Aydın’ın Cumhuriyet dönemi ilk güzel ve çok amaçlı Pazar yerlerinden birisi... Dikdörtgen bir alana oturtulmuş.
Doğu, güney, kuzey kapıları olan,asma katı olacak biçimde yüksek tavanlı,iç avluya bakan dükkanların tümü kasap,dışa,yani sokaklara bakan kısımları ise çeşitli mallar satan dükkanlardan meydana gelmiş,üstü açık Pazar yeri. Bir zamanların en modern,en temiz,en bakımlı ve hemen her Aydın’lının mutlaka uğradığı bir Pazar yeri.
Ahmet Budar Çay evine oturup, demli çayımı içerken etrafı seyretmeye başladım. Bakımlı,şirin,masaları ve örtüleri düzenli bir iş yeri. Kimbilir önceleri bu dükkanda hangi kasap vardı? Geçmişe gittim.
Paşa Kasap,oğulları,torunları,kasap Haydar, çocukları ve torunları,Yılmaz Cılız, çocukları, damadı, torunları, Mücadele Gazetesi’nin kurucusu rahmetli Matbaacı Ali Taşkın,oğlu İzzet ve torunları,yıllarca Ramazanpaşa Mahallesi Muhtarlığı yapar ayakkabıcı Halil Dönmez gözümün önüne geldi.
Zaman ne çabuk akıp gidiyor ve çevresini ne kadar çok değiştiriyordu.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mustafa Çezik ile muhabbete devam ederken,gelenlerin de selamını alıyorum. Şimdi Muhasebeci eski meslekdaşım Ahmet Gökçetin, çarşı esnafından Hakkı ve yine Çarşı esnafından Kibar Köfteci Çeştepe’li piyazcı İsmet. İç ve Dış dükkanları birleştirmiş güzel bir köfteci dükkanı açmış. Köfteci İsmet’in Yeri..
Arada bir uğrayıp o lezzetli taze kıymadan yapılmış köftelerini yediğim İsmet için sayın Çezik’ten bir şey duydum. “Allahını seversen İsmet’ten köfte istediğin zaman yanında bir şey daha yok mu diye sor” dedi.”Peki ne istiyorsun dediğinde ne diyeceğim” deyince.
İşte o soğanlı,limonlu,maydanozlu, iri fasulyeli mezenin adını söyleyeceksin” dedi. Merak ettim,ama söylemedim.Gerçi her ne kadar Kibar İsmet benim köylüm ve öğrencim ama yine de çok kötü bir laf edermiş.
Ben duymadım ama merak eden varsa,o yiyeceğin adını köfte siparişinin yanında söylesin bakalım…
[Bu sayfa 390 kez görüntülendi.]
Beyhan ERDOĞAN TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI