YAZARLAR

ANKARA MEKTUBU
Fethi AYTAÇ
DAVOS OLAYI ÜZERİNE GÖRÜŞLER VE BİR ANI (Dünden devam)
[26-02-2009]
Nitekim söz konusu Başbakanlığı henüz 1,5 yıllık iken kaleme aldığımız ve bu gazetemizin 19-20 Kasım 2004 günlü sayılarında yayımlanan “Sayın Başbakan Yükselen Değerdir. Fakat...” başlıklı makalemizde R. T. Erdoğan'ın göze hoş görünen meziyetlerini (=performansını) övmüş, fakat kendisine veya partisine eleştirilerde bulunanlara karşı takındığı tavrı ve kullandığı kelimeleri “Kasımpaşalı olma” özelliğine bağlıyarak bunları eleştirmiş ve diline hakim olması temennisinde bulunmuştuk.
Ne yazık ki temennimiz boşa çıktı ve çeşitli vesilelerle basına yansıyan olaylarda görüldü ki Başbakan eleştirilere tepki gösterirken bugün de diline hakim olmamakta ısrarlıdır. Bu konuda ne yazık ki çok sayıda örnek vermek mümkündür. Ancak bir makalenin sınırlı hacmi içinde kalma zorunluluğu ile basından birkaç örnek aktarmakla yetinelim. Mesela:
- 13 Kasım 2007 tarihli VATAN'a ve 14 Kasım tarihli MİLLİYET'e göre:
“Erdoğan damadı Berat ALBAYRAK'ın çalıştığı ÇALIK HOLDİNG için Kuzey Irak'ta iş alıyor diyen CHP Lideri BAYKAL'ı “Siyasi kalpazan, siyasi ahlak yoksunu” diyerek eleştirdi.”
- 17 Mart 2008 tarihli birçok gazeteye göre;
“Başbakan sertleşiyor. R. Tayyip Erdoğan, AKP'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru ile ilgili Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya'ya dün yine ağır ifadelerle yüklendi...”
- 30 Mart 2008 tarihli gazetelere göre:
“Başbakan Erdoğan Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği'nin Çırağan Sarayı'nda gerçekleştirilen Genel Kurul Toplantısı'nda çok sert açıklamalar yaptı. Başbakan sivil toplum kuruluşlarından gelen “Herkes bir geri adım atsın. Ülkenin huzuru için uzlaşma yolu aransın” sözlerine karşılık: “Ben yumuşak başlıyım. Ama uysal koyun değilim. Gerginliği ben değil, bir siyasi zihniyetin yanlısı medya yaratıyor”.
- 30 Nisan 2008 tarihli gazetelere göre:
“Başbakan R. T. Erdoğan, AKP Meclis Grubu toplantısında yaptığı konuşmada işçi kuruluşlarının isteklerini kastederek “Ayaklar baş olursa kıyamet kopar” atasözünü hatırlatmıştır.
- 11 Haziran 2008 tarihli gazetelere göre:
“Erdoğan Anayasa Mahkemesi'ne sert çıktı.
AKP Meclis Grubu toplantısında Başbakan seçim gecesi balkondan verdiği birleştirici mesajları tekrarlıyarak başladığı konuşmasını Anayasa Mahkemesi'ne yüklenerek tamamladı.
Erdoğan türban kararının gerekçe yazılmadan açıklanmasını sert bir dille eleştirdi.”
- 14 Ekim 2008 tarihli gazetelere göre:
“Ekonomik kriz uyarıları Başbakanı yine kızdırdı. Borsa 58 binden 29 bine düştü. Büyüme 1,9'a geriledi. Ancak Başbakan kriz etkiliyor, tedbir alalım, diyenleri “kriz fırsatçıları” diye eleştiriyor.”.
- Ve hatırlanacağı gibi,
Başbakanın yaptığı bir toplantıda bir çiftçinin tarım sektöründe çekilen sıkıntıları dile getirip “Anamız ağladı” sözünü söylemesi üzerine “Ananı da al git” karşılığını vermesi,
Sık sık partililerine, muhalif saydığı gazeteleri satın almamaları telkininde bulunagelmesi,
Muhalif siyasi parti başkan veya sözcülerini her vesile ile ağır sözlerle eleştiregelmesi bilinen hususlardandır.
- Aralık 2008 ayı sonlarında İsrail Başbakanı Olmert'in esas konusu İsrail ile Suriye arasındaki ilişkilerde Başbakan Erdoğan'ın arabuluculuk yapması isteği ile Ankara'ya yaptığı ziyaretin üzerinden sadece 4-5 gün geçmesinin ardından İsrail'in HAMAS'ın yönetimindeki Gazze'ye saldırması karşısında, bu askerî harekât niyetinden haberdar edilmediği anlaşılan R. T. Erdoğan'ın “Bu bize yapılan büyük bir saygısızlık” eleştirisi basınımızda olduğu kadar tüm diplomatik çevrelerde de garip karşılanmıştı. Davos'ta maruz kaldığı durumu da Başbakan hem kendisine ve hem ülkemize yapılmış bir saygısızlık olarak nitelemiş bulunmaktadır.
Başbakanımızın psikolojik bir rahatsızlığı da valilere karşı:
Davos krizinin sonuçları ne olabilir? Sorusu ile ilgili görüşlerin olumlu-olumsuz yönleri olduğuna ve gerçek sonucun zamanla açıklık kazanacağına yukarıda değinmiştik.
(Devam edecek)
Fethi AYTAÇ TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI