* ABD'NİN Iraktaki askeri en yüksek komutanı Orgenerali Davut Petraeus'un ABD Kongresinde verdiği (ve ulusal basınımızda özetle yer aldığı) bilgilere göre Eylül 2007 itibariyle Iraktaki ABD'Lİ asker sayısı 160.000 olup 2008 yılı içinde bu sayının 132.000'e indirilmesi söz konusudur.
(Milliyet = 15 Eylül 2007)
* Aynı günlerde BUSH, TV kanallarında yaptığı “Ulusa Sesleniş” konuşmasında, ABD'NİN Irak ile bağlantısının bu sene Kasım ayında sona erecek kendi başkanlık döneminin çok ötesine yayılacağına değinmiş; (yani başlangıçtaki tahmin ve değerlendirmelerinin hatalı olduğunu kabul etmiş) haberi aktaran kaynakta yer alan bir fotoğraflı bilgiye göre de Bush'un televizyondan canlı olarak yayımlanan konuşması sırasında Beyaz Saray'ın dışında savaşı protesto eden göstericiler, ABD Başkanı'nın savaş suçu işlemekten ötürü tutuklanmasını istemişlerdir.
(Milliyet = 15 Eylül 2007)
* “Washington'da Irak savaşına karşı düzenlenen bir gösteride binlerce gösterici Beyaz Saray önünde başlattıkları protestoyu Kongre binasına doğru yürüyerek devam ettirince polisle aralarında ciddi çatışma çıkmış; 200'e yakın protestocu gözaltına alınmıştır.”
(Milliyet 19 Eylül 2007)
Savaşın uzaması bazı gerçekleri daha ortaya çıkarmıştır:
19 Eylül 2007 tarihli Milliyet gazetesinde yer alan bir başka habere göre; Amerikan Merkez Bankası'nın 18 yıl başkanlığını yapmış olan Greenspan yayımladığı otobiyografi kitabında Bush'u çeşitli yönlerden eleştirmiş; Irak'ın işgali ile ilgili olarak:
“Herkesin bildiği şeyi söylemenin politik olarak uygunsuz olmasından dolayı üzgünüm: 'Irak savaşı büyük ölçüde petrol içindi.' diye yazmış. ( Aynı haber aynı tarihli VATAN gazetesinde biraz daha geniş olarak yer almıştır.)
25 Eylül 2007 tarihli VATAN gazetesinde yer aldığına göre Irak Savaşı'nın haksız ve gereksiz bir savaş olduğu kanaatine varan 20'ye yakın general Ordu'dan ayrılmıştır ve savaş karşıt fikirler ileri sürmektedirler.
27 Eylül 2007 tarihli VATAN'da yer aldığına göre:
“ABD Kongresi'nin üst kanadı olan Senato, önde gelen Demokrat partili Joe BİDEN tarafından önerilen ve Irak'ın gevşek bir federatif yapı içinde Şii, Sünni ve Kürt bölgelerinden oluşmasını öngören bir tasarıyı ezici çoğunlukla kabul etmiştir.”
8 Şubat 2008 tarihli Milliyet gazetesinde yer alan bir habere göre “ABD Savunma Bakanı R. Gates, Senato'nun Askeri Hizmetler Komitesi'nde yaptığı bir açıklamada ülkesinin ne Irak'ta kalıcı üsler istediğini ne de bu ülkeyi saldırılara karşı korumayı taahhüt etmediğini… söylemiş” tir.
Bu alıntıların gösterdiği gibi, ABD kamuoyu ve birçok yetkili aslında BUSH yönetiminin Irak savaşı macerasından memnun değildir.
Mart ayına ait gelişmeler
Irak işgalinin 6'ncı yıldönümü yaklaşırken bu savaşla ilgili gerek yurtiçi, gerekse yurtdışı değerlendirmeler birbirini kovalar oldu.
Mesela, savaşın ABD'YE 4000'e yakın askerin ölümüne ve farklı tahmin ve bilgilendirmelere göre 1 trilyon dolarla 3 trilyon dolar arasında mali gidere mâl olduğu ileri sürülürken değerli köşe yazarlarımız bu konuda bizim 2003 yılı Mart ayında ileri sürdüğümüz görüşleri vurgular oldular.
Bir örnek olarak verelim. Milliyet Gazetesi'nin gerçekten çok değerli dış politika köşe yazarlarından sayın Sami KOHEN'in 19 Mart tarihli yazısının başlığı Fiyaskonun 5.yılı Yanlış Hesap Bağdat'tan Döndü başlığını taşımakta olup makalesinde şu değerlendirmeler yer almaktadır:
“... ABD yönetiminin başta bilerek veya yanlış istihbarata dayandığı söylenen gerekçelerle dünyayı aldattığı sonradan ortaya çıktı.
Bugün, işgalin 5. Yılında ABD, yaptığı büyük gaflar nedeniyle hem Irak'ı mahvettiği, hem kendi manen ve madden büyük zarar gördüğü çılgın bir maceranın sonuçlarıyla karşı karşıya bulunuyor.”
Bu sözler gerçeğin tam ifadesi iken savaşın yeni yıldönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada Başkan Bush, sıkılmadan, savaşın bedeli ağır olsa da işgal kararının doğru olduğu iddiasında bulunabilmiştir.
Sonuç
Bu konudaki ilk yazımızda Amerikan (+İngiliz) işgali karşısında Birleşmiş Milletlerin duyarsız kalmasını Pascal'ın “Haksız kudret zalim, kudretsiz hak acizdir.” sözleri ile özetlemiştik. İşgal faciasının 5. Yılı sonunda bu sözlerin halen de Irak kıyımı için geçerli olduğunu görmek ne yazık ki üzüntü vericidir.
Bu üzüntü maalesef Irak halkı için olduğu kadar ülkemiz için de söz konusudur. Çünkü bu işgal Irak'ta henüz hukuken tam olmasa bile fiilen bir “Kürt Devleti'nin kurulmasını sağlamış; bu ise milli sınırlarımız içindeki “kürt etnik kökenli kardeşlerimizde” kürt milliyet-çiliğine dayalı farklı duyguların gelişmesine zemin hazırlamıştır.
O nedenle bundan böyle siyaset adamlarımızın görevleri artan bir hassasiyet kazanmış olup istesek de istemesek de değerlendirmelerini bu yeni şartlara göre geliştirmeleri kaçınılmazdır.
Ayrıca belirtelim ki bir yıl önceki yazımızı “sorun artık ABD'DEN çok komşu ülkelerin sorunudur” diye noktalamıştık. Lakin olayların seyri göstermektedir ki tam bir kargaşa odağına dönüşmüş Ortadoğu ülkelerinin (Türkiye'miz dahil ) bu sorunu ortak bir anlayışa vararak çözmeleri mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla Dünya kamuoyunu yönlendirme gayreti içinde olan bazı sivil toplum kuruluşlarının dile getirmekte oldukları gibi konunun Birleşmiş Milletler gündemine aktarılmasında zorunluluk vardır. Yoksa ABD karşısında bir karşı güç oluşmadıkça ABD'NİN inadı sürüp gidecek gibi görünmektedir.
Gönülden dileğimiz IRAK SAVAŞI 7. YILINDA… konulu yeni bir yazı yazmayı gerekli kılacak şekilde bu kahredici savaşın sürüp gitmemesidir.
[Bu sayfa 266 kez görüntülendi.]
Fethi AYTAÇ TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI