| BUGÜNKÜ ANASAYFA | | |
|  |
EN ÇOK OKUNANLAR |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI |
|
$ 1.187 € 1.753 £ 2.169 |
|  |
AYDIN'DA HAVA DURUMU

Şu An: 33oC
En Düşük: 25oC
En Yüksek: 38oC |
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
26-07-2008 |
|
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
30-07-2008 |
|
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
21-07-2008 |
| 1 |
3 |
8 |
12 |
20 |
21 |
23 |
29 |
32 |
34 |
38 |
| 40 |
46 |
48 |
49 |
50 |
52 |
59 |
69 |
73 |
75 |
77 |
|
|
| |
 |
 |
 Kişi Bağlı |
 |
    Ziyaretçi |
 |
    Ziyaretçi |
 |
        Ziyaretçi |
|
|
|
|
| YAZARLAR |
 |
DAMLA |
| Halil ÖZŞARLAK |
Mutluluk, güven, huzur ve siyaset |
| 10-09-2007 |
|
Yazımızın Başlığını teşkil eden bu sözcüklerin hepsi kişisel ve toplumsal değerler bakımından soyut kavramlardır. Siyaset ise bunlardan farklı olarak bunları tanımlayan bunları olumlu yada olumsuzluğa yönlendiren önemli yaşayış tarzı, hayat biçimidir. Bunlar farklı sözcüklerdir. Ama birbirini tamamlarlar, Huzur ve Güvenin olmadığı yerde mutluluğu yaşamak nasıl mümkün değilse siyasetin doğru yapılmadığı yerlerde kişisel v e toplumsal mutluluğu, güven ve huzuru tatmak da olası değildir.
Sözcükler mutluluğu bütün özlemlerin eksiksiz olarak yerine getirilmesinden duyulan kıvanç olarak tarif etmiştir kelimenin kökü “MUT” olarak bilinse de eskiler bunu DİL-SAD sözcüğüyle ifade etmişlerdi. Kültürümüze, şiirlerimize, şarkılarımıza giren bu sihirli sözcük hep ruhsal özlemlerimizin kaynağı olmuştur. Büyük bestekâr Avni Anıl Hicaz Makamındaki Bir eserinde
“Dil-Şad olacak diye,
Kaç yıl Avuttu Felek
Saçıma Karlar yağdı
Boşuna yaz Beklemek…”
İle başlayan şarkısı Umutsuzluk ve Bekleyişten Başka Nedir?
Mutluluk Birlik olmakla, Paylaşmakla daha da anlam kazanır Aşık Veysel şiirlerinden birinde
“ Veysel ! Sapma Sağa-Sola
Sen Allah´tan Varlık Dile
İkilikten Gelir Bela
Dava İnsanlık Davası…”
Yine Hazreti Peygamberin
“ Yemeğin en Makbülü, üzerine en çok el Uzanandır”
Sözü Mutluluğun Paylaşımla daha çok değer kazandığı ifade eden düşüncelerdir.
Bugün toplumumuzda en çok eksik liğini Hissettiğimiz kişiler ve idareciler arasındaki güvensizliktir. Bunun evlere, geniş toplum kesimlerine yansımadığı önemli bir olumsuzluktur. Güvensizliğin sayılamayacak kadar çok nedenleri bulunmaktadır. Bunların başında Hukuki ve Siyasi oluşumların şeffaf olmaması gelmektedir. Suistimaller, Siyasete dayalı yolsuzluklar, Her türlü ve Töre cinayetleri serbest farklılıkları ve bunun meydana getirdiği ekonomik yetersizlik, işsizlik iç göçler bunun doğurduğu yığışmalar bunların hepsi soslal dengesizlik olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysa Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirinde belirttiği gibi
“Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil,
Tarla sarı olsun
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun
Memleket isterim ne başta dert
Ne gönülde hasret olsun
Kardeş kavgasına nihayet olsun.”
Bir ülkenin insanları onun kurumlarına güven duymuyorsa o ülkenin geleceği karanlık demektir. İnsanları bir yurtta, bir toplulukta birlikte tutan güven duygusudur. Bu duygunun eksilmesinde, huzursuzluk, telaş, öfke yerini alır. Kollektif şuur kaybolur. Bütün bu duyguyu taşıyan arasında manevi inanç ve yurt sevgisinden eser kalmaz. Efsaneyi Kurtuluş Savaşı’ndaki mucizeyi yaratacak tarihi bilinç, bu duygularla birlikte yok olup gider.
Şair Orhan Şaik Gökyay´ın Şiirinde dediği gibi:
“Bu toprağın kara bağrında
Sıra dağlar gibi duranlarındır.
Bir tarih Boyunca, onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir..”
Yazımızın başında belirttiğimiz Siyaset ise insanı insan yapan Güzel duyguları olumlu ya da olumsuzluğa yönlendiren bir başka sosyal olgudur. İnsanları ve Toplumu idare etme sanatıdır. Öyle bir sanattır ki içerisinde sayılamayacak kadar çok özellikleri vardır. Siyasette İdarecinin özellikle ciddi, doğru ve iyi niyetli olması gerekmektedir. Demokratik hak ve Özgürlüklere saygılı kişilerin hür ve serbest teşebbüne imkân tanımak siyasetçinin, idarecinin en başta gelen görevidir. Kişisellik ve yanlı olmak siyaseti yozlaştırdığı gibi insanların en doğal hakkı olan huzur, güvenlik ve mutluluğa en büyük darbesidir. Ulus devlet olmanın en önemli vasfı eğitimde, Sağlıkta, Güvenlikte ve diğer sosyal olaylarda adil olmaktadır. Bu adaleti özenle kullanmak, siyasetçinin yerine getireceği önemli gerekliliktir.
Ülkemiz 2007 yılının ilk çeyreğinden itibaren yoğun Siyaset Girdabının içine girmiş, zor ve kritik günler geçirerek bu günlere gelinmiştir. Mart ayının başlarında hareketlenen siyaset, Cumhurbaşkanı ve Genel Milletvekili seçimi geçtiğimiz Ağustos ayının sonunda tamamlanmış görünse de siyasetle uğraşanlar yada ilinde, ilçesinde hatta beldesinde bir yerlere talip olma çabaları bu süreci yerel seçimlere kadar sürdüreceklerini göstermektedir Bazılarının, Doğdukları, Büyüdükleri hatta siyasi rüştlerini ispatladıkları partiyi bir anda bırakıp iktidar partisine yönelmeleri hep bu çabadandır. Bu siyasi bir gelişmemi dir? Yoksa menfaate yönelim midir? Bunun değerlendirmesini kamu oyu yapacaktır.
Şaka değil Türk İnsanı 6 -7 aydır siyasetle uğraşıyor işler durmuş, kepenler kapanmış, susuzluk, ovada kuruyan mahsül… olsun önemli olan siyaset Cumhurbaşkanı kim olacak? 276 mı? 376 mı? anketler mitingler, haberler, yorumlar !Sonuç mu?İşte geldiğimiz nokta.. Sandık geldiğimiz ya da beklemediğimiz sonucu veriyor sonuç bütün sular duruluyor. Ya da duruluyor gibi görünmüyor da güzel ülkemin bazı kesimlerinde suların hala bulanık olduğunun görülmesi 84 yıllık genç Cumhuriyetimizin kaderiyse üzülmemek mümkün değildir. Oysa bu güzel ülke için ne bedeller ödediğimizi tarih kitapları yazmaktadır.
Saray kavgalarını, Damat Feritleri Sevr´leri İşgalleri Sağ-Sol cinayetlerini PKK Terörünü tarihi süreç içinde bir bir yaşayan Yüce milletimizin çok küçük bir özlemi var; Atalarımızın bıraktığı bu cennet vatanda Ulu Önder Atatürk´ün koyduğu Rejim ve İlkeleriyle idareciyle aynı şeyi düşünmek ve anlatmaktadır. Onun için 19 Mayıslar 23 Nisanlar, 30 Ağustoslar, 29 Ekimler önemli tarihlerdir.
Bütün bu yazdıklarımın özetini Cahit Sıtkı Tarancı´nın Bir şiiri ile özetlemek istiyorum
“Memleket İsterim,
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun
Olursa bir şikayet
Yalnızca ölümden olsun…” |
|
|
| |