan ve barut yerine ulusun refahı, mutluluğu bulunuyordu. 600 yıllık bir imparatorluğun yerle bir olmuş değerlerinin yeniden ayağa kaldırılması gerek mekteydi. Uzun vadeli bir program hazırlan malıydı.

Cumhuriyetin ilk yıllarında, ülkenin yakıl mış ve yıkılmış zemininde Atatürk’ün üstün deha sıyla uygulanan ekonomik proje başarılı olmuştur. Yetersiz bütçesiyle devletin yatırıma girmesi, çal madan, çırpmadan imkanlarını halkın yararlı hizmet lerine sunması önemli fedakarlıktı. “DEVLETÇİ LİK” denen bu ekonomik sistemle ülke küçük ama önemli eserlere kavuştu. Varlıklarını ve işlevlerini bugün bile taktirle hatırladığımız yatırımlar uzun yıllar toplumumuza yararlı oldular, hizmet verdiler, istihdam sağladılar.

Ülkemizin çok partili döneme girmesiyle meydana gelen siyasi ve sosyal değişikliğe paralel olarak ekonomik modeller de değişti. “KARMA EKONOMİ” ve “LİBERAL SİSTEM” ekonomiye halkın sermayesi girdi.Özel sektör diye adlandırılan yeni rejim ekonomiye tabii ki genişlik sağladı. Halk, ekonomiye sermayesiyle, bankasıyla, diğer finans kuruluşlarıyla iştirak ederken, bazı kötü niyetlilerin akıl almaz dalaveraları, şeytanlıkları, işin bir olumsuz yönünü gösteriyordu.

Devlet rutin hizmetleri yanında yatırıma destek olan sermayeye prim, vergi iadesi, Gümrük muafiyeti ve diğer sübvansiyonlar sağladı. Bu sağlanan ödünler çok zaman istismar edildi. Devletin parası çalındı, bankası hortumlandı. Verilen krediler geri ödenmedi. Politik yakınlıklar, popülizm, dost-yaren ilişkileri, usulsüz özelleştirmeler yıllar sonra devletin bütçesinde onarılmaz zafiyetler meydana getirdi. Çok daha önemlisi yıllar önce tanışma şansızlığına kavuştuğumuz IMF’ye bağımlı hale geldik.

1980’li yılların ortasında kendimizi global “küresel” ekonominin içerisinde buluverdik. Avrupa Birliği (AB) sevdası bizi 1996 yılının başında “GÜMRÜK BİRLİĞİ”nin içine itinceye kadar da sevinmiştik. Milletçe bayram etmiştik. Bütün bu oluşumların yıllar sonra başımıza getireceği fela ketleri hiç düşünmedik. Bankalarımızı, şirketlerimizi verimli çalışan fabrikalarımızı ve her metre karesi altın değerindeki arazilerimizi küreselleşme adına yabancılara sattık. Bü tün bunlar esnafı peri şan, çiftçiyi huzursuz, işçiyi, memuru, emekli yi umutsuz hale getirdi. Yine her gelen hükümet lerin uyguladığı yanlış ekonomik politikalardan dolayı zenginlik-fakirlik çizgisinin daha belirgin hale gelmesine, orta sınıfın silinip gitmesine neden olmuştur. AB isteyecek biz düzelteceğiz, IMF isteyecek biz uygulayacağız. Bağımsız ülkemin kaderi bu olmamalıydı. Ticaret Bakanı mız sayın Ali Coşkun “IMF kim oluyormuş? Alacağı çekini bir günde kesip yollayabiliriz” der ken Devlet Bakanı Sayın Ali Babacan makamında gecenin dördüne kadar IMF ile pazarlık yapıyor. Elektriğe zam yapın, sağlık harcamalarınızı kısın, emekli, dul, yetim maaşına zam yapmayın.. Dahasını yazmıyorum. En zor yıllarda uyguladığı mız Milli ekonomik politikalarla, yerli malları mızla kendi kendimize yeterken bundan vazgeç memiz ülkemizi zaman zaman krizlere sürükle miştir. Bu gün ülkenin sahip olduğu gayri safi milli geliri kadar iç ve dış borcu vardır. Devlet bir türlü denk bütçe yapamıyorsa, cari açık her yıl artı yorsa, hatta faiz dışı fazla makul bir seviyede tutu lamıyor,işsizlik her geçen yıl artıyorsa, devletin sağlıklı bir ekonomisinden bahsedebilir misiniz? Sanal rakamlarla enflasyonu düşük göstermek bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldıramaz.

İşsizlik, yoksulluk, yolsuzluk ülkemizde kol gezmektedir. Aileler arasındaki huzursuzluğun, kapkaçın, hırsızlığın, soygunun hatta intiharların sebebi bunlardır.

“YANDIK”, “BİTTİK” gibi sözcükleri kul lanmasak da 23 Nisan günü milli bağımsızlığını kutlayacağımız güzel ülkemin manzarası maa lesef budur..

Halil ÖZŞARLAK TARAFINDAN YAZILMIŞ ÖNCEKİ 10 YAZI
Köy Enstitüleri
Kadın ve Sevgi
Vatan ve milli değerlerimiz
Bir bilmecem var çocuklar!
Kuva-yı Milliye ve Demirayak
Mutluluk, güven, huzur ve siyaset
İsmail Abiyi hep arayacağız
PROF DR. MEHMET ERÖZ´Ü ANARKEN
HA ADAM SENDECİK – NEMELAZIMCILIK
BAĞIMSIZLIK ve EKONOMİ
Arkadaşına Gönder
 
Add to Google
Google
BAŞYAZI
MUSTAFA ÇEZİK
aydın haberleri ELVAN DİYOR Kİ; (BEN TÜRK´ÜM!..)
YAZARLARIMIZ
Yekta GÜNGÖR ÖZDEN
aydın haberleri En büyük erdem, en yüce onur...
Ömer ERU
aydın haberleri Demokrasi
Erol ERTUĞRUL
aydın haberleri SIĞ DEVLET..
Güçlü ÇEZİK
aydın haberleri Anasaya Mahkemesi'nin Kararına Saygı Duymalıyız
Fethi AYTAÇ
aydın haberleri SİYASİ PARTİLERİMİZİN ÇOĞALMASINA DEĞİL AZALMASINA İHTİYAÇ VAR
Beyhan ERDOĞAN
aydın haberleri YAZLIK SİTELERDE KASİSLER
Halil ÖZŞARLAK
aydın haberleri Köy Enstitüleri
Salim SAVCI
aydın haberleri YARARLI OLMAK İSTEYENLERE
Faruk HAKSAL
aydın haberleri İÇERİDEKİ CEPHENİN…
Dr.Levent SECER
aydın haberleri ATATÜRK'Ü UCUZLATMAYIN!
Sema DÜNDAR
aydın haberleri Şeker hastalığı ve göz
RÖPORTAJ
MÜCADELE 1. SAYFA
aydın haberleri
ARŞİVİMİZ
Aydın Haberleri
© 2006 Mücadele Gazetesi Basın Yayın ve Tic. Ltd. Şti. TASARIM ve UYGULAMA: