| BUGÜNKÜ ANASAYFA | | |
|  |
EN ÇOK OKUNANLAR |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI |
|
$ 1.192 € 1.763 £ 2.214 |
|  |
AYDIN'DA HAVA DURUMU

Şu An: 22oC
En Düşük: 24oC
En Yüksek: 39oC |
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
26-07-2008 |
|
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
30-07-2008 |
|
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
21-07-2008 |
| 1 |
3 |
8 |
12 |
20 |
21 |
23 |
29 |
32 |
34 |
38 |
| 40 |
46 |
48 |
49 |
50 |
52 |
59 |
69 |
73 |
75 |
77 |
|
|
| |
 |
 |
 Kişi Bağlı |
 |
  Ziyaretçi |
 |
    Ziyaretçi |
 |
        Ziyaretçi |
|
|
|
|
| YAZARLAR |
 |
DAMLA |
| Halil ÖZŞARLAK |
Bir bilmecem var çocuklar! |
| 26-11-2007 |
|
Eski yıllardan hatırladığım bir ürünün Radyo ve Televizyon Reklamı vardı. Şimdilerde duymadığımız bu reklam kuşağında:
“Bir bilmecem var çocuklar!
Haydi sor, sor .....” diye tekrarlanırdı.
Bu sözcükler, “OGES”, “OKS”, “SBS”, “YBS”, “DP” ve “DYP” gibi kısaltmalarla milli eğitimin bu yıl uygulamayacağı orta öğretime geçiş programına ne kadar benziyor değil mi? Bu çok harfli sistemden sadece öğrenciler değil bunları uygulayacak olan öğretmenlerin de zorluk çekeceklerini sanıyorum.
Bilmecenin ilkine bu güne kadar uygulanan “OKS”nin yerine “OGES”ye geçerek başlanacaktır. Türk Milli Eğitimi yıllardır çalışmalarını bünyemize, öğrencilerin sosyal, aile yapılarına uygun programlar aramak ve uygulamakla sürdürmüştür. Yalnız ilk öğretimde değil, orta öğretimde hatta üniversite giriş sisteminde bu arayış hep devam etmiştir. Derslerdeki ellili – Altmışlı yoğunluğa bakmadan, taşımalı sistemi doğru-dürüst yerleştiremiyen idare, istediği kadar harflerle simgelediği programlarla eğitimi yönlendirmeye çalışsın... Çocuklarımızı tost yiyen, test çözen nesil olmaktan çıkartmak istenirken, onları dershanelere mahkum ediş nedenlerini neden söylemediklerini cidden merak ediyorum.
Son yıllarda milli eğitim, kendilerinin de itiraf ettiği gibi öğrencileri okuldan uzaklaştıran, dershanelerde test çözen, öğrenmeden kazanmayı yeğleyen yarış atı haline getirmiştir. Talim terbiyenin bir üst sınıfa, bir üst okula geçmek için uyguladığı programlar çok verimli olmamıştır. Dershaneye gidenler, özel ders alanlar başarılı, olmaya çalışmışlardır. Ya bu imkanı bulamayanlar?.. Eğitimde eşitsizlik burada başlamaktadır. Anayasanın ve kanunların öngördüğü eğitimde fırsat eşitliği yıllardır darbe yemektedir.
Bu yıl uygulanacak olan ilköğretimden orta öğretime geçiş programı eşitlik sağlayabilecek mi? Göreceğiz... Yeni sistemde OGES, bakanlığın ifade ettiği gibi üç önemli unsur içermektedir. Bunlardan birincisi ve önemlisi seviye belirleme sınavı “SBS”dır. Bu yıl 6. ve 7. sınıflarda uygulanacaktır. Gelecek öğretim yılında bu sınıflarla birlikte 8. sınıf da belirleme sınavına gireceklerdir. Öğrencilerin ders yılı içindeki bilgi kazanımları ölçülecektir. Bu yıl 6. sınıflar 21 Haziran 2007 tarihinde 7. sınıflar ise bir gün sonra “SBS” sınavına gireceklerdir. Bu sınavlar seviye tesbiti için yapılacağından, öğrencinin sınıf geçme notuna Hiçbir şekilde katkısı olmayacaktır. Sınav sonuçlarında alınan puan okul seçiminde %70 oranında etkili olacaktır.
Öğrencinin seviye belirleme sınavına “SBS” girme zorunluluğu olmadığı gibi, vazgeçip tekrar girme şansı da yoktur. SBS sınavında Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler ve Yabancı Dil soruları bulunmaktadır. Bu derslerin ağırlık kat sayıları Türkçe ve Matematik 4, Fen ve Teknoloji ile Sosyal Bilgiler 3, Yabancı Dil ise (bir)dir.
Soru sayıları ise sınıflara göre değişiktir. 6. sınıfta 70, 7. sınıfta 80, 8. sınıfta ise 100 soru sorulacaktır. Soruların derslere göre dağılımı her dersin haftalık saatiyle ölçülü olacaktır.
OGES'in ikinci önemli unsuru yılsonu başarı puanı (YBD)dir. Öğrencinin yıl boyunca tesbit edilen kazanımlarıdır. Bunlar kadar önemli “DP” öğrencinin davranış puanı da hesaplara katılacaktır. “SBS” sonuçları “YBP” ve “DP” puanlarının toplamı öğrencinin ortaöğretime yerleştirme “OYP” puanları olacaktır.
Birçok harflerin yan yana gelerek anlatmaya çalıştığı program öğrencinin orta öğretim kurumlarına girmesini sağlayacaktır.
Öyle mi? Olacaktır; uygulandıkça göreceğiz. Ülkemizde eğitim ve öğretimin yıllar geçtikçe zor olduğunu görmekteyiz. Bölge farkları, ekonomik ve kültür farklılıkları bunu zorlaştıran faktörlerdir. 1928 yılında kabul edilen harf inkilabı ve tevhid-i tedrisat yasalarından günümüze 80 yıl geçmesine rağmen eğitimin verimli olmayışı uygulanan sistemin herhalde yetersizliğidir. Yıllar yılı ihmal edilmiş okullaşma, öğretmenlerin bu gün bile tartışılan sosyal ve ekonomik durumları, velilerin ve öğrencilerin eğitime bakışları başarı üzerinde etkileri oldukça fazladır. Türk Eğitim-Sen'in araştırmasına göre eğitimcilerimizin %39,6 sı borçla yaşıyor, %24'ü boş zamanlarında ek iş yapıyorlarsa, barınmak, beslenmek gibi ihtiyaçlarını kısıtlı şartlarda yapan öğretmenlerden nasıl verim sağlanacaktır?
Zaman zaman Osmanlı maarif nazırı Nafiz Paşa'ya hak veresim gelmektedir. Paşa ne demişti? “Okullar olmasa maarifi gül gibi idare ederim!”
Neyse biz yine başa dönelim. Yazımızın başında “Bir bilmecem var çocuklar!” demiştim. Bunca değişik harflerle ifade edilen bilmeceyi çocuklarımızın hatta öğretmenlerimizin nasıl çözeceklerini cidden ben de merak ediyorum.
Temennimiz hangi program uygulanırsa uygulansın öğrencilerinizin başarılı olmalarıdır.
Bu vesile Türk Cumhuriyetinin yılmaz bekçileri, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür değerli öğretmenlerimizin 24 Kasım onurlu günlerini kutluyorum. |
|
|
| |