Osmanlı Devletinin kuruluşundan yıkılışına kadar süren 650 yıllık süre içerisinde Türkler Kürtler, Ermeniler ve Rumlar dil ve din farklılıkları yanında etnik farklılıklar olmasına rağmen hep birlikte barış içerisinde yaşamışlardır..
Zamanla komşuluk ve ortaklık içerisinde birleşirler, hatta evliliklere bile girişmişlerdir. Böylece iş ortaklığı yanında akrabalıklar bile oluşmuştur.
Anadolu´nun çeşitli köylerinde, kasabalarında, şehirlerinde yıllarca iyi günde, kötü günde birbirlerine destek olmuş, bu insanlar maalesef İngilizlerin, Fransızların Rusların, İtalyanların hatta Amerikalıların kışkırtmaları ile düşman hale getirilmiştir.
Uzun uzun anlatmaya belgeleri tek tek ortaya sermeye kitaplar yetmeyeceği için kısa ve öz olarak aşağıdaki paragrafları sunmayı daha uygun buldum.
28 Eylül 1730 patrona Halal İsyanı: İstanbul’daki bu isyanın bu isyanın içine karışan Ermenilerden bir grup kendi kilise ve içerisindeki değerli eşyaları çalarlar. Çok zengin Ermeni sarraflarının evlerini ve dükkânlarını soyarlar.(Avni Tarihi)
31 Ağustos 1876 Tahta geçen Abdülhamid´i yıpratmak kargaşa yaratmak için Annesinin esir Ermenilerden biri olduğu yayılır. Fransız ve Rus basını bu konuyu yıllarca işler.
24 Temmuz 1877 Türk Rus savaşı veya 93 Harbi dediğimiz ve Kars, Ardahan, çevresini kaybettiğimiz yıllarda Ermeni asıllı Rus general Loris Nelikoff (Nelsiyan) Ermeni Rus okulları açar ve planlı, şuurlu bir Ermenilik ruhunu Osmanlı topraklarına eker..Ermenistan haritası çizilir.Bayrak ve ulusal marşları bestelenir.ilhan Bardakçı-İmparatorluğa veda)
22 Şubat 1878 93 Harbinden sonra İstanbul önlerine kadar gelen Rus ordusunu kumandanı Grandük Nikala´yı İstanbul Ermeni Patriği Narses ziyaret ederek “Ya bir müstakil Ermeni vatanı ve muhtariyeti veya Rus devletine bağlı bir Anadolu Ermenistan´ı Federe Devleti” isteğini dile getiriyor sonra İstanbul’a dönerek görevine devam ediyor..
14 Ekim 1894 Rusların ve İngilizlerin kışkırtmaları ile Van- Sason çevresinde Ermeniler isyan eder. Dört ilçe ve 30 köy yerle bir edilir.(İlhan Bardakçı-İmparatorluğu veda)
30 Eylül 1895 Van-Sason-Diyarbakır yörelerindeki Ermeni İsyanından sonra İstanbul´daki Ermeni Patriği İzmirli “Ermeniler kendi valilerini seçmeli, jandarmalar Ermeni olmalı Vergiler İstanbul´a gönderilmemeli, silahlanma serbest olmalı gibi isteklerle isyan eder.
14 Nisan 1909 Adana Ermeni piskoposu Muşeg kampüslerden ve yabancı postahane ve gümrüklerden yararlanarak destek ülkelerden çeşitli silahlar, mermiler, bombalar dinamitler ve ufak çaplı toplar getirerek isyan başlatır.
Tarsus, Misis,Kozan,Zegfan ve Adana´da başlayan işgalde posta müdürü Ferit Sami Bey kurşunlanır, çarmıha gerilir şekilde duvara çakılır.Seyhan Köprüsü tutulur, Sonuç 3950 öldürülmüş Osmanlı Müslüman insanı..
6 Mayıs 1915 Kafkas cephesinde savaşı kaybederek, Van ve civarı işgal edilir. Rusların desteğindeki Ermeni Kaloşyan van gölüne, çoluk, çocuk, kadın erkek yaşlı hasta ve yaralı demeden 3900 insanımızı atarak öldürür. Rus ordu komutanı Aleksi Karavinç bu manzara karşısında üzülür bakın ve söyler “Önlemeseydim Van´da adam kalmayınca (İlhan Bardakçı İmparatorluğu veda)
İşte bu ve bunun gibi daha yüzlerce olay neden, bu ihanet karşısında daha fazla yüzlerce olay neden Devleti 24 Nisan 1915 tarihinde TECHİR ve SEVKİYAT KARARNAMESİ´ni yayınlar.Bu zoraki göç olayı istenmeyen, yüreklerimizi burkan, içimizi acıtan olaylar olmamışmıdır? Olmuştur elbet..Ama 500 yılı aşkın birlikte yaşadığımız bu insanların o yörede yaşayan Kürt ve Türklere yaptıklarının hiç mi suçu yok?Olayı başlatan tarafı unutup, arkadan, hem de en zayıf döneminde başkalarının kışkırtmasıyla isyan edenleri kınamayıp, Osmanlıyı kınayacaksın.İnsaf diyorum.Aydın olduğunu iddia edenlere insaflı olun, özür dileyecekseniz bari karşılıklı olsun diyorum….
[Bu sayfa 400 kez görüntülendi.]
Beyhan ERDOĞAN TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI