Lübnan´da doğup büyüyen ve şu an Fransa’da yaşayan Arap asıllı Amin Maalouf´un bu eserinden önce, Semerkant ve Doğu´nun Limanları isimli kitaplarını da okumuştum.. Okuduğum bu kitap, diğerlerinden farklı olarak bir roman değil,deneme türünün tipik örneklerinden birisi…
Kitap dört ana başlık altında ve değişik konularda deneme örneklerinden meydana gelmiş…
Dünyanın gidişatını genel olarak çarpıcı örneklerle ve zengin fikir örnekleriyle destekleyerek bir çıkış yolu arayan yazara zaman zaman katılmamak mümkün değil..
Benim yazardan farklı düşündüğüm taraflar: Evet, dünyaya, az gelişmiş ve gelişmemiş ülkelere kötülük eden, onları sömüren ülkeler maalesef hala bu kötülüklerine, sömürü düzenlerine devam ediyor, ama bu böyle sürüp gidemez ve dünya insanlarının kardeşliği ilkesi bir gün yerleşir diye düşünüyorum..Ben yorum yapmayı sizlere bırakmak için yazardan seçtiğim bazı çarpıcı bölümleri kısa kısa aktarmaya çalışacağım..
“Rusya yetmiş yıllık komünizmden ve sonrasındaki kargaşa halinden kurtulmakta zorlanıyor.”
“ABD´ye gelince, en önemli küresel rakibini alt ettikten sonra, kendisini tüketen ve yolunu şaşırtan devasa bir girişime sürüklendi..”
“Göz alıcı bir tırmanış yaşayan Çin´in bile endişelenmek için nedenleri var”
“Bir Sünni militan, şii ailelerin gittiği bir Pazar yerini havaya uçurmak üzere bomba yüklü bir kamyonun direksiyonuna geçince ve bu katil, bazı fanatik vaizler tarafından direnişçi, kahraman ve şehit olarak adlandırılınca, başkalarını suçlamak artık hiçbir işe yaramaz, asıl vicdan muhasebesi yapması gereken Arap alemidir.Neyin savaşını vermektedir?”
“Peygamberin sözü bilinir. “ İnsanların en iyisi, insanlara en çok yararı dokunandır.” Dinde yeri olmayan aykırılıkların en büyüğü, intihara götüren umutsuzluktan başka klavuzumuz var mı?”
“ Çin’deki, Hindistan’daki, Rusya’daki, Brezilya’daki orta sınıfların, bütün dünyada olduğu gibi, baş döndürücü bir biçimde büyümesi, dünyanın şu anki işleyişiyle pek de ayak uyduramayacağı bir gerçeklik.Yakında üç ya da dört milyar insan, kişi başına, Avrupalılar ya da Japonlar kadar ( Amerika’lılardan söz etmiyorum) tüketime başlarsa, doğal olarak hem ekolojik hem de ekonomik alanda büyük kargaşalar yaşanacaktır.”
“ ABD artık dünya üstündeki etkisini yumuşatamaz; en başta petrol olmak üzere ekonomisi için vazgeçilmez olan kaynakların denetimini yitirebilir; ne ona zarar vermek isteyen güçlerin özgürce hareket etmelerine izin verebilir; ne de günün birinde onun üstünlüğünü yadsıyabilecek düşman güçlerin ortaya çıkışını hiçbir şey yapmadan izleyebilir.”
Bu kitabı kesinlikle ve titizlikle okumanızı tavsiye ederken yazıma yazarın bir paragrafıyla son veriyorum.
“ İnsanlar arasındaki çeşitliliğe günbegün daha çok saygı gösterildiği, her insanın seçtiği dilde kendini ifade edebildiği, inançlarının gereklerini huzur içinde yerine getirebildiği bir dünya, ilerleyen, gelişen, yükselen bir dünyadır.”
[Bu sayfa 467 kez görüntülendi.]
Beyhan ERDOĞAN TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI