logo

22 Kasım 2007

Sisam Adası’nda film gibi 4 gün

Yunanistan’da 4 gün önce gözaltına alındıktan sonra akşamüzeri
çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakılan Türk işadamı, Kuşadası Genç İşadamları Derneği’nin (KUGİAD) sağladığı özel feribotla Kuşadası’na getirildi. Kabus dolu 4 günün ardından Kuşadası Limanı’a giriş yapan genç işadamı eşi, annesi ve yakın arkadaşları tarafından sevinç gözyaşları ile karşılandı.
Kuşadası’nda sigortacılık ve müteahhitlik yapan Koray Gürdal (37), 17 Kasım Cumartesi günü Kuşadası marinasında demirli olan yatıyla birlikte balık avlamak amacıyla denize açıldı. Aniden bastıran şiddetli fırtına nedeniyle Kuşadası Körfezi açıklarında zor onlar yaşayan Kuşadalı işadamının yatının benzini bitti. Ardından şiddetli fırtına Kuşadalı işadamının yatını Sisam Adası’na sürükledi. Sisam Adası kıyısında balık tutan bir Yunanlı gence derdini anlatan Koray Gürdal, bu genç ile birlikte bir akaryakıt
istasyonundan benzin alırken polis tarafından yakalandı.
YARDIMCI OLAN YUNAN GENCİ DE GÖZALTINA ALINDI
Sisam Adası’nda Yunan polisi tarafından gözaltına alınan işadamı Koray Gürdal,
4 gün 3 gece nezarette tutulurken, önce ajan, ardından da insan kaçakçısı suçlamasıyla sorgulandı. Bu arada kendisine benzin almak için yardımcı olan Yunan genci Andrea Angelika da Yunan polisi tarafından gözaltına alınarak, nezarete atıldı. 2 gün nezarette tutulan Yunan genci avukatları aracılığıyla girişimde bulunarak serbest bırakılırken, Koray Gürdal Yunan polisi tarafından sorgulanmaya devam edildi.
KAYMAKAM ESEN DEVREYE GİRDİ
Kuşadalı işadamının Yunan polisi tarafından tutuklanmasının ardından devreye
Kuşadası Genç İşadamları Derneği (KUGİAD) ve ardında da Kuşadası Kaymakamı
Mustafa Esen girdi. Pazar günü olaydan haberdar olmasına rağmen önce TC
Atina Büyükelçiliği ardından da TC Rodos Konsolosluğu ile irtibat kuran Kaymakam Esen, suçsuz olan Türk gencinin serbest bırakılması için gereken girişimlerde bulunulmasını istedi. Bu arada, KUGİAD Hukuk Müşaviri Ömer Günel tarafından Sisam adasında Fotis Sfandos isimli bir avukat ile temasa geçilirken, TC Rodos Konsolosu İhsan Yücel’de Yunan makamlarından konuyla ilgili bilgi aldı ve Koray Gürdal’ın Kuşadası’nda işadamı olduğunu söyledi.
Yapılan yoğun temasların ardından Gürdal akşamüzeri Sisam Adası’nda hakim karşısına çıktı ve mahkeme suçsuz olduğuna karar vererek, serbest bıraktı. Aynı saatlerde Meander Turizm tarafından tahsis edilen Kuşadası Ekspres isimli feribot işadamı Gürdal’ı almak için KUGİAD Başkanı Ali Can Turan ve KUGİAD Hukuk Müşaviri Ömer Günel ile birlikte Sisam Adası’na doğru hareket etti. Gürdal’ı Yunan makamlarından teslim alan KUGİAD Başkanı Turan ve avukat Günel, ayrıca yatı da feribota bindirerek Sisam Adası’ndan
ayrıldı. Geç saatlerde Kuşadası Limanı’na yanaşan Koray Gürdal’ı eşi Funda, annesi Günay ve arkadaşları sevinç gözyaşları arasında karşıladı.
“HEM ACI, HEM DOSTLUK YAŞADIM”
Bu arada önce fırtınayla boğuşan, ardından benzini bittiği için fırtınanın ortasında kalan ve sürüklenerek yabancı bir ülkeye ait adaya giden Gürdal, 4 gün boyunca hem acı, hem de dostluk yaşadığını söyledi. 17 Kasım Cumartesi günü yatıyla birlikte balık avlamak için Kuşadası’ndan denize açıldığını belirten Koray Gürdal, yaşadığı zor günleri şöyle anlattı:
“Kuşadası Körfezi’nde balık avlarken birden fırtına bastırdı. Fırtınayla uzun süre boğuştum. Tam bu sırada benzinim bitti ve çaresizlik için ne olacağını beklerken, şiddetli fırtına beni açık denizde bilmediğim bir yerlere doğru sürüklemeye başladı. Uzun bir süre sonra Sisam Adası kıyılarına vardım ve yat durdu. Yatın durduğu kıyıda bir Yunanlı genç balık avlıyordu. İngilizce konuşarak ondan benzinim bittiğini belirterek, benzin alabilmek için yardım istedim. Bana çok yakın davrandı ve beni bir akaryakıt
istasyonuna götürdü. Tam benzin alırken, Yunan polisi gelerek beni ve Yunanlı genci yakaladı. Polis tarafından yakalanınca büyük korku yaşadım. Beni ve Yunanlı genci nezarete attılar. Daha sonra beni önce ajan, ardından da insan kaçakçısı suçlamasıyla sorgulamaya başladılar. Bende Kuşadası’nda yaşadığımı, sigortacılık ve müteahhitlik yaptığımı belirterek, bu işlerle alakam olmadığımı söyledim ama bana inanmadılar. Çok zor günler geçirdim, günde sadece bir kez yemek veriyorlardı. Yunanlı genci iki gün sonra
serbest bıraktılar. Bana ilk andan itibaren yardımcı olan o genç, serbest kalınca bu kez ailesiyle birlikte beni ziyarete geldi ve bana yemek getirdi. Bu anı ömrüm boyunca unutmayacağım. Bana en zor anımda ve bu kadar zor şartlarda yardımcı olmayı sürdüren Yunanlı Andrea Angelika’yı artık bir sürekli bir dost olarak görüyorum. Onu ilk fırsatta Kuşadası’nda ağırlayacağım. Yetkililerin devreye girip, serbest kaldığım anda dünyalar benim oldu sandım. Nezarette tutulduğum anlarda bir daha Kuşadası’na,
Türkiye’ye dönemeyeceğimi hep düşündüm. Adeta kabus gibiydi ve Kuşadası’na geldiğimde yaşadıklarıma inanamadım.”
Bu arada Türk işadamının kurtarılmasında yoğun çaba sarfeden Kuşadası Genç İşadamları Derneği Başkanı Ali Can Turan ise Koray Giı için gereken giriürdal’ın serbest bırakılmasında yoğun çaba sarfeden hem Türk, hem de Yunanlı yetkililere teşekkür etti.

(İHA)

Share