Dünyanın her bölgesinde mülteci sorunu vardır.
Bu sosyal olay kanayan bir yaradır. Sıcacık yuvasında eşi ve çocuklarıyla, ülkesinde dalgalanan bayrağının altında yaşayan insanlar, mülteci sığınmacı göçmen olmanın ne kadar zor, acı ve insan onuruna yakışmayan bir olay olduğunu anlayamazlar.
1912 Balkan faciası ve Anadolu´ya göçen binlerce soydaşımız ve dindaşımız 1917 Bolşevik ihtilalı ve komünizmin en acımasız yıllarında Stalin ve Lenin´in Sibiryaya ve Rusyanın diğer iç bölgelerine sürgün ettiği binlerce soydaşımız ve dindaşımız Anadolu insanı artık yerleşti düzenini kurdu şu ihtilallar de olmasaydı sürgünler, görevden almalar, sakıncalı insanlar yaratmak, Ülkeyi terk etmek, Almanya, Fransa, Belçika, İsveç Norveç gibi ülkece sığınmacı mülteci göndermek durumunda kalmasaydık ne güzel olurdu?
BM. Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verdiği rakamlara göre dünyada şu an 15 milyon civarında sığınmacı insan var.
Yoksul ülkeleri,iç savaş yaşayan,işgale uğrayan veya baskıyla yönetilen,özgürlükleri kısıtlayan ülkelerden her zaman dışarıya göç vardır,kaçış vardır.
Sınırları kaçak yollarla geçen bu insanlar,her türlü kötülüğe,acıya,aldatılmaya hatta ölüme hazır olmak durumundadır.Ya hastalıktan,bakımsızlıktan ölecektir veya bindiği botlar batacaktır.İnsan olarak,ülke olarak bu durumdaki mültecilere yardımcı olmak boynumuzun borcudur.
Dünya’da ve ülkemizde mülteci sorunlarıyla ilgilenen bir çok dernekler vardır.Sığınmacının istediği ülkeye gidebilmesi veya ülkesine iade edilmesi için 3-4 yıl hatta daha uzun yıllara ihtiyaç vardır.
İşte bu süre içerisinde o insanların barınma,yeme içme,sağlık,giyinme ve varsa çocuklarının okuma ihtiyaçları karşılanmak zorundadır.
Bu hizmetlerin yerine getirilebilmesi için de personele ve paraya ihtiyaç vardır.
Dil,din,ırk,politika,siyasi düşünce ayrımı yapılmaksızın bu insanların korunması ve iltica isteklerinin yerine getirilmesi gerekirken maalesef mülteci seçimleri din,mezhep,soy,kariyer,gençlik,sağlıklı olma gibi birçok ayrımlara göre yapılmaktadır.
Türkiye’miz ne yazık ki yasa dışı sığınmacı-mülteci geçiş yolu üzerindedir.İran,Irak,Afganistan,Sudan,Afrika vb.gibi problemli ülkelerden Avrupa’ya geçiş yapmak isteyen bu kaçak insanlar öncelikle İstanbul’a,Van’a,İzmir’e sığınırlar.Buradan da her tür tehlikeyi göze alarak insan tacirlerine sığınırlar.
Kuşadası,Davutlar,Güzelçamlı,Didim sahillerinden Yunanistan’a gitmeye çalışırken birçoğu denizde boğulur.
Dünyanın bu trajik göç olayına uzak durması da mümkün değil.Savaşlar,ekonomik krizler,fakirlik,yoksulluk,açlık,kıtlık,kuraklık ve baskıcı rejimler oldukça maalesef mülteciler olacaktır.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi(1948)nin 14.maddesi sığınmacılığı bir insan hakkı olarak kabul ettiğine göre sevgili Aydın’lılar,sevgili Çeştepe’liler değişik renkte,değişik dinde,dilde,ırkta,fakir,yoksul insanlara alışmak ve yardımcı olmaktan başka bir şey yok sanıyorum.
[Bu sayfa 330 kez görüntülendi.]
Beyhan ERDOĞAN TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI