logo

19 Ağustos 2013

Umut Oran: “Et Fiyatına Müdahale, Besiciyi Bitirir!”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, AKP'nin, uyguladığı "üreticiyi ithalatla terbiye" politikasının sürdürülemeyeceği pratikte görüldüğü halde, yanlışa devam ettiğini bildirdi. Umut Oran, "Son üç yılda yapılan 3.1 milyar dolarlık et ve canlı hayvan ithalatının, yaraya merhem olmadığı ortada… Hükümet, buna rağmen Et ve Süt Kurumu aracılığıyla, karkas et fiyatlarının kıpırdanmaya başladığı dönemde, ithalat ve piyasaya doğrudan karkas et satışı yoluyla müdahale etmeye hazırlanıyor. Yapılacak bu müdahale, ithalata rağmen ayakta kalmayı başaran son besicileri de yok edecek" dedi.CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada özetle şunları söyledi:
“AKP, 'ET'TE YANLIŞA DEVAM EDİYOR”
*    “Et fiyatına müdahale; besicilerin karkas et fiyatlarınadeğil, öncelikle girdi maliyetlerini düşürmeye yönelik olmalı…
*    Besiciler, et fiyatının oluşumunda önemli bir faktör olan yemde büyük sorunlar yaşıyor. Yem hammaddesinin büyük bölümü ithal ediliyor. 
*    Kaba yem açığı kapatılamaz boyutlara ulaştı. AKP'nin yanlış politikaları sonucu Türkiye, samanı dahi ithal etmek zorunda kaldı.
 
(Birinci Sayfadan Devam)
*    Karkas etin maliyeti 16 TL olmasına rağmen, üretici bunu 3 yıldır 13-14 liradan satmak zorunda kalıyor. Bu yüzden binlerce besici battı.
*    Sütte de kriz her geçen gün derinleşiyor. Üretici sattığı 1 Lt çiğ sütle 1 kilo yem alamıyor.
*    Et fiyatlarını aşağı çekmek için, ithalatın önünü açan AKP, besicilerin hızla artan girdi maliyetlerine aldırmıyor. Oysa sorun yüksek girdi maliyetleri…
*    Besicinin girdileri hızla artarken AKP, et ve süt fiyatlarının aynı düzeyde kalmasını istiyor. 
*    AKP'nin fiyat odaklı ve ithalata dayalı bu politikada ısrarı, yerli besici sektörünü tümden yok edecek ve ülkeyi tamamen ithalata bağımlı hale getirecek. 
*    Hükümetin hayvancılıkta uyguladığı bu yanlış politika hem besiciye darbe vuruyor, hem tüketiciyi cezalandırıyor, ama bunun sorumluları koltuklarında pişkin pişkin oturmaya devam ediyor.”
“AKP'nin on yılı aşan iktidarı döneminde, ülke küresel finansın-sıcak paranın sömürü ve talanına açılırken, ekonomi kavramı neredeyse sadece faiz, döviz ve borsadaki seyre indirgendi. İthal girdi bağımlısı ve montajcılığa mahkûm edilen sanayi gibi, ülke nüfusu ve sağlıklı yeni nesillerin olmazsa olmazı niteliğindeki sürdürülebilir ve güvenli gıda üretimi açısından stratejik önemdeki, tarım ve hayvancılık sektörü de yanlış politikalarla sürekli baltalandı, çökertildi.
Üreticiye, besiciye destek olmak, ülke hayvancılığını geliştirmek amacıyla 1952 yılında kurulan, bu görevi de uzun yıllar başarıyla yürüten Et ve Balık Kurumu'nun çeşitli hükümetler döneminde 19 işletmesi satıldı, 3'ü kapatıldı, 5'i ise başka kurumlara devredildi. 
Yaşanan olumsuz sonuçlar dolayısıyla tutulan bu yolun yanlış olduğunun anlaşılması ile 2005 yılında Kurum özelleştirme kapsamından çıkarıldı. Ancak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlanan Kurum'un geriye sadece 9 kombinası kaldı ve piyasa payı yüzde 3'lere düştü. 
Et ve Balık Kurumu'nun yanı sıra Süt Endüstrisi Kurumu (SEK) ve Yen Sanayi A.Ş.'nin de özelleştirilmesiyle üreticinin adeta hayat damarları kesildi, hayvancılık çöktü, sektör o eski günlerine bir daha dönemedi. 
EBK, besiciyi destekleyecek yerde batırıyor…
AKP ise Et ve Balık Kurumu'nu özelleştirme kapsamından çıkarsa da özellikle 2009'dan sonra adeta bir “ithalat ofisi” gibi kullandı. 
Kuruluş amacı piyasayı düzenlemek ve yerli üreticiyi desteklemek olan Et ve Balık Kurumu, 2010 yılında ayında ithalat yapmakla görevlendirildi. İthalat için gümrük vergileri önce düşürüldü, sonra sıfırlandı. 
Haziran 2010'dan bu yılın Haziran ayı sonuna kadar toplam canlı hayvan ve et ithalatı faturası 3 milyar 55 milyon dolara ulaştı.
Eti ucuzlatmadı, üreticiyi öldürdü…
İthalat öncesi 1 kilo karkas etin 13 TL civarındaki fiyatı bugün ortalama 16 TL'ye gelirken, o günlerde marketlerin kasap reyonlarında 17-18 liradan satılan etin kilosu, bugün bunun iki katına ulaşmış bulunuyor. 
Ette fiyat istikrarı argümanıyla başvurulan “ithalatla terbiye” politikası fiyasko ile sonuçlandı. Üç yıllık uygulamada ithalat, ette perakende fiyatlar üzerinde kontrol imkanı vermedi. Buna karşılık, yüksek fiyatın asıl sorumlusu olmayan ve yüksek girdi maliyetlerine rağmen, ithalat yüzünden maliyetinin altında satmak zorunda kalan üretici-besici zor durumda kaldı. Çünkü, ithalat perakende fiyatlardaki yükselişi önleyememesi nedeniyle tüketiciye yaramadığı gibi, zararına satış yapmak zorunda kalan besiciyi, üreticiyi de bitirdi, binlerce besici battı veya işi bıraktı, yüzlerce firma iflas bayrağını çekti. 
Yani görevi üreticiyi-besiciyi desteklemek olan Kurum, tam aksine yaptığı ithalatla bu kesimi yok olma noktasına getirdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Didim CHP’de Karataş aday olmayacak

Canlı hayvan ve et ithalatı (Milyon $)

 

Canlı hayvanlar

Et ve et ürünleri

TOPLAM

2010 (Haziran-Aralık)

186,1

101,8

287,9

2011

1.028,1

514,8

1.542,9

2012

852,1

99,7

951,8

2013(Ocak-Haziran)

247,1

25,3

272,4

TOPLAM

2.313,5

741,6

3.055,1

Kaynak: TÜİK

Canlı hayvan ve et ithalatı (Milyon $) Canlı hayvanlarEt ve et ürünleriTOPLAM2010 (Haziran-Aralık)186,1101,8287,920111.028,1514,81.542,92012852,199,7951,82013(Ocak-Haziran)247,125,3272,4TOPLAM2.313,5741,63.055,1Kaynak: TÜİK
Yanlışta ısrar niye?
Geçen yıl adı Et ve Süt Kurumu olarak değiştirilen Kurum'un amacı, “et ve süt piyasasına müdahale ederek fiyat istikrarını sağlamak” olarak belirlendi. Yani adeta Merkez Bankası'nın kurlara yaptığı gibi, Kurum'a da “hayvancılık piyasasında fiyatların aşırı oynaklığını engellemek amacıyla” müdahale etme yetkisi verildi. Şimdi de Kurum, bu yetkisini kullanarak et piyasasına müdahaleye hazırlanıyor.  
Ancak Hükümetin, Bakanlığın ve Kurum'un yaklaşımı doğrudan besicilerin fiyatlarına müdahale şeklinde… 
Buna göre Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, fiyatların piyasada eşik olarak belirlediği 16.5 lira sınırının üzerine çıkmasına vermeyecek. 
Kurum, faaliyetlerini bu doğrultuda sürdürecek. Bu amaç doğrultusunda her türlü müdahale aracını kullanacak olan Kurum, yeni dönemde piyasadaki perakende esnafına doğrudan karkas et satışına başlayacak.
 Alınan önlemlerin yeterli gelmemesi durumunda ise Kurum, son koz olarak ithalat silahını kullanacak. 
Karkas etin bir kilosunun maliyeti 16 TL olmasına rağmen, ithalat yüzünden 3 yıldır 13-14 TL arasında satmak zorunda kaldığı için çok sayıda besici iflas ederek sektörden çekilirken sesi çıkmayan hükümet, yanlışta ısrar ediyor, son darbeyi vurarak ayakta kalan besicileri de yok etmeye, bu kesimi adeta tümden bitirmeye hazırlanıyor. 
Asıl sorun yüksek girdi maliyetleri…
Oysa et fiyatında asıl belirleyici olan, zararına satış yapan üretici değil, yüksek girdi maliyetleri. 
Yani sorun karkas etin fiyatı değil, girdi maliyetlerinin yüksekliği. Besiciler için temel girdi olan yemde büyük sorunlar yaşanıyor. 
Yem hammaddelerinin çok büyük bölümü ithal ediliyor. Kaba yem açığı kapatılamaz boyutlara ulaşmış durumda. Türkiye, AKP sayesinde samanı bile ithal eder hale geldi.
Ama AKP ne üreticinin girdi maliyetlerini aşağı çekecek bir formül düşünmüyor. AKP, marketlerde yüksek fiyata satılan ete, ithal edilen ucuz eti iki üç katına satanlara değil, üreticinin fiyatına müdahale ediyor. 
Biz diyoruz ki:
1.    AKP, üç yıldır uyguladığı “üreticiyi ithalatla terbiye” politikasının sürdürülemeyeceğinin pratikte görülmesine rağmen, yanlışta ısrar ediyor. 
2.    2010'un Haziran ayından bu yana yapılan 3.1 milyar dolarlık et ve canlı hayvan ithalatı, yaraya merhem olmadı. 
3.     Hükümetin, Et ve Süt Kurumu aracılığıyla, kırmızı et piyasasına yapacağı bu müdahale, ithalata rağmen ayakta kalmayı başaran son besicileri de yok edecektir.
4.    Et fiyatına müdahale; besicilerin karkas et fiyatlarına değil, öncelikle girdi maliyetlerini düşürmeye yönelik olmalıdır.
5.     Ette asıl sorun, yüksek girdi maliyetleridir. Et fiyatlarını aşağı çekmek için ithalatın önünü açan AKP, besicilerin hızla artan girdi maliyetlerine ise aldırmıyor. 
6.    AKP, halkın makul fiyatlarla et tüketmesini istiyorsa, besicilerin, et fiyatının oluşumunda önemli bir faktör olan yemde yaşadığı sorunlara çözüm bulmalıdır. 
7.    Karkas etin maliyeti 16 TL olmasına rağmen, 3 yıldır 13-14 liradan satmak zorunda kaldığı için iflas eden binlerce besicinin durumu AKP'yi ilgilendirmiyor. 
8.    Bu arada sütte de sorun giderek derinleşiyor; üretici sattığı 1 litre çiğ sütle 1 kilo yem alamıyor. 
9.    Besicinin girdileri hızla artarken AKP mantığı, et ve süt fiyatlarının aynı düzeyde kalmasını istiyor. Bu dünyanın neresinde görülmüş?
10.    AKP'nin fiyat odaklı ve ithalata dayalı bu yanlış politikası da hüsranla sonuçlanacak. 
11.    Uyarıyoruz!.. Bu yanlışta ısrar edilirse yerli besi sektörü tümden yok olur ve ülke tamamen ithalata bağımlı hale gelir. 
12.     Hayvancılıkta uygulanan yanlış politikalar besiciyi bitiriyor, sektörü dinamitliyor, tüketiciyi cezalandırıyor, ülkeyi ette tamamen dışa bağımlı hale getirecek bir politikada ısrar ediyor. Ama bu yanlış politikaların sorumluları koltuklarında pişkin pişkin oturmaya devam ediyor.”    

 

 

(Güçlü ÇEZİK)

Share