| BUGÜNKÜ ANASAYFA | | |
|  |
EN ÇOK OKUNANLAR |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI |
|
$ 1.593 € 2.014 £ 2.389 |
|  |
AYDIN'DA HAVA DURUMU

Şu An: 11oC
En Düşük: 11oC
En Yüksek: 20oC |
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
26-07-2008 |
|
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
30-07-2008 |
|
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
21-07-2008 |
| 1 |
3 |
8 |
12 |
20 |
21 |
23 |
29 |
32 |
34 |
38 |
| 40 |
46 |
48 |
49 |
50 |
52 |
59 |
69 |
73 |
75 |
77 |
|
|
| |
 |
 |
 Kişi Bağlı |
 |
    Ziyaretçi |
 |
    Ziyaretçi |
 |
        Ziyaretçi |
|
|
|
|
| YAZARLAR |
 |
ANKARA MEKTUBU |
| Fethi AYTAÇ |
Papa da bizim gibi düşünüyor!.. |
| 30-04-2008 |
|
Bir hatırlatma
Mücadele’nin 28-29-31 Mart tarihli sayılarında yer alan Irak Savaşı Altıncı Yılında… başlıklı yazımızı şu dileğimizle sonuçlandırmıştık:
“…belirtelim ki bir yıl önceki yazımızı ‘sorun artık ABD’den çok komşu ülkelerin sorunudur’ diye noktalamıştık. Lakin olayların seyri göstermektedir ki tam bir kargaşa odağına dönüşmüş Ortadoğu ülkelerinin (Türkiye’miz dahil) bu sorunu ortak bir anlayışa vararak çözmeleri mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla Dünya kamuoyunu yönlendirme gayreti içinde olan bazı sivil toplum kuruluşlarının dile getirmekte oldukları gibi konunun Birleşmiş Milletler gündemine aktarılmasında zorunluluk vardır. Yoksa ABD karşısında bir karşı güç oluşmadıkça ABD’nin inadı sürüp gidecek gibi görünmektedir.”
Bu yazımızın kaleme alındığı ve yayımlandığı günden bugüne Irak faciası bilinen sahneleri ile sürüp gitmekte; bir yandan istilacı Amerikan Ordusu’na karşı direniş hızını arttırarak devam ederken Sünni – Şii ayrılıkçılar birbirinin canına okumaktan vazgeçmemekte; Irak’taki ABD Ordusu’nun Başkomutanı (General Davit Petraeus)un ABD Senatosu’nun Askeri Hizmetler Komitesi’nde Nisan ayı başlarında yaptığı açıklamada mevcudu 150 – 160.000 arasında olan askerlerinin kısa zamanda çekilmesi halinde Irak’ta İran’ın etkisinin artacağı uyarısında bulunduğu anlaşılmakta; buna karşı ABD’nin verdiği asker kaybı da 4.000’leri aşmış bulunmaktadır.
Kasım ayında yapılacak Başkanlık seçimleri sonunda Ocak 2009’da görevi sona erecek olan Başkan Bush anlaşıldığına göre koltuğundan ayrılmadan önce kendi anlayışına göre Ortadoğu’da ABD hegemonyasını sürdürmek inadında ısrarlı iken onun Partisinden Başkanlığa aday olan (eski Başkanlardan Bill Clinton’un eşi) Hillary Clinton ile (zenci kökenli) OBAMA, başkan seçildikleri takdirde askerlerini Irak’tan çekme niyetlerini açıklar olurken rakipleri aday Cain ise bu konuda aceleci davranmayacaklarını söyleyerek Bush’a destek olmaktadır.
İşte bu ortamda Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 16. Benedictus’un bu ayın ortalarında ABD’ye yaptığı ziyaret sırasında Birleşmiş Milletler’in Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında Irak konusunda ABD’ye yönelttiği üstü kapalı eleştiriler dünya medyasında önemle yer almıştır.
Papa’nın BM. den beklentisi
19 Nisan tarihli ulusal ölçekli gazetelerde yer aldığına göre, ABD’de ziyarette olan Papa, dün (merkezi Newyork’ta bulunan) Birleşmiş Milletlerde yaptığı konuşmada, küresel sorunlarla başa çıkabilmek için uluslar arası camianın toplu olarak hareket etmesi gerektiğini belirterek bazı ülkelerin kendi başlarına karar almalarını eleştirmiş; Papa tek yanlı hareket etmekle eleştirdiği ülkelerin adını vermezken, bazı tanınmış ajanslar Papa’nın bu sözlerle 2003’te BM. Güvenlik Konseyi’nin onayı olmadan Irak’ı işgal eden ABD’yi kastettiğinin anlaşıldığını kaydetmişlerdir.
Bu habere göre, Papa konuşmasında Birleşmiş Milletler Ana Sözleşmesi’nde yer alan ve tüm Dünya’da ülkelerin ortak hedefi olan barış ve kalkınmanın sağlanmasında BM. in ana rol oynamasını öngören hükümlere atıfta bulunarak bu anlamda Dünyada beklenilen huzur ve güvenin varlığından bahsedilemeyeceğini de vurgulayarak ana sorunların ancak uluslar arası toplum tarafından “ortak hareket ve işbirliği” çerçevesinde çözülebileceği görüşünü belirtmiştir.
Sonuç
Memnuniyetle aktardığımız bu alıntıların gösterdiği gibi birçok alanda olduğu gibi uluslar arası olsun bölgesel anlamda olsun konu ve sorunların çözümünde ters yanlı görüş ve uygulamalardan, hele hele kaba kuvvete başvurmaktan kaçınmak asıl olup gönül 2’nci Dünya Savaşından sonra çok iyi niyetlerle kurulmuş Birleşmiş Milletlere hakkı ve ihtiyacı olan saygınlığın ve herkeste itaat zorunluluğunu yaratacak gücün yeniden kazandırılmasını diliyor ve bekliyor.
|
|
|
| |