Bu Sayfayı Sık Kullanılan Yer İmlerime EkleFavorilerime Ekle    SAYI: 6071 YAYIN TARİHİ: 15-03-2010
AydınÖzel HaberDuyduk-GördükEge'denEğitimGÜNDEMGörüntülü HaberOkuyucudanPolitikaResmi İlanlarSağlıkSporŞiir Köşesiİlçelerİnsan

YAZARLAR

aydın haberleri

ANKARA MEKTUBU

Fethi AYTAÇ

İÇ SAVAŞ KIŞKIRTMACILIĞINA KARŞI NE GİBİ ÖNLEMLER ALINABİLİR?

[06-11-2008]




Ülkemizin hassas gündemi

Bugün 28 Ekim Salı Yarın CUMHURİYET´imizin kuruluşunun 85´inci yıldönümü Eskiden Ankara´nın bugünkü gündemini yarın kutlanacak Bayramın hazırlıkları oluştururdu Ama günümüzde bu gündemi çok farklı ve ülkemiz hesabına çok hassas konular oluşturmaktadır.

AKP Siyasi iktidarı ile ona bu konuda Mecliste oyları ile destek olan MHP nin yandaşlarıyla Yüksek Öğrenim kurumlarında kız öğrencilerin türban kullanmasına imkan verecek Anayasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin siyaset arenasında yarattığı tartışmalar;

ABD´de başlayıp kısa zamanda tüm Dünya´ya yayılan Küresel Mali Krizin ülkemiz ekonomisine de yansıyan (veya yansıyabilecek) etkileri;

Özellikle de yıllar önce başlatılıp iç ve dış odakların desteği ile son aylarda iyice yoğunluk kazanmış bulunan ve ülkemizdeki kürt kökenli vatandaşlarımıza birçok ayrıcalıklar tanınmasını isteyen, bölücülüğe yönelik, tahrikçi eylemler ve bu eylemleri silahlı bir güç halinde destekleyen PKK İLE askeri birliklerimiz arasında cereyan etmekte olan silahlı çatışmalar ve bunlardan sonuncusu ile bağlantılı bir konu olarak DTP´nin kapatılması isteği ile Cumhuriyet Başsavcılığınca açılmış olan davanın Anayasa Mahkemesince karara bağlanmak üzere olması

ÖNCELİKLİ SORUNUMUZ KÜRT KIŞKIRTMACILIĞI

Bu yazımızda ele alacağımız konu son aylarda yurdumuzun çeşitli yöre ve şehirlerinde ciddi artış göstermiş (ve göstermekte) olan etnik köken farklılığına dayalı istekler ve bunları destekler nitelikteki terörist faaliyetler ile bunların sona erdirilmesi için yapılması gerekli girişimler veya yapılması gerekli hamlelerdir.

Hatırlatalım ki, iki buçuk yıl önce, Şubat 2006 da kaleme aldığımız ve MÜCADELE´nin 18-20 şubat 2006 günlü sayılarında yayımlanan YAKIN GELECEĞE DÖNÜK DÜŞÜNCELER başlıklı bir yazımızda ülkemizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara değinmiş; özellikle de “kürt sorunu” ile ilgili olarak şu tespitlerde bulunmuştuk.

“…. Kürt sorunu, her gün karşılaşa geldiğimiz yurt içi ve yurt dışı çeşitli olaylarla bu karlı-buzlu kış günlerinde de sıcaklığını sürdürmektedir.

Nasıl sürdürmesin ki 15 Aralık 2005 te Irak´ta yapılan genel seçimlerde Kürtler yurt genelinde ikinci ağırlıklı toplum olduklarını göstermişler; “Türkmen kardeşlerimiz” bir varlık göstermedikleri gibi ayrıca bütünlükten uzaklaşmışlar;Kuzey Irakta Barzanenin Yönetimindeki Kürt Hükümeti Parlamentosu ile bayrağı ile , askeri birliği ile nerede ise bağımsız bir devlet olarak uluslar arası sahnede yerini olacak hale gelmiştir.Bu arada nükleer silah üretme çalışmalarını devam ettirmekte olan Iran´ın uluslar arası denetime ve işbirliğine yanaşmayan aksine kafa tutan tutumu ile Dünya kamuoyunun rahatsızlığına neden olması Irak´taki Kürtlere özellikle ABD´nin güvenini ve desteğini arttırmaktadır.

Bu ARADA SINIRLARIMIZ İÇİNDE DE “Kürt Sorunu” konusunun çeşitli tutum ve eylemlerle Sıcaklığını koruduğuna işaret etmiştik. Örneğin DEHAP´ın yerine olan DTP ( Demokratik Toplum Partisi) nin kurucu sözcüleri gerek yurt içinde gerekse yurt dışında “bağımsız, özgür” bir toplum olma isteklerini “daha demokratik, daha özerk..” toplumlardan oluşan bir Türkiye istediklerini ileri sürerek perçinlemekte, sayıları 56 yı bulan Güney-Doğu Anadolu´daki DEHAP´li (DTP´li) belediye başkanları her vesile ile “dava”larının savunucusu “olmakta devam etmektedir.”

Günümüzde böylesine güncellik kazanan sorunun tarihsel gelişimini de vurguladığımız o yazımızda konuya çeşitli bakış açılarını ve yaklaşımları da şöyle açıklamıştık.

“Kuzey Irak´ta Kürdistan´a kurulmuş olması ve ülkemizdeki uzantısı olan Güney/Doğu Anadolu´da yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımızın bugünkü yönetim yapımızı yeterli bulmayıp daha çok özekliğe sahip bir bölgesel yönetim istemelerini çeşitli konumdaki yetkililer farklı yorumlamaktadır.

Siyasi iktidar partisi(Hükümet) olarak AKP görüşünü sayın Başbakan yakın bir geçmişte her Türk vatandaşının üst kimlik ve alt kimlik olarak iki kimliği olabileceğini, Türk vatandaşı olmanın üst kimliği oluşturduğunu, diğer bazı etnik gruplar gibi Kürtlerin de bu üst kimliğe sahip olduklarını vurguladı.

Ana muhalefet partisi adına görüş ortaya koyanlar da Anayasa´mızın ana ilkeleri çerçevesinde vatanın ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütün olduğu görüşü içinde değerlendirmede bulunmakta; buna karşı bölgede yaşayan ve çoğunluğunu kürt kökenli yurttaşların oluşturduğu seçmenlerin gerek milletvekili gerekse mahalli seçimlerde kullandıkları oylarla sağladıkları farklılığı temsil eden siyasi partiler sözde “kardeşliğe, demokrasiye, eşitliğe..’’ dayalı bir sloganla daha çok yöresel özeklik ve sonuç olarak, henüz açık açık söyleyemedikleri fakat Kıbrıs'taki tezimizi örnek göstermek suretiyle, kürt yurttaşların TBMM de federal bir yaklaşım içinde temsil edilmelerine imkan verecek bir Anayasal değişiklik istemektedirler.

MHP DYP ANAP… gibi siyasi partilerimiz de milli birlik ve beraberlik tezinin savunucuları olup medyada ve yurt sorunları üzerinde görüş belirten aydınlar arasında konu duygusal ve mantıksal olarak farklı değerlendirmelere tabi tutulmaktadır.

Duygusal değerlendirmede bulananların görüşüne göre, vatanın bölünmesine veya Devletin Türk Ulusu´nun bir ve beraberliğin dayanan yapısında değişikliğe götürebilecek her istek, her yaklaşım vatana ihanet niteliğinde ağır bir suç oluşturur ve dolayısıyla kabul edilemez ve tartışılamaz. Aksi davranış şimdiye kadar bu uğurda verdiğimiz 30.000 i aşkın kaybımızın kemiklerini sızlatır.

Mantıksal değerlendirmede bulunanlar, tarihi gelişim ile gelinen noktada, uzun yüzyıllar sonunda Yahudilerin İsrail Devletine kavuşmuş olmaları gibi Kürtlerin de artık Kuzey Irak´ta bir çekirdek Devlete sahip olduklarını, bu Devletin yönetimini üstelenen Barzani´nin fırsat buldukça açıkca ifade ettiği gibi günün birinde İran´daki Suriye´deki ve Türkiye´deki Kürtlerin de bu Devlete katılmak istemelerinin doğal olduğunu, ancak tümü için bu yaklaşımın geçerli olamayacağını çünkü Türkiye´yi asıl vatanı ve Türk kimliğini vazgeçilmez kimliği kabul eden çok sayıda ruhen Türklerle “kaynaşmış” Kürtlerin de bulunabileceğini ve bunların gerek Güneydoğu´da gerekse yurdun genelinde sağlanabilecek bazı imkanlarla tatmin edebileceğini düşünürler. Ve bu görüşlerine örnek olarak Bulgaristan´daki türk soydaşlarımızın bugünkü durumunu gösterirler.

Bilindiği gibi halen Bulgaristan´da yaşayan Türkler Türkiye´ye bağlanmak gibi bir iddia taşımaksızın kendi dini ve küresel varlıklarını koruyarak, Türkçe eğitim yaparak, belediyelerde, Bulgar Millet Meclisinde ve kısmen Kabinede temsil edilerek yaşamaktadırlar Benzer şekilde yurdumuzdaki Kürtlerin de kendi alfabeleri ile kendi dillerinde eğitim yapmaları sağlanarak TBMM´DE VE Hükümet´te Kürtlük sıfatları ile tanınarak kısmen DTP´nin istekleri doğrultusunda bir uzlaşmaya varılabilir, Ancak böyle bir yaklaşımın benimsenmesi, siyasi partilerin ve kamuoyu´nun bu yönde aydınlatılmasına ve ikna olur hale getirilmesine bağlıdır. Kabul etmek gerekir ki artık bu konum silah gücü veya sadece güvenlik mensuplarının gayreti ile, çözüme bağlanması mümkün değildir.”

Ve yine o yazımızı söyle sonuçlandırmıştık

“İtiraf etmeliyim ki şahsen be duygularım itibariyle milliyetçi yaklaşımdan yanayım. Lâkin mantığım bu konunun mantıksal yaklaşımla değerlendirilmesinden yana olmaya beni zorluyor..

Konu hakkında mantıksal değerlendirmede bulunan bazı köşe yazarlarının ileri sürdükleri gibi… vatanın toprak bütünlüğüne sadık kalınmak şartıyla milli birlik ve beraberlik ruhu içende bu konuya eğilmek zamanıdır.

…Gönül ister ki daha nice ana babalar evlat acısı çekmesin, daha nice eşler genç yaşlarında dul kalmasın ve millet olarak çaresizliği sinemize gömmeliyim.”

Günümüzde durum

Ne yazık ki aradan geçen iki buçuk yıl içinde bu dileğimizle ilgili olumlu bir gelişme olmamıştır ve olacak gibi de görünmemektedir. Çok yakın zamanlarda şahit olunduğu gibi APO´ya (Abdullah ÖCALAN´a ) cezaevinde kötü muamele yapılmakta olduğu gibi uydurma bahanelerle, aralarına DTP milletvekillerini de alıp izinsiz sokaklara dökülen, güvenlik güçlerini taşlayan, özellikle de Cumartesi-Pazar gibi günleri seçip aralarına (veya önlerine) okul çağındaki çocukları da katan, esnaf ve tüccara kepenk kapattıran grupların çeşitli bölgelerdeki şehir ve kasabalarda giriştikleri eş zamanlı eylemler artan sayıda ve katılımda olmak üzere devam etmekte;

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve güvenlik güçlerimizin önleme çabalarına rağmen Hakkari´den Van´a Diyarbakır´a Mardin´e G Antep´e, Mersine… Tunceli´ye ve hatta İstanbul´a uzanan bir yelpazede yolları mayınlama, araçları kundaklama, karakollara saldırma olayları sürüp gitmektedir.

Ve devlet güçlerinin bu eylemlere karşı olması gereken önlemler Milli Güvenlik Kurulu´nun gündemine taşınmakla kalmamakta, Genel Kurmay Başkanlığının Bakanlar Kurulu´na 5 saat süre ile brifing verme gereğini doğurmuş bulunmaktadır.



(Devam edecek)


Facebook'ta Paylaş



Fethi AYTAÇ TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI

Arkadaşına Gönder

AYDIN'DA AMATÖR FUTBOL'UN ADRESİ

Anket
ANKET

Mevcut anayasamızın tamamını okudunuz mu?
Evet, en az bir kez okudum
Hayır, hiç okumadım
Yalnızca bir bölümünü okudum
ANKET SONUÇLARI
Seri İlanlar
Döviz Bilgileri
DÖVİZ
(T.C.M.B.)

Dolar:
Euro:
Sterlin:
AYDIN'DA HAVA

Şu An: 7oC
En Düşük: 6oC
En Yüksek: 16oC
SÜPER LOTO

Pek Yakında
SAYISAL 6/49

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
06-03-2010
4-9-17-28-30-47
ŞANS TOPU

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
03-03-2010
1-3-12-15-31(+)4
10 NUMARA

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
01-03-2010
1 - 2 - 3 - 10 - 17 - 21 - 24 - 34 - 35 - 38 - 41 - 48 - 53 - 54 - 56 - 57 - 59 - 60 - 64 - 71 - 73 - 79
İSTATİSTİK
24 Kişi Bağlı
Bugün 2,152 Ziyaretçi
Dün 5,713 Ziyaretçi
OCAK 2007'DEN BU YANA TOPLAM
5,503,618 Ziyaretçi
GEÇMİŞ SAYILARA GİDİN

Aydın Haberleri Sitesi Banner Reklam Tarifesi