logo

26 Eylül 2007

Mustafa Dede’nin 85 yıllık anıları

1922 yılında Yunanlılar tarafından işgal edilen Aydın’da yaşananlara tanıklık eden 92 yaşındaki Mustafa Yılmazer her yıl Ağustos ayını buruk geçiriyor. Aradan geçen 85 yıla rağmen yaşadıkları acı hatıraları çok net hatırlayan ve Yunan mezaliminin işgalinin ve yaşananların sayılı tanıkları arasında kalan Sultanhisar Malgaçemir köyü sakinlerinden Mustafa Yılmazer gençlerin bu ülkenin kıymetini iyi bilmelerini istedi. Yılmazer ayrıca “Düşmanlık için değil ama bu ülkenin hangi şartlarda emanet edildiğini ve genç neslin dostu düşmanı daha iyi tanıması bakımından ülkenin yakın tarihi ve işgal yıllarında yaşananlar derslerde öğrencilere anlatılmalıdır” dedi.
Ülke gençliğinin her geçen gün kendi kültür e geleneklerinden uzaklaşıp Batı hayranı olduklarını belirten 92 yaşındaki Mustafa Yılmazer, dünyadaki en merhametli ordunun da Türk ordusu olduğunu söyledi. Yörük Ali Efe’yi yakından tanıyan ve her zaman kendisine dua ettiğini belirten Mustafa Yılmazer 85 yıl önce 5 Ağustos günü yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı.
85 yıl önce 7 yaşındayken yaşadığı Sultanhisar Malgaçemir Köyü’ne Yunan askerlerinin baskın düzenleyerek aynı zamanda Yörük Ali Efe’nin hocası olan babası Hafız Mehmet’i götürdüklerini belirten Mustafa Yılmazer “O günü hiç unutmuyorum. 5 Ağustos 1922 günlerden perşembeydi. Babamı alan Yunan askerleri ben de dahil olmak üzere köy halkını camiye doldurdup ateşe vereceklerdi. Bu sırada Yunan taraftarı olan bir gurup çete geldi. Bize hitaben “Ey Malgaçemir halkı yanacaksınız. Ama buraya gelen efeleri tutar Yunanlılara teslim ederseniz sizi kurtarırız” dediler. Bunun üzerine köyün yaşlıları yanmamak için ‘Tamam’ dediler. Bizim bu sözümüz üzerine içinde bulunduğumuz camiye ateşe vermekten vazgeçip karşı dağda bulunan Köşk ilçesine bağlı Karatepe köyüne geçtiler. Maalesef orada caminin içerisine doldurdukları 86 kişiyi yakarak camiye girmeyen 219 kişiyi de silahla tarayıp öldürdüler. Bu karmaşık anda Yörük Ali Efe 40-50 kadar arkadaşıyla Yunana karşı mücadele ediyordu. Köylüler Yunan zulmünden inim inim inliyordu. Bir çok kişi bulundukları yerden hicret etmek zorunda kaldı. Yörük Ali Efe’yi ilk defa çocukluğumda Menderes üzerinde bulunan Akçay Köprüsü’nden insanların karşıya geçmesine yardımcı olurken tanıdım. Köprüde o kadar insan birikti ki anlatamam. O zaman ben 7 yaşında bir çocuktum. Yörük Ali Efe başımı okşadı. Bu nedenle Ağustos ayları benim için çok önemlidir” diyerek yaşadıklarını anlattı.

(İHA)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  İzmir’e Düşen Şehit Ateşi Kuşadası’nı da Yaktı

Share