Talihsiz bir gelişme MÜCADELE 16 haziran tarihili sayısında yayımlanan Milletvekili seçiminin ortaya koyduğu bir değişiklik ihtiyacı başlıklı yazımızda görev süresi dolmakta olan Cumhur Başkanı Sayın A.Nejdet SEZER´in yerine yeni bir Cumhurbaşkanı seçme çabalarının ve TBMM´nin 3 Mayıs tarihinde aldığı erken milletvekili seçimi kararının ülke gündeminde yarattığı önemli siyasi gelişmelere değinmiş bu değişiklikler arasında yer alan ANAP ile DYP´nin DP çatısı altında birleşme heyecan ve hayal kırıklığına, yarattığı şaşkınlığı da vurgulayarak, yer vermiştik. Gerçekten önceleri her iki siyasi partinin sayın genel başkanları tarafından sahnelenen birleşme rolü haklı bir heyecan ve merkez sağda büyük bir ümit doğurmuşken DYP´nin 28 mayıs tarihinde düzenlediği Genel Kurulda DP adını ve Türkiye haritası üzerinde geçmişteki DP nin sembolünü hatırlatan – at figürünü almasının ardından ANAP´ın 2 haziranda yapılacak genel kurulunda birleşme kararını alması beklenirken Erkan Mumcu´nun damdan düşer gibi, DYP´nin taahütlerini yerine getirmediği için birleşmenin olmuyacağını ve ardından da Partilerinin seçime girmeyeceğini açıklaması tam anlamiyle bir şaşkınlığa neden olmuş;
Ve 2 Haziran Cumartesi günü sona ererken öyle anlaşılıyordu ki iki “ acemi “ lider arasında bir kara kedi girmiş, günlerdir sürüp giden kucaklaşmalarına son verivermişti. Sonuçta bir “ merkez partisinin “ varlığının sağ ve sol kanatlardaki partiler arasında bir denge partisi rolü oynayacağını hesaplarken alt üst oluvermiş; hayırlı bir gelişme “ olarak nitelendirilen girişim birdenbire “ hayırsız ve talihsiz “ bir gelişmeye dönüşüvermişti. Öylesine´ki bu sonuçla Anavatan Partisi adeta tarihe gömülürken ümidini Celal Bayarların- Refik Koratlan´ların – Fuat Köprülü ve Adnan Menderes´lerin 1946-1960 yıllarına ait Demokratik Partisine bağlayan DYP( = Doğru Yol Partisi ) aslında yanlış ve hak etmediği bir mirasın varisi olmak gibi bir iddia ile 2007 yılının seçmenin karşısına çıkma garipliğini benimsemiş oluyordu.
Acaba eski DP´in varisliğine soyunmak gerçekten ne ölçüde inandırıcıdır?
DYP´in DP´ adını almasının ardından ulusal ölçekti bazı gazetelerde sayın Mehmet Ağar´la yapılmış kimi söyleşilerde ve parti adına keza birçok gazetede yayımlanmış ARTIK DEMOKRATİK PARTİ VAR başlıklı ilan- duyurular´da yer alan görüşlerde adeta sözü geçen ve tarihi ömrünü tamamlamış- partinin varisliğine soyunur bir hava “ basılmak “istenmiş ;
30 Haziran tarihli gazetelerin vurguladıkları başlıklı ilk seçim mitingini 29 Haziran günü Adnan Menderes´in doğup büyüdüğü Aydın´da gerçekleştirilmiştir.
Ancak o gazetelerde yer alan haberlerin içiriğini bakınca görülüyor ki ANAVATAN partisi mensuplarının rağbet etmediği ve on bin kadar izleyicinin hazır bulunduğu mitingte Ağar, ülkenin bugün karşı karşıya bulunduğu terör olayları ile özellikle çiftçinin ekonomik sıkıntılarına ilişkin görüşleri ileri sürmüştür. Esasen başka türlü de olamazdı. Çünkü gerek Ağar´ın gerekse DP yeni yönetimde yer alanların yaşları o 1945-1960 yıllarının siyasi ortamını yeterince bölmelerini ve hakkıyla değerlendirmelerine müsait değildir
Nitekim basınımız da 27 mayıs tarihinde, yani 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinin yıl dönümünde, bu olayla ilgili çokça sayılacak yazı da yer almadı.
İzleyebildiğimiz kadar ise;
MİLLİYET gazetesi´nin 27 Mayıs günlü Pazar ekinde yer alan tam şahifelik bir röportajdan Nilüfer Kuyaş isimli bir hanım yazarımızın “ Yeni Baştan “ başlığı altında kaleme aldığı geniş hacimli (=çok sahifeli) bir romanda “ 27 Mayısın Anatomisi “ başlıklı bir yazıda özetle zamanın muhalefetinin cuntalara cesaret verdiği ve 27 Mayıs darbesi sonrası kurulan yassı ada sonrası kurulan Yassıada Mahkemesi kararı ile idam edilenlerden Hasan Polatkan’ın savunması için hazırladığı 175 sahifelik bir savunma belgesinin mahkemede kısmen okutturulduğu, bu belgenin tamamının daha sonraları bir albayın kasasından çıktığı hakkında habere yer verildiği;
27-28 Mayıs tarihli YENİÇAĞ gazetesinde yer alan, darbe öncesinde ve sırasında Başbakanlık Enformasyon Hizmetleri Sözcülüğü görevinde ve Basın-Yayın Genel Müdürlüğü’nde bulunmuş Altemur KILIÇ’ın anı yazısından-rahmetli- Adnan Menderes’in kendisine MİT yetkililerince iyi niyetle yapılmış darbe uyarılarına inanmadığı;
Bir gazetenin ABD muhabirlerinden Nur BATU’nun naklettiğine göre dönemin ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin söz konusu mahkeme safahatını ve kararlarını çok adaletsiz olarak vasıflandırdığı, anlaşılmaktadır.
Bu değerlendirmelerde ve aktarmalarda bir ölçüde haklılık payı bulunabilir. Ama açıktır ki bu konularda DYP’nin, Sayın Süleyman DEMİREL gibi, kurucu veya yöneticileri hizmet yıllarında sınırlı tepki ortaya koyabilmişken günümüzde yeni DP’nin yöneticilerinden fazlaca bir tepki beklenesi doğru olamaz.
1945-1960 dönemine yönelik güçlü bir eleştiri kaynağı:
Önemle hatırlatalım ki eski bir bürokratın 2006 yılı sonlarına doğru, yaşına isabeten, SEKSENİNCİ YILIN ÜRÜNLERİ başlığı altında yayımladığı bir eserde asıl Demokrat Parti’nin kuruluş yıllarına ve hizet dönemine ilişkin dikkate değer bilgiler yer almaktadır.
[Bu sayfa 193 kez görüntülendi.]
Fethi AYTAÇ TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI